enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5579
EURO
10,1204
ALTIN
495,23
BIST
1.366
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
33°C
İstanbul
33°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
34°C
Cuma Az Bulutlu
34°C
Cumartesi Sıcak
35°C
Pazar Sıcak
35°C

Açlık mı, bayram mı, tatil mi!?

22.07.2021
A+
A-

Bir Kurban Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu, huzurunu ve sevincini yaşıyoruz. Her ne kadar pandemi sürecinde gerek özel günleri ve gerekse dini bayramlarımızı kısıtlı geçirmiş olsak ta, bu bayram normalleşme ile yine eski yaşantımıza yavaş yavaş dönmenin sevincini aşırıya gitmeden yaşamaya çalışıyoruz Elhamdülillah.

Rabbim tüm İslam âlemine sağlıklı huzurlu ve mutlu nice güzel bayramlar geçirmeyi nasip eder İnşallah.

Covud-13 konoravirüs salgınının ülkemizde görülmeye başladığı 2020 inin üçüncü ayından şu gününe kadar gerek dünya ülkeleri ve gerekse ülkemiz büyük sınavlar verdi. Nice canlarımız, koronavis sebebiyle aramızdan ayrıldı. Nice aileler per perişan olurken, nice yavrular anasız babasız, nice evlatlar yetim ve öksüz kaldı. Ve o ayrılık anlarında hiç birimiz sevdiklerimize doya doya veda edemedik, sarılamadık, eşimizle dostumuzla, akrabalarımızla bir araya gelip canlarımızı dualarla uğurlayamadık.

Salgın ansızın o kadar büyük bir darbe vurdu ki, herkes evine hapsedildi, işyerleri kapandı, insanlar krizi çaresizlik ve imkânsızlıklar içerisinde geçirdi. Niceleri büyük maddi sıkıntılar çekti. Devlet ve millet olarak diğer ülkelerdeki gibi bizlerde büyük sıkıntılarla imtihan edildik. Her ne kadar virüsle ilgili birçok teori ortaya atılsa da biz inancımız gereği bu vakaların Allah’tan geldiğine inandık. Bunun da bir sınavımız olduğunu aklımızdan hiç çıkarmadık, isyan etmedik, Allah’tan gelen her şeye tevekkülle sabrettik ve tedbirlerimizi aldık, acılarımızı ve yaslarımızı bu ruhaniyet içerisinde yaşadık.

Salgınla birlikte dünyanın en süper devletleri dahi büyük sıkıntılar yaşarken ülkemiz büyük sıkıntılara nazaran sağlıkta, ekonomide zorda olsa çok şükür ayakta kalabilme başarısını yakaladı. Ekonomileri ve ve imkânları ülkemizin kat be kat üzerindeki ülkelerin nasıl aciz duruma düştüklerini gördük. Sağlık hizmetlerinde o ülkelere nazaran vatandaşın mağduriyetini en az hata ile atlatabilen birkaç ülke arasında olduk. Ve dahi birçok ülkeye bu anlamda örnek yardımlar dahi yaptık.

Öte yandan vatandaşın mağduriyetini giderme adına devletimiz, oluşturduğu ekonomik paketlerle işçinin ve işverenin mağduriyetini en aza indirdi. Sanayi kuruluşları, devasa şirketler, ihracat ve ithalatçılar, esnaf, işçi destek pirim ve maaşlarıyla devletin destekleriyle bu süreci az zararla geçirmeyi başardı.

Başta Türk Kızılay’ı, TSK, Bakanlıklar, yerel yönetimler, vakıflar, dernekler, gönüllü kuruluşlar tüm şehirlerde vatandaşa elinden geldiğince gece gündüz yardım etti. Yaşlısından, hastasına, ihtiyaç sahiplerinden engelli vatandaşa hizmeti ayaklarına kadar götürdü. Hepsinden Allah razı olsun.

Bu süreçte yapılanların dört dörtlük olduğundan tabi ki bahsetmiyorum. Herkesin memnuniyetinden de bahsetmiyorum. Sadece salavatımızın kuvvetimizle alakasından bahsediyorum. Evet, çok noksanlar çok mağduriyetler bu süreçte yaşandı. Sadece krizi atlatmada çokta ahlar- vahlar ile geçirmediğimizden bahsediyorum.

