Günlük Gazeteler

Hava Durumu

İSTANBUL

Bülten

FLORMAR’IN “BEACH VIBES” KOLEKSİYONU İLE YAZIN ENERJİSİNİ HİSSET!

Flormar’dan yazın sıcaklığını ve tüm renklerini taşıyan, uygulaması kolay, renkli ve eğlenceli bir koleksiyon: “Beach Vibes”

Flormar’ın yepyeni koleksiyonu Beach Vibes; yaz makyajında doğal ve canlı görünüm tercih edenler için rengarenk bir ürün seçkisi sunuyor.

Hem şehirde, hem plajda güneşin sıcaklığını içimizde hissettiğimiz yaz aylarına girerken Flormar’ın yeni Beach Vibes koleksiyonu ile çabasız ve doğal bir görünüm elde etmek kolaylaşıyor.


Flormar Beach Vibes koleksiyonunda; yüz grubunda su bazlı hafif ürünler ışıltılı yansımalarla buluşurken, gözlerde yoğun pigmentli ve ipeksi farlar suya dayanıklı göz kalemleri ile bütünlük sağlıyor. Dudaklarda smoothie yumuşaklığında rengarenk ruj ve glosslar, tırnaklarda en canlı renklerde ojeler koleksiyondaki yerlerini alıyor.

Yazın tazeleyici enerjisine dokunan, doğal, canlandırıcı ve taze notalara sahip parfümler ve vücut spreyleriyle tamamlanan Beach Vibes koleksiyonu ile bitmeyen bir yaz seni bekliyor!

“BB Krem Aqua” ile yazın ferahlığını cildinde hisset!

Su bazlı yapısıyla nemlendirici ve aydınlık bitişe sahip “BB Krem Aqua”, üç farklı renk seçeneği ile tüm cilt tipleri için hafif ve doğal bir görünüm sunuyor.

Aydınlatıcı Aşkına: “Holographic Aydınlatıcı Pudra”

 Aydınlatıcı tutkunları için yansımalı, ışıltılı, ıslak bir cilt görünümü sağlayan “Holographic Aydınlatıcı Pudra”nın, yoğun renk veren kremsi yapısı ile uçup gitmeden gün boyu süren aydınlık görünüme bayılacaksın...

Kusursuz gözler için iki farklı renk ve yapısıyla “Magic Sculpting Göz Farı”

Yoğun pigmentasyona sahip, ipeksi, ince, tozlaşma yapmayan ve biri açık biri koyu renkte tamamlayıcı tonları ile uzun sürece kalıcı “Magic Sculpting Göz Farları” pratik yaz makyajları için kusursuz çözümler sunuyor.

“Intensive Kajal Göz Kalemi” ile yoğun bakışlar

24 saat kalıcı, dağılmayan, bulaşmayan ve suya dayanıklı yapısıyla “Intensive Kajal Göz Kalemi” yoğun renk veren dört farklı seçeneği ile göz kamaştırıyor.

Hacimli kirpikler için “Hyperbolic Maskara”

Hacimli, tek tek ayrılmış ve dolgun kirpikler sunan “Hyperbolic Maskara”nın karbon siyahı formülü ile sağladığı yoğun renk ve topaklanma yapmayan formülü ile bu yazın makyaj çantalarından eksik olmayacak olan maskarası şimdiden belli!

“Smoothie Ruj” ile dudaklara nem takviyesi

Yaz makyajına uygun renkleri ve içeriğindeki zengin besleyici yağlar sayesinde yoğun nem veren formülü ile serum etkili yeni “Smoothie Ruj”, yumuşak-kremsi yapısı ile pürüzsüz ve parlak dudak görünümünü seven herkesin favorisi olmaya aday...

