logo

MAHŞERİN PROVASI

NURİ SAATCI

NURİ SAATCI
nuri.saatci@sonsaat.com.tr

Bir mikrop dünyayı esir aldı, adeta dize getirdi.Askerlik günleri gibi  şafak saydık, evlere daldık.iyi ki Dünyayı evimize taşıyan  tv var.Her daim elimizin altında, hatta yastığımızın yanı başında şarz aleti  ile birlikte en iyi arkadaşımız  cep telefonlarımız gözümüz, kulağımız oldu.Günlük , haftalık gazeteleri aldırarak ne var ne yok göz  gezdirirken  maçları da  özlemedik değil hazır evdeyken…

 Eve  kapanınca neler yapmadık ki..? Yapılanları sosyal medyaya atarak hünerler gösterildi.Kadınlar kadar erkeklerde  geri  kalmadı … Pastalar, börekler derken  menüye evde ekmek imalatları da başladı ve  un , maya sıkıntısı yaşattı marketlerde…

 Site olarak adlandırdığımız apartmanlarında konu komşular  kapıda kolonya ikramı yapıyor,kapı önünde çaylar  davetler veriliyor.Tabi mesafe aralığına dikkat edilerek. Gerçi bunlar  bizim Kayapınar apartmanında olmadı ya..  Erkekler top sektirme yapmaya başladı , tabi ki  topun yerini tuvalet kağıdı aldı, deneyelim dedik  ne de  olsa eski  topçuyuz, 3 yaptık.                                                                       Göbek bırakmıyor ki sektirmeyi…

Buradaki amaç ; koronvirüs paniğinden,mecburiyetten yani , rahatlama amaçlı,stres atma. Zira  her gün artan ölüm vak’aları morallerimizi daha da  bozuyor.            Dünyadaki gelişmelere  bakıyoruz  bizden beterler.                                    Hele  Avrupa, hele ki ,ABD… İtalya  başı  çekiyor. Avrupa arayış içinde.. Bilim adamları aşı derdinde…                    Biz  nihayet 30 saniyede  el yıkamayı öğrendik.                                    Ne bulduysak çul çaputtan  maske yaptık zira  bir  parça bez parçası  eczanelerde 6 lira.. Dualar yapıldı, sağlıkçılar alkışlandı günleri  geçiştiriyoruz .                                                                                      Depremin ardından bu mikrop yüzünden  mahşeri yaşar olduk.

 Evde kal çağrısına uyarak eve  kapanabiliriz lakin  konuşmamızı, dünya ile olan  bağlantımızı es  geçmemeliyiz.İletişim kurmamızı engellememeliyiz.Bu süreçte anahtar olgulardan biri ” Dayanışma” dır. Birbirimizle  daima  dayanışma içerisinde olalım.                                         Zor zamanlarda tökezleyip  düşeni yerden  kaldırmaya çalışalım. İnsanlığın ölmediğini sonra  nasıl ispat ederiz.                                                   Fakat diyeceksiniz ki hangi birimizi..? Tablo düşündürücü.Memurlar  rahat ya esnaf..Ona da  çare elbet bulunacak.Bazı  hayatı kolaylaştıracak ödemeler  ertelenerek kredi muslukları açılarak yaralar sarılacaktır.. Zorlukları aşabilecek  güce sahibiz.                                          Geleceğe umutla  bakmamamız için neden yok.                                             Birleşme, dayanışma zamanı deyip  ortak hayaller ve hedefler  karesi  içerisinde büyük atılımları  gerçekleştirebilecek  güce sahibiz.                Biz ; büyük TÜRKİYEYİZ…                                                                               El ele verirsek mahşerin provasından  bir an önce  kurtulup  yeniden  ayağa  kalkarız…                                                                                                      Var mısınız o halde birlik olmaya, yardımlaşmaya?          Yardımlaşmayla, hayat paylaşıldıkça  güzelleşir parolasıyla olan olmayanı görecek.  Eller ceplere atılacak, yardım kampanyalarına destek  sağlanacak.  Yardımlar akıllarda soru işareti bırakmadan gerçek ihtiyaç sahiplerine inşallah ulaşır.                                                     Bazen  engellere  takılma  oluyor ya  bu kez  olmasın diyoruz.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KA’B BİN UCRE (R.A)

    14 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Re­su­lul­lah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa he­men hare­kete geçerdi. Bir defasında Re­su­lul­lah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Re­su­lal­lah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koy­madım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Re­su­lul­lah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan ...
  • SÖZÜN SÖYLENDİĞİ MEVSİM

    14 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Değerli Dostlarım, Sizlerle okuyup etkilendiğim ve üzerine önemli dersler çıkardığım bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. Bir grup kurbağa ormanda dolaşıyormuş ve içlerinden ikisi derin bir çukura düşmüş. Arkadaşlarının düştüğünü gören diğer kurbağalar çukurun etrafını sarıp, ne kadar derin olduğunu görünce, düşen arkadaşlarına o çukurdan çıkmanın mümkün olmayacağını söylemişler. Ancak, iki kurbağa diğerlerinin ne dediğini duymazdan gelip, çukurdan kurtulmak için var güçleriyle zıplamaya başlamışlar. Çabalarını gören çukurun tepesindeki kurbağ...
  • Ağustos ayı Türklerin bayramıdır

    13 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Türk tarihinde Ağustos ayının ayrı bir yeri ve ayrı bir şuuru vardır. Ve Ağustos ayı dünden bugün uzanan tarih serüvenimizde bir sıçrayışın bir zaferin ve bir bayramın ismi olmuştur. 16’ncı yüzyıldan 20’nci yüzyıla gelene kadar tesadüf olmayan ama Türkün Milli Şuurunu, Milli direnişini, hürriyetini dibine kadar yaşadığı bir ay olmuştur. Ağustos ayı Türkler için bayramdır. Çünkü bu tarih bir tesadüf değildir. İlkinde Sultan Alparslan Malazgirt Meydan Muharebesi, 26 Ağustos 1071 tarihinde Anadolu’nun adını koyduğu zaferle başladı. Büyük Selçuk...
  • ŞEYBE BİN OSMAN (R.A)

    13 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Şeybe intikam hırsıyla yanıp tutuşuyordu. En sevdiği varlığı, babası Osman bin Ebi Talha, Uhud Savaşı’nda Müslümanlar tarafından öldürülmüştü. Hem de öl­düren, Re­su­lul­lah’ın en yakın akrabalarındandı… Şeybe, babasının intikamını almak için çırpınıyordu. Planlar kuruyor, desise­ler hileler arıyordu. O doymak bilmez hırsı ancak Re­su­lul­lah’ın öldürülmesiyle tatmin olabilirdi. Bunu kafasına koymuştu. Uhud Savaşı’nda bir şey yapamama­nın sıkıntısını taşıyordu. Bu planı uygulamak için arkadaş arıyordu. Huneyn Savaşı bütün şiddetiyle devam...