01 Mart 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 8.579.085 kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 13:21
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ASYA GRİBİ AŞISI CORONA DA KULLANILIR MI?

1957’DE COVİD19 GİBİ AYNI ÖZELLİKLER GÖSTEREN ASYA GRİBİ 1957-58 ARASINDA 4 MİLYON İNSANI ÖLDÜRDÜ. MAURİCE HİLLEMAN AŞISINI BULDU VE 40 MİLYON KİŞİ AŞILANDI VE SALGIN ÖNLENDİ. BU AŞI COVİD 19 DA DA KULLANILIR MI?

Maurice Hilleman, kırktan fazla aşının geliştirilmesine katkıda bulunan bir mikrobiyolog. 1957 Asya gribi salgınında, bir toplumun kurtarıcısı ve kahramanı olmuştur. Çin’de ortaya çıkan Asya Gribi aynen Covid19’un belirtilerini gösteriyordu. Aşı uzmanı Maurice Hilleman bu salgının ülkesine geleceğini anladı ve aşı çalışmalarına başladı. Nisan ayında ortaya çıkan bu virüs için bir hasta dan örnek aldırdı ve Eylül ayında aşısını hazırladı. Buna rağmen Amerika da 70 bin den fazla kişi öldü. Asya Gribi Dünya da 4Milyon insanın ölümüne neden oldu.

SORUMUZ ŞU: ASYA GRİBİ İÇİN GELİŞTİRİLEN AŞI COVİD19 SALGININI ÖNLER Mİ? BU KONUDA HEM SAĞLIK BAKANLIĞINIMIZA HEM DE AMERİKA’YA ÖENRİYORUM. VAKFI VAR VE AŞIDAN BİR ÖRNEK ELLERİNDE OLABİLİR…

17 Nisan 1957’de maurice hilleman, bir salgının ABD’ye doğru geldiğini fark etti. o gün, New York Times, Hong Kong’da büyük bir İnfluenza salgını olduğunu duyurmuştu. özellikle bir detay, doktorun gözünden kaçmıyordu: rapor, klinik önündeki uzun bekleme kuyruklarında, “kadınlar, camsı gözlü çocukları sırtlarında taşıdılar” diyordu. doktor hızlı bir şekilde çalışmalara başladı ve ‘bir pandeminin geldiğini ve sonbaharda okullar açılana kadar aşı geliştirmek gerektiğini’ ortaya koydu.

Salgının ilk vakası, 1 şubat 1957’de güneydoğu Çin’in Guizhou bölgesinde görüldü. hilleman, nisan 1957’de raporu okuyana kadar, Times, Hong Kong’da yaklaşık 250.000 kişinin veya bölge nüfusunun %10’unun tedavi gördüğünü rapor etmişti. hilleman, ‘aşı yapım projesini’ hatırlayana kadar ‘hepimiz bunu gözden kaçırdık’ diyecekti. sonra düzeltti; ‘askerler bunu kaçırdı, dünya sağlık örgütü bunu (salgını) gözden kaçırdı.’ raporu okuduktan bir gün sonra hilleman, Japonya’ nın zama şehrindeki ‘ordu tıp genel Laboratuarı’na bir telgraf gönderdi ve personelden Hong Kong’da neler olup bittiğinin araştırılmasını istedi. bir sağlık personeli, birleşik devletler donanmasının bir üyesinin hong kong’da enfekte olduğunu tespit etti ve personelin tükürüğünden aldığı bir örneği hilleman’a incelemesi için gönderdi.

Philadelphia çocuk hastanesi’nde aşı eğitim merkezi’nin direktörü olarak çalışan ve ‘aşı: bir adamın, dünyanın en ölümcül hastalıklarını yenmek için yaptığı araştırma’ adlı eserin yazarı olan çocuk doktoru paul a. offit, Washington’daki walter reed ordu araştırma enstitüsü’nde solunum hastalıkları şefi olan hilleman için ‘önceki yıllar ve on yıllar boyunca çeşitli yaşlardaki insanlardan elde edilen çok sayı da serum elde etti’ demiştir.

Hilleman, walter reed’deki çalışmasında, kritik bir gözlem yaptı ve grip virüsünde, mevsimler arası geçişlerde ufak değişikliklere uğrayan ‘hemagglutinin ve neuraminidase’ adlı iki anahtar protein olduğunu fark etti. Bu gözlem, ona yıllık grip aşısı ihtiyacını tahmin etmesinde yardımcı oldu.

Donanma personelinin sahip olduğu virüs ile daha önceki grip virüsle karşılaştırıldığında offit “hilleman’ın bulduğu şey virüste büyük bir değişim olduğuydu” demişti. “iki protein de daha önce incelediğimiz proteinlerden tamamen farklıydı” bu yeni virüs, grip türlerinden tamamen farklılık gösteriyordu.

Hilleman, popülasyonun bu yeni virüs türüne karşı bağışıklığı olduğuna dair herhangi bir kanıt bulamadı. bunun üzerine, bulduklarını onaylamaları için virüsü, diğer sağlık örgütlerine gönderdi. bu organizasyonlardan çok önemli bir bilgi gelecekti. Uzmanlar, bu virüse karşı antikora sahip olan insanların, yalnızca 1889-1890 yılları arasında gerçekleşen ‘Rus gribi’ pandemisin de hayatta kalan 70-80 yaşlarındaki hastalar olduğunu tespit ettiler.

