logo

İLAÇ SAVAŞLARI VE YENİ DÜNYA DÜZENİ !

BÜLENT SARIDİKEN

BÜLENT SARIDİKEN
bulent.saridiken@sonsaat.com.tr

BÜLENT SARIDİKEN

Korona virüsü hayatımıza girdi gireli, dünyanın ekonomik ve siyasi yapısındaki değişmelerin, bu kadar hızlı olacağını daha öncesinden söyleseler kimse inanmazdı.  Düşünsenize,  zorunlu ihtiyaçlar için dışarı çıktığımızda, yanınıza yaklaşan herkese korona virüsü gözüyle bakıyorsun,  akrabalarını ziyaret edemiyorsun, telefonla ararken bile tırsarak arıyorsun…

Oluşturulmak istenen ortam, ağır ağır olgunlaşıyor istedikleri tava gelmeye başlıyor. Tabi ki bu düzen birden bire olmadı oluşturulmadı. Biz bunları daha evvelden defaatle dile getirdik. Birde bu konuya  canlı canlı şahit olanlar var . Mesela son dönem siyaset tarihinin canlı şahitlerinde Mehmet Koçak köşe yazısında bu konuyu şöyle dile getirmiş :

‘’Her yıl Şubat ayı son haftasında düzenlenen Davos Ekonomik Forumu’na, 2015’de de katılmıştım.

Forum’da tertiplenen panellerden birinde gelecekte dünyada neler yaşanabileceğine dair tahminlerde bulunmak üzere çağrılan bir uzman dikkatimi çekmişti.

Çünkü adam çok iddialı konuşuyordu ve inanılması zor iddialarda bulunuyordu.

Konuşmasında 21. Yüzyılın ilk çeyreğinin sonu olan 2023 yılına kadar dünyayı nelerin beklediğini sıralıyordu.

Kısacası o,  dünyanın kaderini değiştiren olayların olacağından bahsediyordu.

O büyük olaylarından birinin de ekonomik, insan sağlığı ve güvenliği başta olmak üzere bir çok alanı etkileyecek küresel bir salgın olacağını iddia etmişti.

Bu gezegenin kendi başına bırakılmadığını ve farklı güç odaklarının farklı oyun hamleleri ve operasyonlarının sahnelendiğini ve az çok bilen olduğum halde bu kişinin anlattıklarını kayda değer olarak görmemiş ve de not bile almamıştım.’’

Nitekim, bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Bununla beraber Türkiye’den ve yurtdışından görüştüğüm birkaç doktor arkadaş ta yapılan çalışmaların tamamen tüketime ve aldatmaya yönelik ilaç çalışmaları olduğunu vurguladı. Ayrıca karantina sürelerinin iki hafta değil en az üç hafta olması gerektiğini ifade ettiler. Çünkü ikinci haftadan sonra ortaya çıkan vakalar da azımsanmayacak kadar çok…

Buradan ulaştığımız sonuç şu:

 Korna virüs,  para odaklarının daha evvel hazırladığı ve ortaya koyduğu bir plandan başka bir şey değil…

 Zamanı geldiğinde gerekli ilacı piyasaya sürecekler…

 Bu esnada hedeflerden birisi olan,  yaşlı ve tüketici gruba yönelik temizlik faaliyetleri de hedefine ulaşmış olacak…

Bu olayların oluşumu esnasında göze çarpan çok enteresan durumlarda yok değil. Amerika’da bir dergi, temizlik konusunda peygamber efendimizin hadislerine yer verdi. Diğer taraftan İspanya ve Almanya’da ezan okunduktan sonra hijyen ile alakalı uyarılarda bulunuldu. Bu da İslam dininin evrenselliğini, ve insanlık adına ilmi, fenni ve tıbbi aydınlatıcı bir ilim ve bilim kitabı olduğunu ispatlamakta…

Bu vesile ile Allah’a ne kadar şükretsek ne kadar yalvarsak az, bizi İslam ve Kur-an nimetleri ile şereflendirdiği için. Bu süreç aynı zamanda İslam’ın yükselme süreci olacaktır, elhamdülillah.

Tüm maddi ve manevi virüslerin olmadığı bir dünya için, yaşasın İslam ve islam’a gönül verenler.

Selam ve dua ile…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

İLAÇ SAVAŞLARI VE YENİ DÜNYA DÜZENİ !” için 1 yorum

  1. Feyyaz cinkavuk : diyor ki:

    Canim abicim….önceleri allahimiz musibetleri cok günahkar olan kavimlere verirdi..deprem zelzele çığ yqnardag patmasi gokten tas yagmasi gibi…allahimiz simdi tum insanligi cezalqndirdi…allahim bu istende dunyalol menfeati olanlara firsat vermesin..biz gibileri daha saglam imanli…inanci olmayanlarida imanla islamla sereflendirmey nasil eylesin..allahim hepmizi korusun canim abicim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İFSAT SÖZLEŞMESİ

    15 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Adına “İstanbul Sözleşmesi”denilen , bana göre bir “İfsad Sözleşmesi” olan bu sözleşmenin adı, İslamın  bayraktarlığını yapmış  İstanbul’a açıkça bir ihanettir. Bu yazımda “İfsad Sözleşmesi olarak ifade edeceğim bu sözleşme son günlerde çok tartışılan bir konudur. Bu ifsad sözleşmesi kısaca İstanbul Sözleşmesi olarak bilinir ve “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesidir. 11 Mayıs 2011 de İstanbul’da yapılan Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu  toplantısında imzaya açılarak on ...
  • CÜVEYRİYE BİNTÜL HARİS (R.ANHA)

    15 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Hz. Peygamber’in zevcesi ve müminlerin annesi. Hz. Cüveyriye, Mustalikoğulları kabilesinin baskani Haris b. Ebi Dirar’ın kızıdır. Aynı kabileden Safvan oglu Musafi’den dul kalmıştı. Mustalikoğulları, Hicret’in altıncı yılında Medine’ye saldırı için hazırlık yapmaya başladılar. Durumu öğrenen Hz. Peygamber (s.a.s.), yediyüz kişilik bir askeri kuvvetle, onlardan önce davranarak Müreysi’ suyu başında saldırdı. On kişi öldürüldü. Müslümanlar bu gazvede bir şehit vermişti. Mustalikoğullari’nin bütün erkekleri, kadınları ve çocukları esir alındı. ...
  • KA’B BİN UCRE (R.A)

    14 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Re­su­lul­lah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa he­men hare­kete geçerdi. Bir defasında Re­su­lul­lah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Re­su­lal­lah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koy­madım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Re­su­lul­lah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan ...
  • SÖZÜN SÖYLENDİĞİ MEVSİM

    14 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Değerli Dostlarım, Sizlerle okuyup etkilendiğim ve üzerine önemli dersler çıkardığım bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. Bir grup kurbağa ormanda dolaşıyormuş ve içlerinden ikisi derin bir çukura düşmüş. Arkadaşlarının düştüğünü gören diğer kurbağalar çukurun etrafını sarıp, ne kadar derin olduğunu görünce, düşen arkadaşlarına o çukurdan çıkmanın mümkün olmayacağını söylemişler. Ancak, iki kurbağa diğerlerinin ne dediğini duymazdan gelip, çukurdan kurtulmak için var güçleriyle zıplamaya başlamışlar. Çabalarını gören çukurun tepesindeki kurbağ...