logo

ÇÖL SÜRÜNGENLERİ..

MEHMET MUSA ÇAKIR

MEHMET MUSA ÇAKIR
musa@sonsaat.com.tr

ÇÖL SÜRÜNGENLERİ!
Suriye’nin İdlib kentinde rejim güçleri ve destek unsurlarınca gerçekleştirilen hain saldırıda 33 askerimizi kaybettik.
Ve bir kez daha gördük ki; bu âlemde Türk’ün Türk’ten başka dostu yok!
Ve bir kez daha gördük ki; bize “müttefik” dolması yutturmaya çalışanların, katletmekten, öldürmekten, yakıp ve yıkmaktan başka bildikleri hiçbir şey yok!
ABD deseniz bir bela…
Rusya deseniz, bir başka bela…
Hesap içinde hesap, plan içinde plan ve tuzak içinde tuzak var Ortadoğu’da.
Yanlış anlaşılmasın!
Burada Ortadoğu analizi yapacak değiliz!
Biz sadece şunu demek istiyoruz ki; millet olarak içerideki hainlerle ayrı uğraşıyor, dışarıdaki kalleşlerle ayrı uğraşıyoruz. Kucağımıza oturup sakalımızı yolmaya çalışanlara karşı ayrı bir mücadele, yanımızda görünüp, sırtımızdan vurmaya kalkışanlarla ayrı mücadele veriyoruz.
İşte bu mücadelenin bir sonucudur İdlib’de yanan ve yüreğimizi yakan ateş!
Ama bilsinler ki!
Bilsinler ki…
Değil 33, bin 33 kez çökeceğiz gırtlaklarına!
Kâbusları olacağız, korkulu rüyaları olacağız o çöl sürüngenlerinin!
Kınalı kuzularımızın kanlarının döküldüğü o toprakları, o yezidlere ve o firavunlara dar edeceğiz andolsun!
Mermi olup yağacağız!
Top olup patlayacağız enselerinin dibinde!
Ve ateş olup yakacağız o kokuşmuş bedenlerini!
Andolsun!
Andolsun ki İdlib’de kaybettiğimiz her Mehmetçik için ayrı bir bedel ödeyecek Suriye’de ne kadar hain varsa!
O hainlerin ne kadar ağa babası varsa…
Her birisini ve gözünü Hilalle Yıldıza dikmiş kim varsa kurban edeceğiz!
Türk’ün kükremiş bir sel olduğunu…
Bendini çiğneyip aşacağını…
Denizleri yırtıp, enginlere sığmayıp nasıl da taşacağını cümle aleme göstereceğiz…
Duyuyor musunuz çöl sürüngenleri!
Sizi süründüğünüz o topraklara bir kez daha, bir kez daha ve bir kez daha gömeceğiz…
Biliyorsunuz, bunu geçmişte yine yapmıştık!
Ve siz!
Madem Türk’ün damarına bastınız, o halde sonuçlarına da katlanacaksınız…

***
(Şehadet şerbeti içen vatan evlatlarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyor, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum)

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mazlum coğrafyanın umut kapısıyız

    28 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Dünya ülkeleri 2020 yılına girerken nede çok umutları ve beklentileri vardı.  Ülkeler kendi hesap ve kitabını yapmış, yeni yılla ilgili birçok planlar hazırlamış, projeler oluşturmuş, bütçeler hazırlamış, ekonomiden, turizme, teknolojiden üretime hatta ülkelerarası ticari, siyasi ve diplomatik ajandalarında birçok notlar almışlardı. Bir önceki yıllardaki sorunlarını veya kazançlarını tekrar gözden geçirmiş yapılabilecekler ve yapılamayacaklar için stratejiler oluşturmuş, ikili görüşmeler, iç ve dış temaslar dahi bu notlar arasına alınmıştı. Hat...
  • DİPTEN DÖNDÜK GİBİ

    28 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Sadece sağlık değil ekonomik, sosyolojik ve psikolojik olarak ta etkilendiğimiz pandeminin hasarları onarılmaya başlandı gibi sanki. Her gün TV haberlerinde hangi ülke ne durumda, seyir nasıl gidiyor grafiklerinde toplumun her kesimi usta bir analist oldu. Dünyadaki aşı süreci laboratuvarları nasıl işliyor,  ne kadar zamanda bir aşı ortaya çıkar bilmeyen kalmadı. İlaç sanayisi hangi ülkelerin tekelinde hafızalara bir bir kazındı. Kazınmaması mümkün değil onlarca profesör en ince ayrıntıları ile Televizyonlarda bilgilendirdi halkı. Çünkü e...
  • CERİR BİN ABDULLAH (R.A)

    27 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Ebu Amr künyesiyle anılan Cerir hicretin 10. yılı Ramazan ayında kavminden 200 kişiyle birlikte Medine'ye gelerek İslâm'la şereflendi. O, uzun boylu, nurani yüzlü ve son derece yakışıklı bir kimseydi. Hz. Ömer (r.a) onun hakkında: "Cerir Bin Abdullah bu ümmetin Yusuf'udur." derdi. Onun İslâm'a gelişini Rasulullah (s.a.v) ashabına önceden haber verdi. Bir gün hutbe okurken: "Size şu taraftan hayırlı bir kimse geliyor. Yüzünde melek nişanesi vardır." buyurdu. Cerir (r.a) müslüman olduktan sonra Resul-i Ekrem (s.a.v)'in kendisini her gördüğü...
  • Mazlum coğrafyanın umut kapısıyız

    27 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Dünya ülkeleri 2020 yılına girerken nede çok umutları ve beklentileri vardı.  Ülkeler kendi hesap ve kitabını yapmış, yeni yılla ilgili birçok planlar hazırlamış, projeler oluşturmuş, bütçeler hazırlamış, ekonomiden, turizme, teknolojiden üretime hatta ülkelerarası ticari, siyasi ve diplomatik ajandalarında birçok notlar almışlardı. Bir önceki yıllardaki sorunlarını veya kazançlarını tekrar gözden geçirmiş yapılabilecekler ve yapılamayacaklar için stratejiler oluşturmuş, ikili görüşmeler, iç ve dış temaslar dahi bu notlar arasına alınmıştı. Hat...