Daha dolgun ve pürüzsüz görünen dudaklar için “Smoothie Dudak Parlatıcısı”

Hafif, kremsi ve pürüzsüz dokusuna eklenen naneli kokunun yanı sıra, nemlendirici ve besleyici içeriğe sahip yeni “Smoothie Dudak Parlatıcısı” ile yapışkanlık hissi olmadan elde ettiğin dolgunlaştırıcı etkiye bayılacaksın!

“Care’n Color Ojeler” ile rengarenk ve canlı tırnaklar…

Tek sürüşte kolaylıkla uygulayarak yüksek kapatıcılık elde edeceğin “Care’n Color Ojeler”, beş farklı rengiyle tırnaklarına renkli bir dokunuş katıyor. Tırnakları nemlendiren ve besleyen formülü ile tırnaklarını renklendirirken bakım yapabileceksin!

Yaza ferah bir dokunuş: “Beach Vibes EDT” ve “Beach Vibes Vücut Spreyleri”

Doğal ve canlandırıcı turunçgil aromalı taze notalara sahip parfüm ve vücut spreyleri üç farklı çeşidi ile yaza tazelenmiş bir hisle girmek isteyenlerin vazgeçilmezi olacak.

“Vitamin Sea”nın meyvemsi, misk ve pudralı kokusu ile yazın sıcaklığını teninde hissederken, “Good Vibes”ın ferah ve çiçeksi kokusu ile modunu yükseltebilir, “Happy Hour”un tatlı kokusu ile kendini çiçek bahçesinin derinliklerinde hissedeceksin.

www.flormar.com.tr

Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

Besin Alerjisi mi, Yoksa Besin İntoleransı mı?

Sabri Ülker Vakfı, Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk bilimsel dijital bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” aracılığıyla bu alanlardaki en güncel konuları kamuoyunun gündemine taşımaya devam ediyor. Vakıf, bu kez sıkça birbiriyle karıştırılabilen besin alerjisi ve besin intoleransı arasındaki farka, bu sorunların sağlığa etkilerine ve beslenmeyle olan ilişkilerine yönelik bilimsel otoritelerin görüşlerine değiniyor.

Sabri Ülker Vakfı, kurulduğu 2009 yılından bugüne gıda, beslenme ve sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlamak, topluma bu konulardaki en doğru, güncel ve bilimsel bilgiyi aktarmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Vakıf, özellikle sağlık ve beslenme alanında yaşanan bilgi karmaşasının önüne geçmek için Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk bilimsel dijital bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” ile sağlık ve beslenmeyle ilgili gündemdeki konuları, bilimsel ve en güncel bilgileri tarafsız bir yorum ve anlaşılır bir dille kamuoyuyla paylaşarak gündeme taşıyor.

Toplumda besinlerin neden olduğu düşünülen her türlü olumsuz etki genellikle besin alerjisi olarak tanımlanıyor. Oysa besin reaksiyonları, besin alerjisi ve besin intoleransı olarak ikiye ayrılıyor. Bu iki kavram arasında önemli farklar olmasına rağmen sıklıkla birbirinin yerine de kullanılıyor.

Besin alerjisi nedir?

Besin alerjisinde bağışıklık sistemi, besinlerde alerjen olarak tanımlanan bazı bileşenlere yanıt olarak immünoglobulin E (IgE) antikorunu üretir. Alerjiler, IgE antikorlarının üretimindeki artış sonucu ortaya çıkabileceği gibi, IgE seviyelerinde herhangi bir değişiklik olmadan da ortaya çıkabilir. Organizma, alerjen besinin tüketiminden hemen veya bir saatten az bir süre sonra genellikle ağız, boğaz ve deride kaşıntı, şişme, kızarıklık şeklinde görülen bir alerjik yanıt geliştirebilir. Bu belirtiler bazen daha şiddetli olabilir ve klinik tablosu çok ağır olabilen anafilaksiye neden olup çeşitli hayati organlara etki edebilir.

