logo

FETÖ sanığı, örgütün Saadet Partisine nasıl sızdığını anlattı

FETÖ sanığı, örgütün Saadet Partisine nasıl sızdığını anlattı

 Fetullahçı Terör Örgütü’ne mensup olduğu gerekçesiyle hakkında dava açılan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan eski vergi müfettişi Z.K, örgüt evinde kaldığı sırada kendisi ve arkadaşlarının, evden sorumlu ”mahrem abi”nin talimat doğrultusunda Saadet Partisine nasıl sızdıkları, nasıl görev aldıkları ve yaptıkları faaliyetlere ilişkin detaylı bilgi verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca, ”FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan soruşturma açılan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan meslekten ihraç edilen vergi müfettişi Z.K. hakkında 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianame, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Soruşturma kapsamında, itirafçı olarak ifadesi alınan tutuksuz sanık Z.K’nın ifadesinde yüzlerce kişinin ismini verdiği ve çeşitli teşhislerde bulunup adres gösterdiği belirtildi.

İtirafçı Z.K’nın ifadesinde dikkat çeken bir bölümde ise özellikle 17-25 Aralık’tan sonra FETÖ’nün ”renklendirme” olarak bilinen örgüt mensuplarının farklı kurum veya kuruluşlara sızmasına ilişkin talimatı da yerine getirdiği ortaya çıktı.

İfadesinde örgüte nasıl katıldığını ve kimlerle irtibat kurduğunu anlatan Z.K, 2013 yılında ‘Yusuf’ kod adlı şahsın kendisini Ankara’ya çağırdığını ve Ankara’da örgüt evinde kalmaya başladığını anlatarak, bu evde kendisiyle birlikte kalan arkadaşlarına telefon verildiğini ve kendi cep telefonlarını kesinlikle kullanmadıklarını söyledi.

Evde örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in kitaplarını okuduklarını ve videolarını seyrettiklerini belirten Z.K, şunları anlattı:

”Bu evde yaklaşık olarak 4-5 ay kaldık. TV ve radyo olmadığı için sadece verilen telefondan Samanyolu radyoyu dinleyebiliyorduk. 17-25 Aralık 2013 sürecini de böyle öğrenmiştik. O dönem başımızda bulunan abiler, bize yapılan operasyonun ‘yolsuzluk operasyonu’ olduğunu, kendilerinin bir alakasının olmadığını, bu operasyonu yapan savcıların Ergenekon ve Balyoz gibi soruşturmaları yürüten savcılar olduğunu ve ilkesel olarak desteklediklerini söylediler.”

– ”Onlardanmış gibi görünün yeter”

Örgütün talimatı sonrasında Ankara’da geçtiği bir evde U.D ile A.N.K. ile kaldığını dile getiren Z.K, evde bulunan ‘Levent’ kod adlı şahsın kendisine örgütte nerede kaldığını, ne gibi görevler üstlendiğini gibi sorular sorduğunu aktardı.

Z.K, Ankara Balgat’ta bulunan bu evde, ayrıca “Tahsin” kod adlı bir kişinin gelerek kendileriyle ilgilendiğini ifade ederek, örgütün talimatı sonrasında evde kalanların Saadet Partisine nasıl sızdığına ilişkin bilgiler verdi.

İtirafçı Z.K, kaldıkları eve bir gün “Tahsin” ve “Levent” kod isimli kişilerin gelerek kendilerine “artık kendi telefonlarınızı bundan sonra kullanabilirsiniz, KPSS sınavından kazanmanız ihtimaline karşı kendinize Saadet Partisine giderek herhangi birilerinden referans bulun” dediğini aktararak, ifadesinde şunları kaydetti:

“Ben sınava girene kadar bir referans bulmadım. Evde kalan A.N.K ise Saadet Partisi Gençlik kollarından biriyle tanışmış. 2014 yılında KPSS sınavına girdim, kazandım. Sınav sonuçlarının ardından evde kaldığım A.N.K ve U.D, beni Ankara’da kaldığım eve çağırdı. Eve geldiğimde ‘Tahsin’ kod isimli kişi, ‘sınavı kazandınız şimdi kurumun kendi yapacağı sınava çalışın’ dedi. Bunun üzerine A.N.K, isim şahıs Saadet Partisinin çalışma evlerine gitti. Hatta gitmesinden dolayı da çok memnun oldu. U.D, isimli şahıs da Saadet Partisinin Gençlik kollarından ismini bilmediğim şahıs ile tanışmış. Tanıştığı bu şahısta Uğur’a, Saadet Partisine yeni gelenlere Milli Görüşün felsefesini anlatmak için kamplara götürdüklerini söyleyince, bana da ‘kampa gidelim’ diye söylemesi üzerine, benle Uğur, Samsun’da bulunan kampa gittik. Bu kampta ‘adil ekonomik düzen’, ‘siyonizm nedir’ gibi Milli Görüşün ideolojisi anlattılar.”

