enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
8,4024
EURO
10,1905
ALTIN
503,56
BIST
1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Salı Gök Gürültülü
22°C
Çarşamba Gök Gürültülü
24°C
Perşembe Gök Gürültülü
24°C
Cuma Gök Gürültülü
24°C

FİLİSTİNLİLER İSRAİL’E NASIL EGEMENLİK SAĞLAR?

08.06.2021
A+
A-

Daha evvelki yazılarımızda katil İsrail’in başına gelecek olan felaketlerden bahsetmiştik.

Kısaca hatırlatmak gerekirse; Davut (A.S.) Yeruşalim’i fetheder ve Kral’ın sarayının bulunduğu yeri başkenti yapar. Samuel Peygamber (A.S.) tarafından Kral olarak kutsanır. Bilgeliği ile ünlü olan oğlu Süleyman da ondan sonraki kral olarak atanır.

Süleyman, TANRI için harika bir tapınak yapar.  Kral Davut’un soyu yaklaşık 400 yıl boyunca hükmetmeye devam eder. (M.Ö. 1000 – 600). Bu dönem İsrailliler için yücelik dönemiydi , vaadedilmiş bereketleri görmeye başladılar.

Dünya gücüydüler, gelişmiş toplumları, kültürleri ve Tapınakları vardı ve bu dönem birçok peygamberin Allah’tan mesaj aldığı ve bu mesajların Davut’ın başlattığı Zebur’da toplanmaya başladığı bir dönemdi.

Fakat bu kadar çok peygamberin gönderilmiş olmasının nedeni İsraillilerin her geçen gün daha da bozulmuş olmaları, putlara tapmaları ve  On Emire itaatsizlik etmeye başladıklarındandı.

Bu nedenle Allah onları uyarmak ve Musa’nın Lanetlerinin geleceğini hatırlatmak için peygamberler gönderdi. Fakat İsrailliler dinlemedi.

Bu nedenle M.Ö. yaklaşık 600 yılında Lanetler gerçekleşti. Babil’de güçlü bir Kral olan Nebukadnezar geldi  ve tıpkı Musa’nın da Laneti için peygamberlikte bulunduğu gibi şöyle yazdı;

”Rab uzaktan, dünyanın öbür ucundan bir ulusu yaşlılara saygı, küçüklere sevgi beslemeyen bir ulusu birden çullanan bir kartal gibi başınıza getirecek … ülkedeki bütün kentleri kuşatacaklar.”

Nebukadnezar Yeruşalim’i fethetti, yaktı ve Süleyman’ın inşa ettirdiği Tapınağı yıktı. Daha sonra İsraillileri ele geçirerek çoğunluğunu büyük Babil İmparatorluğu’nun her bir köşesine yaydı. Sadece fakir İsrailliler geride kaldı. Bu şekilde Musa’nın peygamberliği gerçekleşmiş oldu;

Mülk edinmek için gideceğiniz ülkeden sökülüp atılacaksınız. Rab sizi dünyanın bir ucundan öbür ucuna, bütün halklar arasına dağıtacak.”

Daha evvel yukarıda da ifade edildiği gibi, en fazla peygamber gelerek uyarılan İsrail topluluğu, hala geçmişinden örnek almayıp Yüce Allah’a ve onun emirlerine ihanet etmeye devam etmekteler.

Filistinlilerin topraklarını gasp ederek, müslüman kanı dökerek, Zebur’da iddia edildiğini ifade ettikleri kutsal topraklara her ne pahasına olursa olsun kavuşmanın düşüncesi içerisindeler.

Bu vahşetlerini devam ettirmek içinde katil Netenyahu’dan sonra koalisyon ile müstakbel Başbakanı Naftali Benett’ten katliamlara devam edeceklerinin sinyalleri geldi.

Lakin bu sefer işler katil Netenyahu’da olduğu kadar kolay olmayacak.

Çünkü taze katil Başbakan adayı Bennet 8 partili bir koalisyon ile başbakan olduğu için işi kolay değil.

O partilerden biri var ki, diğerlerinden iyice farklı. Çünkü onlar Filistinlilerin partisi.

