01 Mart 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 8.579.110 kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 13:21
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Şark Fatihi Kazım Karabekir

Bir yerlerde okumuştum. Söz aynen şöyle; “Bu dünyada herkesin hayatı, kendi hatırasında bir resimli kitaptır. Eğer bunu yazmazsa, kendisiyle beraber silinip gidecektir. Kalacak üç-beş mühim hatıra da, yakınları tarafından mahiyeti değiştirilmiş, birer masal olacak, kimseye faydası değil, belki de zararı olacaktır.”

İlk okuyuşta pek anlamlandıramadığımız bir cümle olarak görülse de; her hayatın kendi içerisinde bir bilgiyi, bir tecrübeyi, bir muhasebeyi gerektirdiğini savunanlardan birisiyim. Yani hayat yaşandıktan sonra tecrübelenir. Bizler bizden önceki zamanlarda yaşanmışlıkları okuduğumuz zaman gelecekle olan hesaplarımıza da ne kadar tecrübe verdiğini o oluşturacağımız resimli kitabımızla değer kazanacağına inanıyorum.

O cümleden yola çıkarak, Cumhuriyetimizin kuruluşunda ki o kahramanları yine kendi yazdıkları yani kendi hatıratlarındaki notlarıyla resmettiklerini görüyoruz. Tarihimizde böylesi okunmaya ihtiyaç olduğu, devlet, millet, toplum, aile veya bir birey hikâyeleri çoktur. Zaman zaman bu yaşanmış hikâyeleri okurken bugünden yarına bizlere ecdat ve tarihi anlamada da daha kolaylıklar sağlıyor.

Bugün bu kahramanlardan birisi Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’yı ölümünün 73’üncü yıl dönümünde yâd ediyoruz. Cumhuriyetimizin temel harçlarına katkı sunan, bu günlere gelmemizde en çok emeği geçen kahramanlarımızdan önemli bir şahsiyet. Hepimizin yakından ismini bildiği ama hayatı hakkında çoğumuzun bir fikir sahibi olmadığı bu müstesna adamı bu gün özetlemek istedim. İstedim çünkü genç nesil, bahsettiğim bu kahramanın hayatını okumalarına sebep olmak istedim.

Kazım Karabekir, hatıratını da yazdığı kitaplarla gelecek nesillere aktardı. Karabekir, aralarında “Birinci Cihan Harbi”, “İstiklal Harbimiz”, “İzmir Suikastı”, “Çocuklara Öğütler”, “Hayatım”, “İttihat ve Terrakki Cemiyeti 1896-1909”, “Ermeni Dosyası”, “İngiltere, İtalya ve Habeş Harbi”, “Çocuk, Davamız”, “İstiklal Harbimizin Esasları”, “Sanayi Projelerimiz”, “İktisat Esaslarımız”, “İstiklal Harbimizde İttihad Terrakki ve Enver Paşa”, “İtalya ve Habeş”, “Sarıkamış-Kars ve Ötesi” ve “Erzincan ve Erzurum’un Kurtuluşu” olan 17 eser kaleme aldı.

Doğum adı Musa Kâzım Zeyrek, “Alçıtepe Kahramanı” namıyla tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatan komutanların arasında yer alarak Doğu Cephesi’nde gösterdiği başarılardan dolayı Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edilmiş müstesna bir kişiliktir. Hayatında birçok başarılara imza atmış bu yiğit asker ve siyasetçi insan, 23 Temmuz 1882 tarihinde İstanbul’da doğdu. Kuleli Askeri İdadisinde öğrenim gördü. 1902’de Harbiye Mektebi’ni bitirdi. 1905’te de Erkan-ı Harbiye’den yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu. Bu dönemde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurulmasında büyük rol oynadı. II. Meşrutiyet’in ilanının hemen ardından da Edirne’de ki 3. Ordu tümenine atandı. Tarihe not düşülen 13 Nisan 1909’da 31 Mart Olaylarında Selanik’ten İstanbul’a gelen Hareket Ordusu’nda görev alarak Beyoğlu Kışlası’nın ve Yıldız Sarayı’nın ele geçirilmesinde ve isyanın bastırılmasında önemli rol oynadı.

