Günlük Gazeteler

Hava Durumu

İSTANBUL

Bülten

FLORMAR OJELERİN YEPYENİ RENKLERİ İLE

“YAZIN ENERJİSİ TIRNAKLARDA”

Oje tutkunlarına müjde! Flormar’ın çok sevilen Full Color, Jelly Look ve Pearly, serilerine eklenen sezonun en trend renkleri ile yaz resmen başladı!

Flormar’ın “Full Color”, “Jelly Look” vePearly”, oje serilerine eklenen yeni sezon renkleri ile tırnaklar renklenecek.

 

Tek kat uygulama ile yoğun renk veren Flormar’ın “Full Color” ojelerinin yeni sezon renklerini birbiriyle kombinleyebilir, farklı nail art tasarımlarıyla neşeli tırnaklara sahip olabilirsin. Yoğun kalıcılığı ve renk çeşitliliğiyle herkesin favorisi olan “Full Color” serisi ile  uçlardan soyulma sorunu yaşamadan parlak bitişli ve rengarenk ojelerinin keyfini çıkaracaksın.


Flormar’ın en sevilen oje serilerinden olan “Jelly Look” kalın fırçası ve jel oje dokulu formülü ile tırnaklarında pürüzsüz ve kolay bir uygulama sağlıyor. Tek katta tırnaklarına istediğin parlaklık ve yoğunlukta renk veren serinin yepyeni renkleri oje koleksiyonundaki yerini almaya hazır.


Işıltılı ve parlak bitiş sunan “Pearly” serisi ise sahip olduğu sedefli pigmentlerle tırnaklarda inci güzelliği yaratıyor. Hızlu kuruma özelliğine sahip bu serinin yeni renkleri ile yaz boyunca güneşin ışıltısını tırnaklarında hissedeceksin.


Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

REFLÜDE CERRAHİ NE ZAMAN GÜNDEME GELİR?

Toplumuzda yaygın olarak görülen reflü çocukluktan itibaren kendini gösterebilen ve yaşamı olumsuz etkileyen bir rahatsızlıktır. Son yıllarda geliştiren laporoskopik cerrahi girişimler reflü hastalarının yüzünü güldürüyor. Konu ile ilgili bilinmesi gerekenleri Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Fatih Kar anlattı.
Reflü hastalığının nasıl oluştuğuna değinen Op. Dr. Fatih Kar,” Reflü mide içinde asidin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Geri kaçan asit yemek borusunda ve çevresinde birtakım tahribatlara neden olur ve buna bağlı şikayetler ortaya çıkar. Reflüde pek çok şikayeti bir arada da görebiliriz bu şikayetlerden sadece birini ya da birkaç tanesini de görebiliriz. Başlıca şikayetler göğüs ağrısı, göğüs yanması, ağza acı su gelmesi, göğüste sıkışma ve baskı hissi, ses kısıklığı, gıcık tarzında kronik öksürük, sırtın ortasına doğru vuran ağrı şeklinde görülebilir. Reflü gecenin bir vakti çok hızlı bir şekilde gelen göğüs ağrısı ile de belirti verdiği ve dönem dönem kalpte ritm bozukluğuna da neden olabildiği için kalp krizi ile karıştırılabilir. Bu yüzden acil servislere göğüs ağrısı ile başvuran kalp dışı en önemli sebepler arasında gösteriliyor. Bu açıdan göğüs ağrısı ile gelen bu hastaların reflü açısından da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.
Yanlış beslenme reflüyü tetikler.
Yanlış beslenmenin reflü üzerindeki olumsuz etkisine değinen Kar,” Reflü stresli işlerde çalışanlar, yoğun kahve çay tüketimi olanlar, sigara kullananlar, egzersiz yapmayanlar ve geç saatlerde yemek yeme alışkanlığı olanları daha çok tehdit ediyor. Midede reflüyü tetikleyebilecek gıdalar arasında çiğ salata, soğan, sarımsak, acı pul biber, turşu, portakal, greyfurt var. Bunların özellikle geç saatlerde tüketilmelerini reflü hastalarına kesinlikle önermiyoruz. Öte yandan reflü hastalarında gece uyku şekli de çok önemli. Kişi uyuduğu zaman aldığı yatay pozisyon yemek borusu ile mide arasındaki açının düzleşmesine neden olur. Uyku esnasında ayrıca mide asidinin salgılanması daha fazla görülmektedir. Bu yüzden reflü problemleri genelde gece daha da şiddetlenmektedir. Bunun için hastanın kendine uygun bir yatış pozisyonu belirlemesi gerekmektedir. Reflü yastığı kullanarak ya da yatağın baş kısmını kaldırarak hastanın belden yukarısını hafif dikey pozisyona getirmesi onun geceyi rahat geçirmesini sağlayacaktır. Bu önlemleri alarak ve kendisine verilecek diyet programı dahilinde hareket edip sporu da alışkanlık haline getirerek reflüyü atlatmak mümkün” şeklinde konuştu
Hayat kalitesi düzelmeyen hastalar cerrahiye yönlendiriliyor.
Reflüde cerrahi tedavilere de değinen Op. Dr. Fatih Kar, "Medikal tedavi önerilen hastalarda erken yaş çok önemli bir faktör. Şöyle ki, 25 yaşındaki bir hasta devamlı bir mide ilacı kullanmak zorunda kalabilir. Hastaların ortalama ömrünü 80 olarak düşünürsek 50-60 sene ilaca mahkum bırakmak doğru bir davranış değil. Bu gibi durumlarda ameliyat gündeme gelebiliyor. Çünkü uzun dönem ilaç kullanımı mide emilimini bozabildiği gibi kalsiyum, demir eksikliklerine de neden olabiliyor. Buna bağlı kemik problemleri ve kansızlık gibi sorunlar baş gösterebiliyor. Eğer kısa süreli ilaç kullanımları, yaşam şekli, beslenme ve egzersizle problemler giderilebiliyorsa başka bir tedaviye gerek görülmez. Ancak tüm bunlara rağmen şikayetler geçmez, göğüs sıkışması, ses kısıklığı gibi şikayetlerle beraber reflü krizleri de artarsa o zaman cerrahiyi gündeme getirmek gerekir. Ameliyatta yemek borusu ile midenin birleşim yerine mürekkep okkası gibi kapakçık mekanizmasını yemek borusunun çıkış kısmına oluşturuyoruz. Bu kapalı, laparoskopik bir ameliyattır. Ortalama 45 dakika sürüyor. Hastalar hastane ortamında 1 gün gözetim altında tutuluyor ve aynı gün ilaç kullanmayı kesiyorlar. Bu hastaların bu ameliyatlardan sonra hayat kaliteleri ciddi anlamda düzeliyor ve bir daha ilaç kullanmalarına gerek kalmıyor. Nüksler tamamen cerrahinin kalitesi ile alakalıdır iyi bir ameliyattan sonra nüks oranı yüzde 2-3’lere kadar düşebiliyor. Ameliyattan sonra da orada yeni bir kapakçık mekanizması oluşturulduğu için hastaların diyet uyumu gerekiyor. Birkaç hafta sıvı gıdalarla beslenme, daha sonra yoğun püremsi gıdalarla beslenme, birkaç ay içinde de porsiyonları azaltarak normal gıdaya geçilebiliyor” şeklinde bilgi verdi.


Haber tarihi: 18 / 04 / 2019
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: Merkez Bankası faiz kararını açıkladı
Sonraki: Çocuk Festivali 19 Nisan’da başlıyor




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: pluscreativeajans.com