Bu bilgi üzerine hilleman, basına yaptığı bir takım açıklamalar ile yeni grip virüsü salgınının yayıldığını ve 1957 Eylül ayında birleşik devletler’e ulaşacağını söyledi. bir takım direnişle karşılaşsa da Hilleman, 1957 eylül ayına kadar aşının hazır olması için, şirketleri aşı üzerinde çalışmaya ikna etti. döllenmiş tavuk yumurtaları bu üretim için gerekli olacaktı, bu sebeple şirketlerden, çiftçilerin kuluçka döneminin sonunda horozlarını öldürmemelerini hatırlatmalarını istedi.

Yeni bir grip türü için aşı üretmek, covid-19 gibi tamamen yeni bir şey için aşı üretmekten çok farklıdır. Doktorlar ve Bilim İnsanları geçerli grip aşısını ilk olarak 1940’lı yıllarda geliştirmişti. yani 1957 grip aşısı çalışmaları bir başlangıç çizgisinden değil, bu temelden devam etmişti. yine de hilleman, aşı çalışmalarını ilerletmek için düzenleyici kurumları atladı. bu kurumların aşı sürecini yavaşlatacağından endişe ediyordu.

Grip Amerika’yı vurduğunda, aşı hazırdı:

yeni virüs türü, hilleman’ın tam da tahmin ettiği gibi eylül ayında birleşik devletleri vurduğu zaman, ülke aşı ile salgına hazırdı. virüse, ‘asya gribi’ adı takıldı ve yaklaşık 70.000 amerikan vatandaşını, dünya genelinde ise 1-4 milyon kişiyi öldürdü. uzmanlar, eğer aşı olmasaydı bu sayının çok daha fazla olacağını söylemişlerdir. hilleman’ın doğduğu zamanlarda, ispanyol gribi 1918-1919 yılları arasında yaklaşık 675.000 amerikalının ve dünya genelinde yaklaşık 50 milyon insanın canına mal olmuştu.

Washington, d.c. smithsonian ulusal amerikan tarihi müzesi tıp ve bilim bölümü başkanı alexandra lord, hilleman için; “işler iyi, çok iyi gittiği zaman, ‘birçok hayat kurtarıldı’ demek çok zordur. çünkü onsuz neler olacağını bilmiyorduk. kaç tane insanın kesin olarak kurtarıldığıyla alakalı kesin bir şey söylemek imkansız olsa da hilleman, salgını dramatik bir şekilde tersine çevirdi” demiştir.

2005’teki ölümünden önce, hilleman, 40’dan fazla aşının geliştirilmesine yardım etti. bu aşıların çoğu çocuk hastalıklarıyla alakalı aşılardı. bu çalışmalarından dolayı uzmanlar, onun milyonlarca hayatı kurtardığını söylediler ve kendisine 1988 yılında halk sağlığına katkısından dolayı ‘ulusal bilim madalyası’ verildi.

Maurice Ralph Hilleman, aşılama konusunda uzmanlaşmış ve benzersiz bir verimlilik kaydı olan 40’tan fazla aşı geliştiren, önde gelen bir Amerikalı mikrobiyologdu. Bir tahmine göre, aşıları her yıl yaklaşık 8 milyon hayat kurtarıyor. Birçoğu onu tüm zamanların en etkili aşı uzmanlarından biri olarak tanımladı.

11 Nisan 2005 tarihinde aramızdan ayrılan büyük bilim adamı, Maurice Ralph Hilleman, en sık kullanılan 14 aşıdan sekizinin yaratıcısıdır (1). Bu aşılar içinde kabakulak, kızamık, suçiçeği, pnömoni, menenjit, kızamıkçık bazılarıdır. Sadece kızamık aşısı her yıl dünyada tahminen 1 milyon insanın ölümünü önler. Her yıl yenilenen grip aşılarının geliştirilmesinde onun katkısı büyüktür. Aynı zamanda çocukluk çağının üçlü aşısı olarak bilinen ve aynı flakonda, bir defada uygulanan kızamık-kabakulak-kızamıkçık aşısını geliştiren kişidir. Hepatit A ve hepatit B aşılarının geliştirilmesinde öncü rolü üstlenmiştir. Geliştirdiği toplam aşı sayısı 40’a yakındır. Aynı zamanda dünyanın ilk lisanslı kanser aşısı olan ve tavuk lenfoması (Marek hastalığı)na karşı koruyucu aşıyı geliştiren de odur.

Hilleman, başarıları sayesinde 1988 yılında ABD’nin en üst düzey hükümet ödülü olan Ulusal Bilim Madalyası’na layık görüldü. Ayrıca Ulusal Bilimler Akademisi, Tıp Enstitüsü, Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi ve Amerikan Felsefe Cemiyeti üyesiydi. Başarıları nedeniyle Tayland Hükümeti’nden Prens Mahidol Ödülü’nü, Uluslararası Sağlık Örgütü’ndense Woodard Lasker Halk Hizmeti Ödülü’nü, Sabin Altın Madalyası’nı ve Ömür Boyu Başarı Ödülü’nü aldı.

 

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

FENERBAHÇE LİDERİN PEŞİNDE

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.