1910’da Arnavutluk isyanının bastırılmasında da kolordunun hareket şubesi şefi ve kısmen de erkânı harp reis vekili olarak bulunan Karabekir paşa, 1912’de “Binbaşılığa”, 1912-1913 Balkan Savaşı sırasında 10. Tümen Kurmay Başkanlığına getirildi. 22 Nisan 1913’te esir düşerek Sofya’ya gönderilen Karabekir, 21 Temmuz 1913’te Edirne’nin alınmasının ardından Bulgaristan ile imzalanan İstanbul Antlaşması ile İstanbul’a geldi. Balkan Savaşları döneminde, Trakya sınır komiseri olarak görevlendirildi. Çanakkale Savaşı’nda cepheye gönderilen Karabekir Paşa, Çanakkale Savaşı’nda Fransızlara karşı Kerevizdere’de kazandığı başarı üzerine miralay rütbesi aldı. Alman Mareşali Graf Von der Gotz Paşa’nın kurmay başkanı olarak Irak’a giden Karabekir, Maraşel’in vefatından Bağdat Savaşı sonuna kadar 18. Kolordu Komutanı olarak Kut’ül Amare’de İngilizlerin bozguna uğradığı savaşta yer aldı.

1917’de Diyarbakır’daki 2. Kolordu Komutanı olarak Ruslara karşı savaşan Karabekir paşa, Rusların çekilmesinden sonra Ermeni çetelerle mücadele etmek üzere 31 Aralık 1917’de 3. Ordu’ya bağlı 1. Kafkas Kolordu Kumandanlığına getirildi. Ağır kış koşulları ve kısıtlı imkânlara rağmen 18 Şubat 1918’de Erzincan’ı, 12 Mart 1918’de Erzurum’u çetecilerden tamamen temizledi. 3 Mart 1918 Brest-Litovsk Anlaşması ile Rusların boşalttığı Kars, Ardahan ve Batum’u, Ermeni ve Gürcülerden almak için harekâtı sürdürdü. 25 Nisan 1918’de Kars’ın kurtarılmasından sonra 15 Mayıs’ta Gümrü’ye giren Karabekir, başarılarından dolayı 28 Temmuz’da “Mirliva” rütbesine yükseltildi.

Karabekir, 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasının ardından İstanbul’a çağrılarak kendisine teklif edilen Erkan-ı Harbiyye-i Umumiyye Reisliği (Genelkurmay Başkanlığı) görevini kabul etmeyerek Milli Mücade’ye katıldı. Türk milletinin varlık yokluk mücadelesi verdiği Birinci Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı yıllarında özellikle Doğu Anadolu’da gösterdiği kahramanlıklar dolayısıyla “Şark Fatihi” unvanı ile anılan asker ve devlet adamı Kazım Karabekir Paşa 15 Kasım 1920 tarihinde de Ermeni ordusunu büyük bir bozguna uğrattı. Bunun yanında Rus Sovyet Sosyalist Federe Cumhuriyeti’yle de Kars Antlaşması görüşmelerini yürüttü. Daha sonra I. Ordu müfettişliğine tayin edildi. 1923’te de İstanbul milletvekili seçilerek TBMM’ne girdi. 17 Kasım 1924’te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının da başkanlığını yaptı. Ancak parti 3 Haziran 1925’te Şeyh Sait ayaklanmasıyla ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle kapatıldı. 1946 yılında da TBMM başkanlığına seçildi.  26 Ocak 1948’de Ankara’da vefat eden Kazım Karabekir, önce Hava Şehitleri Mezarlığı’na defnedildi. Karabekir’in cenazesi daha sonra 30 Ağustos 1988’de Atatürk Orman Çiftliği’nde oluşturulan Devlet Mezarlığı’na nakledildi.

Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’yı vefatının 73’üncü yıldönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhu şad olsun Paşam.

Kalın sağlıcakla.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

ASYA GRİBİ AŞISI CORONA DA KULLANILIR MI?

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.