enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
8,6722
EURO
10,1603
ALTIN
490,36
BIST
1.399
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Salı Gök Gürültülü
26°C
Çarşamba Sağanak Yağışlı
23°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
19°C
Cuma Parçalı Bulutlu
23°C

Sıradışı Balkan Gelenekleri-2

03.06.2021
A+
A-

Marş Mira (Barış Yürüyüşü)
Srebrenitsa’da katledilen binlerce masumun anıldığı barış yürüyüşü

 

Marş Mira, diğerleri gibi eski değil fakat yüzyıllar sonra Bosna Hersek’in köklü bir geleneği olarak anılacağı kesin olan bir toplumsal eylem. 1991-1995 yıllarında Bosna Hersek’in Srebrenitsa kasabasında Sırplar tarafından gerçekleşen Srebrenitsa Katliamı’nı anmak için her sene 8-11 Temmuz tarihleri arasında yapılan yürüyüştür Barış Yürüyüşü.

En az 8 bin 372 Boşnak’ın öldürüldüğü olay bilindiği gibi “İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’daki en büyük katliam” olarak nitelendiriliyor. 11 Temmuz 1995 yılında Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge olarak ilan edilen bölge, daha sonra Sırplara teslim edildi. Sırplardan kaçmak isteyen yaklaşık 15 bin kişilik silahsız sivil halk, Srebrenitsa’dan kurtarılmış bölge olan Tuzla’ya doğru yola çıktı. Bu yol dağların arasında yaklaşık 100 kilometrelik uzun bir yol. Beş günün sonunda sadece 5 bin kişi kaçmayı başarabildi; geri kalanlar Sırp kuvvetlerince yolda öldürüldü.

Bu yürüyüşe uzun yılar boyunca “ölüm yürüyüşü” denildi. İlk kez 2005 yılında “Barış Yürüyüşü” adı altında üç gün süren bu yürüyüş gerçekleşti. Yürüyüş, Srebrenitsa’da savaştan kaçanların izlediği güzergâh üzerinden devam ediyor fakat tam tersi istikametten başlıyor ve kaçışın başlangıç noktası olan Srebranitsa’da bulunan Potoçari Anıt Mezarlığı’nda son buluyor. Bu mezarlıkta 6 bin 575 kişinin mezarı bulunuyor.

Marş Mira’nın amacı soykırımda hayatını kaybedenleri anmak, zihinlere yer eden bu acıyı hafızalardan silinmeyecek hâle getirmek ve tüm dünyaya duyurmak. Bu anma törenine her sene Boşnakların yanı sıra dünyanın dört bir yanından binlerce insan katılıyor ve katılımcı sayısı her yıl bir önceki yıldan daha fazla oluyor.

 

Burneshas (Yeminli Bakire)

 

Bu Arnavutluk geleneği 15’inci yüzyıla kadar dayanıyor. Çoğu ritüelde olduğu gibi bu gelenek de aslında bir ihtiyaçtan doğmuş. Eski dönem toplumlarında ev geçindirmek, kan davası ya da diğer ailevi problemlere çözüm getirmek, mirasın varisi olmak gibi haklar erkeğe has olduğu için her aileye bir erkek gerekliydi. Bu ihtiyaçtan dolayı bu tarz toplumlardaki kadınlar böyle bir çözüm bulmuşlar.

Savaş sırasında ailenin büyük erkeğinin kaybedilmesi, ailenin erkek varislerinin kalmaması ya da genç kızların evliliğe zorlanması sonucunda, kadınlar daha özgür bir hayat sürmek, abileri ya da babaları olmayan ailelerini korumak için “yeminli bakire” olmayı tercih ediyorlar.

Bu kadınlar hem aile içerisinde hem de toplumda erkek muamelesi görüyor, erkeğin görevlerini üstleniyorlar. İsimlerini değiştiriyorlar, saçlarını kesiyorlar, pantolon giyip sigara içiyorlar, erkeklere özgü olarak gösterilen ağır işlerde çalışıyorlar, işten sonra kahvehaneye gidiyorlar, silah taşıyıp evi koruyup kolluyorlar, yani deyim yerindeyse “evin erkeği” oluyorlar. Ayrıca oy kullanmak, mal alıp satmak gibi erkeklere tanınan ayrıcalıklara da sahipler.

Bunların karşılığında yeminli bakireler ettikleri yemine göre asla evlenmiyorlar; evlenmenin cezası ise kurallara göre ölüm. Ev işleri, bulaşık, çamaşır gibi sorumluluklar onlara ait değil. Yani özetle bu kadınlar ettikleri yeminden sonra hayatlarına erkek rolü oynayarak devam ediyorlar ve toplumda erkeklerin gördüğü saygıyı görüyorlar. Artık bu gelenek yok olsa da günümüzde yaklaşık 40 kadar yeminli bakire olduğu biliniyor.

 

 

Kukerlandia

 

Tarihi üç bin yıl öncesine dayanan antik çağ geleneği olan Kukerlandia, Bulgaristan başta olma üzere Yunanistan ve Trakya bölgesinde her sene şenliklerle kutlanıyor. Maske festivali de denen bu kutlamaların en renklisi Bulgaristan’ın Yambol şehrinde yapılıyor.

Rengârenk kostümler, yerel kıyafetler giyen ve el yapımı büyükçe maskeler takan insanlar her sene şubat ayının sonunda, baharın yaklaştığı günlerde şenliklere başlıyorlar ve kıştan kalan kötü ruhları uzaklaştırdıklarına inanıyorlar; kötü ruhlardan ise bir yüksek seste çaldıkları çan sesleri ve maskelerle kurtuluyorlar. Kostümler vücudun çoğunu kaplıyor ve maskeler genelde hayvan figürleri taşıyor.

Aslında amaç baharın gelmesiyle beraber bereketin de evlere gelmesini, kötülüklerin uzaklaşmasını, sağlık ve mutluluğu, tarım arazilerinin canlanmasını, hasadın artmasını dilemek olarak bilinir. Günümüzde bu ritüel Bulgaristan ve diğer Balkan ülkelerinden gelen ziyaretlerle birlikte şenlikler, konserler, yarışmalar, kutlamalarla geçen oldukça eğlenceli bir gelenek olarak devam ediyor. Sadece Bulgaristan’da değil, Edirne’de de bu gelenek “Baharı müjdeleme” adı altında yine maskeler ve çanlar eşliğinde şubat ayında kutlanıyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.