1948’deki işgal sonrası bugünkü topraklarında kalmayı başaran Filistinliler, bugün 48 şehirleri olarak adlandırılan İsrail haritasındaki Filistin şehirlerinde yaşıyorlar. Nüfusları yaklaşık 2 milyon.

Onları Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinlilerden ayıran en büyük özellik, İsrail vatandaşı olmaları.

Bu sayede İsrail parlamentosuna girebiliyorlar.

İsrail parlamentosundaki Filistin asıllı vekiller de kendi siyasi çizgilerine göre ayrılmış durumda.

Mesela 4 milletvekili olan Raam Partisi gibi.

Partinin başında Mansur Abbas var.

İslami Hareket’e yakın bir isim.

İsrail 2 yılda 4 seçim yaptı. Son seçimin ardından koalisyonun kilidi Filistinli Raam Partisi oldu.

Solcu Yeş Atid Partisinin lideri Yair Lapid, aşırı sağcı ve hatta ırkçı diyebileceğimiz Naftali Bennett ve İslamcı Raam Partisinin lideri Mansur Abbas koalisyonda anlaştı. Tabi onların dışında 5 ayrı parti daha koalisyonun içinde yer aldı.

Herkesin aklında şu vardı, düne kadar “çok sayıda Filistinli öldürdüm” diye övünen, İsrail’in ırkçı ulus yasasının mimarı olan Naftali Bennett ile Filistinli, üstelik islami çizgideki Raam Partisinin nasıl uyuşacağıydı.

Mansur Abbas, Bennett gibi bir adamın başbakan olmasını sağlamıştı.

Ama şu da var, bu koalisyona “hayır” deseydi bu kez Netanyahu dönemi kapanamayacaktı.

Bir çok kesime göre elini taşın altına koyarak, Netanyahu karşıtı koalisyonu destekledi.

Bu sayede İsrail tarihinde ilk kez Filistinliler, koalisyon içerisinde yer almış oldu.

Bennett koalisyonun ilanının ertesi günü İsrail Kanal 12 televizyonunun canlı yayınında, koalisyondaki siyasi ortağı olan Filistinli Mansur Abbas’tan özür diledi, “Abbas çok cesur bir lider, geçmişte ona terör destekçisi dediğim için özür dilerim, yeni hükümetimiz İsrail ile Arap vatandaşlarımız arasında yeni bir sayfa açacak” dedi.

Netanyahu dönemini kapatan, “kimler kimlerle berabermiş” dedirten bir koalisyonun kurulmasında öyle ya da böyle bir Biden etkisinin olduğunu da söyleyebiliriz.

Kudüs’te Şeyh Cerrah semtindeki tehcir, Mescidi Aksa’ya yapılan kanlı baskınlar ve Gazze’deki katliamlar. Bir bakıma Netanyahu’nun sonunu bu saldırganlık hazırladı.

Saldırılara Filistinliler direndi. Direniş etkiliydi, İsraillilerin rahatını kaçırdı ve Netanyahu muhaliflerini Netanyahu’ya karşı harekete geçirdi. Onlar, Filistinlilerin eylemlerinden direkt Netanyahu’nun aşırı politikalarını sorumlu tutuyordu.

Bu durum şu sonucu ortaya çıkardı; Filistin’li İsrail vatandaşları stratejik durumlarını planlı ve hesaplı bir şekilde kullanırlar ise  Katil İsrail üzerinde etkinlik kurabiliyorlar.

Bundan sonraki süreçte de aynı bilinç ve irade ile devam etmeleri, katil İsrail’in kıyımlarını hatta toprak hırsızlıklarını önleyecek.

İsrail’deki Filistinli vatandaşların sayısının artırılması elzemdir. Çünkü sayı arttıkça İsrail içindeki güç ve egemenlikte artacaktır.

Bu 1947’den bu yana ele geçirilen en önemli fırsatlardan bir tanesidir.

Lakin İsrail’in başı gelecek olan Allah’ın gazabı da nihayete erecektir. Katliamlarda eli olan herkes bu sona uğrayacaktır.(Allahu alem)

Selam ve dua ile…

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.