Bu süreçte ve devamında, “Öldük, bittik, mahvolduk” nağraları atanların her gün ilk gündem konusu olduğunu da gördük. “Vatandaş aç” diye şehir şehir gezip oynanan piyesleri de gördük. Halkı galeyana getirip, sokağa davet edenleri de gördük.  “Türkiye’yi bu sıkıntılı zamanlarda bir Suriye, bir Irak, bir Afganistan yapabilir miyiz?” diye ellerini ovuşturanları da gördük. Bu tuzaklara halk olarak gelmedik, İnşallah hiçbir zaman gelmeyiz.

Bugün Kurban Bayramı, birliğin, beraberliğin, kardeşliğin pekiştirilmesi gereken bir gün. Bu gün vatandaşın mutlu yaşaması gerekirken kavganın, düşmanlığın ve ihanetin içine sokmanın gayesiyle yapılan birçok eyleme fırsat vermeyelim. Ülkemizin bittiğinden bahsedenlere artık fırsat vermeyelim.

Çünkü söylemleri ülkemize bir fazda sağlayacak doğru ve gerçek söylemler değil. Onlar dahi bu söylemlerin doğru olmadığını aslında biliyorlar ama bir defa kafalarını kuma soktukları için dışarda neler olduğunu dahi görmek istemiyorlar.

Yalan olduğunu ben söylemiyorum, şöyle bir etrafınıza baktığımızda ne kadar yalan olduğunu kimsenin söylemesine gerek kalmadan göreceğiniz gerçekler.

Malum artık yaz aylarındayız. Her aile kendi bütçesi oranında bu aylarda tatil yapar, hele birde dini bayramımızla çakışınca bu tatil başka bir önem kazanır.

İnsanların aç olduğu bir ülkede bayramı ve tatili geçirmek mümkün mü?  Ama güzelim ülkemde o söylenenin aksine bolluk ve bereket başını almış gidiyor. Yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda Allah’a şükür.

Vatandaş gerçeği çığırtkanların ağzından değil de, en azından çevrelerini şöyle bir gözlemlemeleri yeterli olur sanırım. Geçtiğimiz günlerde kendimce şöyle bir gözlem yaptım, hakikaten ülkem o kadar mı vahim bir durumda diye…  Bir de Kurban Bayramını ülkemdeki insanlar nasıl geçiriyor. Bilgisayarımın başına oturdum tatille ilgili nerelerde ne varsa sektörel anlamda oralara ulaşmaya çalıştım.

Rabbime şükürler olsun ki araştırmamın sonucu, şer ağızların dediği gibi ülkemin insanı kâbus yaşamıyor, hatta bolluk ve bereketle geçiriyor. Türkiye’nin tüm tatil bölgelerini tek tek tek araştırdım.

Sonuç şöyle:

Tüm tatil köyleri tatilcilerle dolu,

Araç kiralama firmalarında kiralanacak araç kalmamış,

AVM’ler alışveriş yapan vatandaşların istilasına uğramış,

Kafeteryalarda oturup dinlenecek bir masa ve sandalye dahi kalmamış,

Evlere servis yapan işletmeler siparişleri yetiştirmede zorlanıyor,

Kurban pazarlarında kurbanlıklar bitti bitecek,

Otogarlarda otobüsler ek seferlerle yolcu taşımaya çalışıyor

Uçak seferleri keza ek seferlerle uçuyor

Bayram ziyaretlerine hazırlık yapan yaşlılar evlerde çoluk çocuğa hasret,

Gençlerin bayram gezi yerleri misafirlik değil tatil beldeleri,

Çığırtkanlar hala; “herkes aç, herkes geçim sıkıntısı çekiyor” diye bağırıyor.

Asıl sorun onların bağırış çağırışlarıyla var olan bir gerçek göz ardı ediliyor.

Lüks yaşam o kadar hayatımıza girdi ki,

Herkes lüks yaşam peşinden koşarken kaybettiklerini dahi hatırlamıyor.

Sahi sizce insani değerlerimizden, sabır, şükür, kanaat neydi?

Kalın sağlıcakla.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.