12 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 25.358.155 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
https://www.filbox.com.tr/

Kadim payitahtta ecdat yadigârına ve İslam âlimine büyük saygısızlık

Sultan İkinci Murad Han tarafından mescidi yaptırılan sonrasında Kanuni Sultan Süleyman tarafından mescidi camiye çevrilen ve dergâhı yaptırılan Anadolu velilerinden olan ve kabri Edirne’de bulunan Şeyh Şücaeddin Karamani Hazretleri Camii kalıntıları çöplüğe dönerken, kabrinin mezarı da yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya.
Edirne’nin Kaleiçi semtinde özel bir şahsa ait mülk içerisinde bulunan Şeyh Şücaeddin Karamani Camii ve mezarının bulunduğu alan 2014 yılında Edirne Valiliği tarafından kamulaştırılarak, Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından söz konusu alanda çalışma başlatılmıştı.

Ecdat yadigârına sahip çıkılmıyor
Edirne’ye geldiği zaman Sultan İkinci Murad Han tarafından yaptırılan mescidini, Kanuni Sultan Süleyman Han’ın padişahlığı döneminde büyültüp cami haline getirdiği ve günümüze sadece minaresinin ulaştığı Şeyh Şücaeddin Karamani Hazretleri Camii ve kabri adeta ilgisizlik kurbanı oldu.
Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2014 yılında yapılan kazı çalışmaları sonrası söz konusu cami ve dergâhın yeniden ihyasının yapılacağı duyurulmuştu. Ancak yaklaşık 7 yıl önce ilk kazmanın vurulduğu cami alanı adeta çöplüğe dönerken, Şeyh Şücaeddin Karamani Hazretleri’nin kabrinin bulunduğu mezar da çökme ve yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya.

“Şeyh Şücaeddin Karamani Osmanlı döneminin önemli İslam alimlerindendir”
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi Behlül Kısaboyun, “Uzun zamandır Edirne’de yaşıyorum. Arkadaşlarla Edirne’de ara sıra tarihi değerlerimizi ziyaret amaçlı geziler düzenliyoruz. Şeyh Şücaeddin Karamani Hazretleri’ni uzun zamandır ziyaret ediyoruz. Hasan Sezai Hazretleri olsun, Şeyh Şücaeddin Karamani Hazretleri olsun Osmanlı Dönemi’nde yaşamış İslam alimlerindendir” dedi.

“Bu görüntü bizi üzüyor, Edirne’ye yakışmıyor”
Bursa’nın, İstanbul’un, Edirne’nin Osmanlı’ya başkentlik yapan şehirler olduğunu hatırlatan Kısaboyun, “Şeyh Şücaeddin Karamani Hazretlerinin kabrinin burada bu şekilde atıl halde olması gelen ziyaretçilere, başkentlik yapmış Edirne’mize yakışmıyor. 2014 yılında çalışmalar yapıldığını gördük, fakat çalışmalar sonucunda caminin önündeki mermerlerin gün yüzüne çıktığını gördük. Fakat etrafının değerinin korunmadığının farkına vardık. Türbenin durumu ortada, diğer tarafının toprağı kazılmış zamanla göçeceğini düşünüyoruz. Şeyh Şücaeddin Karamani Hazretlerinin bu şekilde viran bırakılması gerçekten bizi üzüyor. Edirne’ye, başkent şehrimize yakışmıyor” diye konuştu.

“Çevre düzenlemesinin bir an önce yapılmasını istiyoruz”
Kısaboyun, “İnsanların gelip buraya çöp atması, tarihi değerlerimize önem vermediğini gösteriyor. Buradan devlet büyüklerimize sesleniyorum. Bir Müslüman olarak bu tarihi değerlerimize bu durum hiç yakışmıyor. Görüyorsunuz ki çöpler atılıyor, atıl durumda, çevre düzenlemesi olarak zaten bir şey yapılmamış. En azından burasının bir çevre düzenlemesi yapılarak, tarihi değerlerimize katılmasını istiyorum” şeklinde konuştu.

