18 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 26.686.163 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
https://www.filbox.com.tr/

Zaman Hırsızı Telefonlar

Hayatımızı kolaylaştırmak için icat edilen telefonlar.

Aslında sadece bir iletişim aracı olarak icat edilmişti.

Teknoloji geliştikçe telefonlar da tahmin bile edemeyeceğimiz kadar gelişti ve değişti.

Dünyanın bir ucuna bağlanıp canlı görüşmeye kadar.

Konuştuğumuz her kelimeyi dinleyip o konu ile ilgili reklamları gözümüz önüne getiren telefonlar.

Bankacılığı alışverişi ayağımıza getiren telefonlarımız.

Hayatımızı kolaylaştırdığı kadar da zorlaştırıyor aslında.

Zamanımızın büyük bir dilimini ele geçiren zaman hırsızı telefonlarımız.

Ne yazık ki her birimiz telefonla yatıp telefonla kalkıyoruz.

Yediden yetmişe telefon bağımlısı gibiyiz.

Elimizden düşürmediğimiz telefonlar bizim en kıymetli zamanımızı çalıp götürüyor.

Eşler arasında ki muhabbetin az olması evde ki gençler ile geçirdiğimiz zamanın yetersiz olmasının en büyük nedeni elimizden düşürmediğimiz telefonlar.

Hayatımızın merkezine oturttuğumuz küçük telefonlar her yaş grubuna özellikle ergen ve gençlere ciddi zararlar veriyor.

İnsanları birbirinden uzaklaştırıp ve yalnızlaştırıyor.

Sosyal medya çılgınlığı bazen onarılması zor hasarlara neden olur.

İnstagram,twittter,youtube , tik tok ve bu alanlarda kendilerini beğendirmek, ünlü olmak ve kolay yoldan para kazanmak için türlü türlü şaklabanlık yapan insanlar.

Küçük yaşta sadece çocuğumu arayınca ulaşırım diye verdiğimiz telefonlar onların manevi ve fiziki gelişimine zarar veriyor.

Artık sadece gençleri, çocukları değil hepimizi küçük ama hüneri büyük telefonlar yönetmekte.

Sosyal medya mecralarında geçirilen uzun süreler aile içi iletişimi olumsuz etkiliyor. Özelikle akıllı telefonları her an, her yerde kullanıyoruz ve sürekli herkesin elinde. Böyle olunca eşler arasında ya da ebeveyn ve çocuk arasındaki göz teması bile gittikçe azalıyor. Oysa çocuklarımız anneleri ile kurduğu göz temasıyla kendisini güvende hisseder, onunla bağ kurar. Aile içi sohbetler, paylaşımlar da bu şekilde azalıyor. Eşler arasındaki muhabbet, sevgi ve saygı da git gide azalıyor.Hergün telefonda kusursuz güzellikte ki kadınları gören eşler bir anda ev halinde olan eşini görünce tekrar telefona bakmayı ve orda vakit geçirmeyi tercih ediyor. İnsanların görsel zekasına saldıran telefonlar aile içi mahremiyeti de ortadan kaldırıyor çünkü her şey sosyal medyadan paylaşılıyor.

Oysa ki bizim için mahremiyet çok önemliydi.

Eşler başkalarının yanında el ele tutuşmaktan çekinir haya ederdi. Şimdi sosyal medyada her şey normalleşti.

Günümüz insanları artık çok mutsuz ve birbirine karşı tahammülsüz. Mutlu olmak için ise kendini yalan ve süslü dünya olan sosyal medya ile kandırıyor.

Biz insanlara verilen en kıymetli hazine zamandır ve her dakikası çok kıymetli çünkü giden zamanı bir daha geri getiremeyiz. Boş ve gereksiz işler ile uğraşmak yerine bu mübarek ramazan ayında her dakikamızı manevi anlamda değerlendirmeliyiz.

Bizlere sadece manevi anlamda değil sağlık anlamında da bir çok zarar veren telefonlardan uzak durmalıyız.

Çocuklarımızın iskelet yapısını bozan ve yaymış olduğu radyasyon ile insanların genetiklerinin bozulmasına sebep oluyor. Bu durum gelecek nesillerde kalıtımsal hastalıkların ortaya çıkmasına sebep oluyor.

Günümüzde kanserin artmasının en büyük nedenlerinin başında telefonlar geliyor.

Bu kadar zarar verdiğini bildiğimiz halde vaz geçemediğimiz telefonlarımıza sınır koymak ve kontrollü kullanmak da bizim elimizde. Çocuklarımız ve eşimiz ile kaliteli güzel vakit geçirmek için telefonlarımızı belli saatlerde devre dışı bırakmaya ne dersiniz?

Su gibi akıp giden zamanı boş ve gereksiz şeyler ile doldurmayalım.

Hayatımızı geçirmeye değer bir işle meşgul olmamız lazım.

Bir hadisinde peygamberimiz (sav)şöyle buyurmuştur.

“Kendisini doğrudan ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, kişinin iyi Müslüman olmasındandır.”(Tirmizi,Zühd 11)

Ramazan ayının kıymetli dakikalarını kalıcı hazineler ile dolduralım.

Güzel okurlarıma hayırlı sağlıklı ve telefondan uzak haftalar

Selam ve dua ile…

3 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (3)
  • Esra
    4 hafta önce
    2 0

    Yine nokta atışı bir konuya deginmissiniz nazlı hanım cidden çok önemli bir problem bu mevzu fikrinize kaleminize sağlık

  • Gamze
    4 hafta önce
    1 0

    Kullandığınız bu akıllı telefonlar hem işimizi kolaylaştırırken hem de insanlarla aramızdaki yüzyüze iletişimi nasıl yok ediyor anlamış değilim sanırım bunun sebebi biziz ..

  • Gökçe Aktaş
    4 hafta önce
    1 0

    Hayatimizin kabusu ama yasam standartının vazgeçilmezi oldu artık malesef tüm insanlık hem muzdarip bu konuda hemde çaresiz Telefon ilede olmuyor artık telefonsuzda Cok güzel anlatmışsıniz sınır koymamız şart artık

Sıradaki haber:

SILA-İ RAHİM

HIZLI YORUM YAP

3 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.