Genel olarak çocukların yüzde 2-8’inde, yetişkinlerin yüzde 1’inde, tüm nüfusun ise yüzde 2’sinde görüldüğü bildirilen besin alerjileri, belirli bir nedene bağlı olmadan her geçen gün artış gösteriyor. İnek sütü, yumurta, balık ve kabuklu deniz ürünleri, kabuklu ve yağlı kuruyemişler(fındık fıstık gibi), buğday, etler, meyveler, sebzeler, kurubaklagiller, baharatlar-çeşni vericiler, bal ve soya yaygın olarak besin alerjilerine sebep olan besinler arasında gösteriliyor.

Besin alerjileri nasıl teşhis edilir?

Besin alerjisinin teşhisinde, genellikle organizmanın alerjen bileşene yanıt olarak ürettiği IgE antikorlarının seviyelerini ölçen testler kullanılıyor. Besinlere özgül yanıt veren IgE sonuçlarıyla beraber birçok cilt, solunum fonksiyon testleri gibi çok özel testler yapılırken, bu yapılan testlerin konunun uzmanı hekimler tarafından değerlendirilmesi ve tanısı büyük önem taşıyor. Besin alerjisi tanısı konulduktan ve hangi besin ya da besinlere alerjik yanıt geliştirildiği anlaşıldıktan sonra o besin veya besinlerin diyetten mutlaka çıkarılması gerekir.
 

Besin intoleransı nedir?

Besin intoleransı, organizmanın herhangi bir besin bileşenine, normal fizyolojik süreçlerden farklı ve rahatsızlık veren bir yanıt oluşturması şeklinde tanımlanıyor. İntoleransa neden olan besin bileşeni tüketildikten sonra sindirim sorunları yaşanır, bağırsaklarda fermente olmaya başlar ve bunun sonucunda mide bulantısı, kusma, şişkinlik, ishal, mide krampları gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Besin intoleransı, besin alerjilerine göre daha yaygın görülebiliyor. Toplumların yaklaşık yüzde 20’sinin besin intoleransı nedeniyle bazı besinlerden uzak durduğu belirtilirken, gerçekte daha az kişinin bir besin intoleransına sahip olduğuna da dikkat çekiliyor. İlerleyen yaşla birlikte, doğal olarak yavaşlayan sindirim sistemi işlevleriyle azalan enzim ve sindirim salgıları, besin intoleransı görülme sıklığını da artırabiliyor.

Besin intoleransı neden ortaya çıkar?

En yaygın görülen besin intoleransları, sütte bulunan ve süt şekeri olarak da tanımlanan laktoz ve buğday proteini olan glutene karşı gelişen intoleranstır. Örneğin, laktoz intoleransından ince bağırsaklarda laktozun sindiriminden sorumlu laktaz enziminin olmaması veya eksikliği sorumludur. Doğuştan itibaren, laktoz enzimi yoksa bu primer laktoz intoleransı olarak adlandırılmakta ve kişi laktoz içeren besinleri hiçbir koşulda tüketememektedir. Uzun süre laktoz tüketilmemesine bağlı olarak ince bağırsaklarda üretilen laktaz enziminin salınımı da azabilir ve bu durumda diyete laktozun yavaş yavaş ve az miktarlarda eklenmesiyle bu tablonun geri dönüşü sağlanabilir.

Karında şişkinlik, gaz, mide bulantısı, ishal veya kramp tarzında karın ağrıları şeklinde belirtilere sahip laktoz intoleransı, inek sütü proteini alerjisiyle sıklıkla karıştırılmaktadır. Ancak biri besin alerjisi diğeri ise besin intoleransıdır. Süte karşı görülen besin alerjisi, bebeklerin anne sütü alımıyla birlikte ortaya çıkabilir. Ancak süt proteini allerjisi, çok küçük yaşlarda (genellikle 0-1 yaş) genellikle süt ve ürünlerinin tüketimiyle ortaya çıkabilen, konunun uzmanı hekim tarafından tanısı konulan ve günlük diyetten sadece süt değil süt içeren tüm besinlerin çıkartılmasının da zorunlu olduğu bir tablodur.