“Yazık günah en ufak bir dokunuşta mezar çökecek gibi duruyor”
Mahallede esnaflık yapan Fırat Oğuz da, “Burası çöplüğe dönmüş. Mezarın arkası zaten boşluk, yazık günah en ufak bir dokunuşta mezar çökecek gibi duruyor. Yetkililerden biz en azından bu duruma bir çözüm bekliyoruz. Ya çöpler toplansın ya burası doldurulsun. Yazık günah, insanlar buraya geliyor, dua ediyor. Şehir dışından gelen vatandaşlarımızda bu görüntüden rahatsız oluyor. Gelip de şikayet edenler var, ‘buraya yeteri kadar destek verilmiyor mu? Yetkililer ilgilenmiyor mu? Kazılmış bırakılmış, mezar çöktü çökecek’ diye şikâyet edenler var. Yani kazıldı, bu şekilde bırakıldı. Yıllardır da bu şekilde duruyor” dedi.

“Bu şekilde bırakılmasına bizimde gönlümüz razı değil”
Oğuz, “Türbenin hali de belli. Arka tarafı yıkıldı, yıkılacak. Arkasında tutan sadece bir dal ağaç var. O bir dal ağacı çekerseniz komple türbe aşağıya inecek gibi duruyor. Yani yazık günah, bu Osmanlı zamanında kalma bir türbemiz zaten. Tarihine de biz baktık. Hatırı sayılır bir türbelerimizden. Yazık günah yani biz bu şekilde bırakılmasına bizimde gönlümüz razı değil” dedi.

“5-6 sene önce kazdılar, bu vaziyette duruyor”
Mahalle sakinlerinden Mümin Tütün de, Şeyh Şücaeddin Karamani Hazretleri’nin şu anki mezar halinin 35-40 sene önce yapıldığını anlatarak, “Sadece bir mezar tümsek, bir tane taş ve etrafında da incir ağaçları vardı. Burasını geldiler kazdılar, ettiler böyle bıraktılar. Nereden baksanız 5-6 sene vardır, bu halde duruyor” şeklinde konuştu.

Mahalle sakinleri hizmetlerin yetersizliğinden şikâyetçi
Mahalle sakinlerinden Halime Tütün ise mahallerinde başka sıkıntıların da olduğuna değinerek, “Biz burada göl içlerinde yaşadık. Ot içlerinde yaşadık. Mahallemize bir kaldırım bile yapmadılar. Yağmur yağınca buralar su doluyor, evin arkalarına sular giriyor. Şikayetçiyiz yani biz bu mahallede. Ama kimse bize bakmıyor. Ben buraya geldim geleli çile görüyorum” diye konuştu.

Şeyh Şücaeddin Karamani (Şücâeddîn-i Karamânî) Kimdir?
Anadolu velîlerinden. İsmi, Şücâeddîn’dir. Aslen Aksaraylı olup, Karamânî nisbetiyle meşhûr olmuştur. Doğum ve vefât târihleri bilinmemekle birlikte, Çelebi Sultan Mehmed Han ve İkinci Murâd Han zamanlarında yaşadığı bilinmektedir. Edirne’de vefât etti ve bu şehirde Debbağlar Mahallesindeki mescidi ve dergâhının bulunduğu yerde defnedildi.
Zamanının büyük velisi Şeyh Hamîd-i Aksarayı Veli hazretlerinin (Somuncu Baba’nın), sohbetinde bulunup, ondan aklî ve naklî ilimleri tahsil etti ve feyz aldı. Yüksek derecelere kavuştuktan sonra, Edirne’de talebe yetiştirip, Allahü teâlânın yüce dinini ve Peygamber Efendimiz’in güzel ahlâkını anlatmakla meşgûl oldu.

0 0 0 0 0 0

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Kadın Oyunları Festivali önümüzdeki yıl uluslar arası arenaya taşınacak

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.