-”Evdeki 3 kişinin haricinde 3 şahıs daha sızmış”

İtirafçı Z.K, kamp dönüşünden sonra “Tahsin” kod isimli şahısla görüştüklerini belirterek, “Tahsin orada, ben, A.N.K ve Uğur’a ‘Saadet Partisinde çok üst düzeylere gelmeyin, içlerinde bulunun, onlardanmış gibi görünün yeter’ şeklinde talimat verdi. Talimata uygun hareket ediyorduk. O dönem U.D, isimli şahsa Saadet Partisi Gençlik Koları Başkanı E.A, partinin gençlik kollarında görev almasını teklif etti. U.D. de bu teklifi kabul etti. Bundan dolayı Tahsin kod adlı şahıs, U.D’nin görev almasından dolayı memnuniyetini belirterek, gençlik kolları ile fazla ilgilenmemesini söyledi. Daha sonra aynı şahıs (E.A) bana da teklif etti. Ben de Tahsin Kod adlı şahsın onay vermesi üzerine Saadet Partisi İl Gençlik Kollarında Ekonomik İşler Başkanlığı görevini yaptım. Ben gençlik kollarında görev aldığım sırada, Levent Kod şahsa görüşmeye gitmiştim. Benim gibi görüşmeye gelen Y.Ö, M.Ş, ve S.Ç isimli şahısların da partinin gençlik kollarında görev aldıklarını gördüm.” diye konuştu.

Bu süreç içerisinde kaldıkları eve gelen “Tahsin” kod isimli kişinin, kendisi, U.D ve A.N.K’ya ”benim sizinle direkt telefondan irtibat kurduğum belli olursa siz herhangi bir işe giremez, işe girmiş olsanız da işten çıkartılırsınız, ben sizinle temasımı kesmemek için sizin telefonlarına güvenli bir program yükleyeceğim” dediğini belirten itirafçı Z.K, kendisi ve arkadaşlarının telefonlarına ByLock programını yüklediğini söyledi.

İtirafçı Z.K, vergi müfettişiliği yardımcılığı sınavını kendi çabası ile kazandığını, sınava girdikten bir müddet sonra da vergi müfettişliği sınavına hazırlanmak için Balgat’taki örgüt evinde kaldığını belirterek, ”Sınav sonuçları açıkladıktan sonra mülakat için Yıldızeli Belediye Başkanını referans olarak yazmıştım. Vergi müfettişliği mülakatını kazandıktan sonra Ankara Vergi denetim kurulunda göreve başlamadan önce U.D ve A.N.K ile birlikte Etimesgut’ta ev tuttuk. Tahsin adlı şahıs buraya gelip, gidiyor bizden himmet topluyordu. Daha sonra bizi Yusuf adlı bir şahıs ile tanıştırdı. Bundan sonra Yusuf adlı kişinin ilgileneceğini söyledi.” dedi.

Daha sonra tayininin İstanbul’a çıktığını belirten Z.K, bu sırada 15 Temmuz darbe girişiminin olduğunu, kalkışmadan sonra “Yusuf” adlı kişinin kendisini ve diğer arkadaşlarını da çağırdığını anlatarak, bu kişinin darbeyi ”örgütün” yapmadığını, NATO ve Ergenekoncuların çıkar çatışması sonucu darbenin olduğunu söylediğini aktardı.

Kısa bir süre sonra İstanbul’da bulunduğu sırada Tahsin kod adlı şahsın kendisini büfe ya da ankesörlü bir telefondan aradığını ve Mecidiyeköy’de buluştuklarını anlatan Z.K, ”Şahıs ile buluştuğumda, eğer yakalanırsan işten atılır veya tutuklanırsan her şeyi reddet, birisi senin ismini söylerse reddet, bana iftira atıyor de şeklinde bana konuşmalar yaptı.” dedi.

Daha sonra KHK ile meslekten atıldığını anlatan itirafçı Z.K, söz konusu kod adı ile bilinen tüm ”mahrem abi”lerin isimlerini savcılığa vererek, teşhis etti.

İtirafçı sanık Z.K, hakkında açılan dava kapsamında ilerleyen günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkacak.

Share
#

SENDE YORUM YAZ