Gluten intoleransı belirtileri, gluten enteropatisi yani çölyak hastalığına benzediği için çoğunlukla birbiriyle karıştırılabiliyor. Gluten intoleransında, buğday, çavdar ve arpa gibi tahıllarda bulunan gluten proteininin sindiriminde sorun yaşanır. Ayrıca ishal, şişkinlik, karın ağrısı gibi sindirim sistemi sorunları görülebileceği gibi baş ağrısı, halsizlik, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

Gerçekte hangi besine intoleransınız var?

Besin intoleransını saptamak genellikle zordur. Belirtilerin besin tüketiminden sonraki herhangi bir zamanda ortaya çıkması ve besin intoleransının altında yatan karmaşık fizyolojik mekanizmalar, bireylerin durumu kendi başına ya da çoğu laboratuvar testiyle çözümünü zorlaştırabilir. İntoleransa yol açan besinler, az miktarda tüketildiğinde, olası bir intolerans çoğu kez saptanamayabilir veya yanlış saptanabilir. Örneğin, intolerans kaynağı olan besin fazla miktarda ya da sık tüketildiğinde belirtiler görülebilirken, tek başına tüketildiğinde intoleransa yol açmayan kimi besinler, birlikte tüketildiğinde intoleransa yol açabilir.

Günümüzde birçok besin intolerans testi uygulanmakta ama sağlık otoritelerin önerdiği geçerli bir test bulunmamaktadır. İntoleransa yol açan besinlerin, bunların tüketim miktarlarının ve ortaya çıkan belirtilerin değerlendirilebilmesi için bireylerin kendilerini gözlemlemeleri de oldukça önemlidir. Dolayısıyla beslenme günlüğü tutmak yardımcı olabilir ve ileri intolerans durumlarında besini tüketmemek yani diyetten çıkarmak da etkili olabilir. Ancak besin intolerası varsa birçok parametrenin değerlendirilmesi yanında konunun uzman hekimi tarafından mutlaka yönlendirilmesi ve tanısının konması gereklidir. Konunun uzmanı, hekim tarafından tanısı konan besin alerjisi veya besin intoleransına bağlı olarak hastanın tedavisine özen göstermesi ve günlük beslenmesinde yapılması zorunlu olan değişiklikler için bir diyetisyene başvurulması büyük öneme sahiptir.

Besin intoleransı nasıl yönetilir?

Bireyin yaşam kalitesi için intoleransa yol açan besinlerin diyetten çıkarılması veya uygun miktarlarda tüketilmesi gerekiyor. Bir süre sonra diyetten çıkarılan besin az miktarda tüketilerek yeniden intoleransa neden olup olmadığı denenebilir çünkü geçmişte o besinin fazla miktarda veya sık tüketilmiş olması da intoleransa yol açabiliyor. İntoleransa neden olduğu için diyetten çıkarılan besin elzem besin öğelerinin kaynağı ise onun yerine geçen başka bir besinin tüketiminin sağlanması büyük önem taşıyor. Örneğin gluten intoleransında buğdayın tüketilmemesi, posa, B vitaminleri ve karbonhidratın yetersiz alımına yol açabilir. Bu durumda bireyler, buğday yerine glutensiz undan üretilen, makarna ve ekmekler ile mısır unu, darı, karabuğday, esmer pirinç, kinoa, teff gibi gluten içermeyen diğer tahılları tüketebilir. Laktoz intoleransı varsa yeterli kalsiyum ve protein alabilmek için laktozsuz süt/yoğurt/peynirler ile badem, hindistancevizi veya soya sütü gibi laktoz içermeyen bitkisel kaynaklı sütler tüketilebilir.

Haber tarihi: 12 / 02 / 2018
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: Muhammediye köyü ve Amara Tepesi terörden temizlendi
Sonraki: Cengiz Ünder gollerini attı, asker selamı verdi




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: pluscreativeajans.com