logo

BERAT GECESİ’NİN ÖNEMİ

BERAT GECESİ’NİN ÖNEMİ

Dünya, ahiret hayatının kazanılması için yaratılmış bir manevi ticaret yeridir. Yıl içinde yapmış olduğumuz bütün faaliyetlerin muhasebesi üç ayların içindeki Berat Gecesi ile başlar,Kadir Gecesi ile biter.

Bazı alimlere göre Duhan Suresinin 2., 3. ve 4. ayetlerinin Berat Gecesinden bahsettiği bildirilir.. 

“O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur.”

İbni Abbas (r.a) bir  rivayete göre bu geceden su şekilde bahsetmiştir :  Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır.   Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu gecede kaydedilir. O yılki hacıların sayısı, herkesin ve her şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir.

Rızıkla ilgili defterler Mikail Aleyhisselama verilir.Savaşlarla ilgili defterler Cebrail Aleyhissalama verilir. Ameller ile ilgili defterler dünya semasında görevli melek olan İsrafil’e verilir. Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail Aleyhisselama teslim edilir.

Fahreddin er-Razi”nin açıklamasına göre bu defterlerin düzenlenmesi Berat Gecesinde başlar, Kadir Gecesinde tamamlanarak her defter sahibine teslim edilir. (Hülasatü’l-Beyan. 13:5251.)

KUR’AN’IN İNDİRİLDİĞİ GECE

Cenab-ı Hak, rivayete göre Kur’an’ın Levh-i Mahfuz’dan dünyaya indirildiği Berat gecesi için Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor;

“Apaçık Kitaba yemin olsun ki, Biz Kur’an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir.” (Duhan, 44/1-4) Böyle bir geceyi ganimet bilip dua, zikir ve ibadete yönelerek amel defterini zenginleştirmek, Allah’ın kulları için bulunmaz bir fırsattır.                                            Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygamberimize ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.

BERAT GECESİNİN ÖZELLİKLERİ

Allah (c.c) Berat Gecesi’nde mümin kullarına berat yazar.  Bu gecenin dört adı vardır: “Mübarek Gece”, “Berae Gecesi”, “Sakk Gecesi. Belge ve senet. (Allah Teala bu gece mümin kullarına beraet yazar)”, “Rahmet Gecesi.”

“Berat, beraet” kelimesi “el-berae” kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir. Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir.

“Beraet” iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması anlamına gelmektedir. Mü’minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup İlahi bağışa ermeleri umulduğu için de Berat Gecesi denmiştir.

Bir kısım alimler, kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dan Mekke’deki Kabe istikametine çevrilmesinin Hicretin ikinci yılında Berat Gecesinde gerçekleştiğini söylemişlerdir. Bu da geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır.

  • Bütün hikmetli işlerin ayırımına başlanması,
  • Bu gecede yapılacak ibadetler diğer vakitlere göre çok daha sevap kazandırması,
  • İlahi rahmet bütün alemi kuşatması.
  • Allah’ın af ve bağışlamasının çok olması
  • Peygamberimize tam bir şefaat yetkisinin verilmiş olmasıda bu geceyi farklı kılmaktadır..

Bir rivayette bildirildiğine göre Resulullah Aleyhissalatü Vesselam Şaban’ın onüçüncü gecesi ümmeti hakkında şefaat niyaz etti, üçte biri verildi. Ondördüncü gecesi niyaz etti üçte ikisi verildi. Onbeşinci gecesi niyaz etti, hepsi verildi. 

Zemzem kuyusunun bu gecede açık bir şekilde coşup çoğalması da bu manaları kuvvetlendiren  bir işaret olarak yorumlanır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde Berat Gecesinin feyiz ve bereketini çeşitli şekillerde anlatmaktadır :

“Şaban’ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir: “İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. “Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim. “Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim. “Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder.”( İbni Mace, İkame, 191.)

Çünkü o gece İlahi rahmet coşmuştur. Berat Gecesi insanlara verilen eşsiz bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirip günahlarını affettirebilen, gönlünden geçirdiklerini bütün samimiyetiyle Cenab-ı Hakka iletip isteklerini Ondan talep eden ve belalardan Ona sığınan bir insan ne kadar bahtiyardır. Buna karşılık, her tarafı kuşatan rahmet tecellisinden istifade edemeyen bir insan ne kadar bedbahttır.

BU GECE AF DIŞINDA KALANLAR

Peygamber Efendimiz bu gecede af dışında kalanları şu hadisleri ile bildirmektedir:

  • “Muhakkak ki, Allah (c.c) Şaban’ın onbeşinci gecesinde rahmetiyle yetişip herşeyi kuşatır. Bütün mahlukatına mağfiret eder. Yalnızca müşrikler ve kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler müstesna (İbni Mace, İkame, 191.)   
  • “Yüce Allah bu gece bütün Müslümanlara mağfiret buyurur, ancak kahin, sihirbaz yahut müşahin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan veya ana babasını inciten yahut zinaya ısrarla devam eden müstesna.”( et-Tergib ve’t-Terhib, 2:118.)
  • “Allah Teala Şaban’ın onbeşinci gecesi tecelli eder ve ana-babasına asi olanlarla Allah’a ortak koşanlar dışında kalan bütün kullarını bağışlar.” (Tirmizi, Savm, 38.)

Üç aylara ayrı bir ruh ve mana içinde giren Peygamber Efendimiz (s.a.v)özellikle Şaban ayına özel bir özen gösterir, başka zamanlarda görülmemiş bir derecede ibadete ve ahiret işlerine yönelirdi. Bu ayın çoğu günlerini oruçlu geçirirken, geceleri de diğer gecelerden çok farklı bir şekilde ihya ederdi.

 Bir Berat Gecesinde uyanıp da Resulullah Aleyhissalatü Vesselamı yanında bulamayan Hz. Aişe(r.anha) kalkarak Efendimizi aramaya başladı. Sonunda Peygamberimizi Cennetü’l-Baki mezarlığında başını semaya kaldırmış halde buldu.

Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam mübarek hanımına Berat Gecesinin faziletini şöyle anlattı:

 “Muhakkak ki, Allah Teala Şaban’ın onbeşinci gecesinde dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve Beni Kelb Kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanları mağfiret eder.”  (Tirmizi, Savm:39.)

İşlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, Berat Kandilinde yirmi bindir. Mesela başka zamanlarda okuduğumuz bir tek Kur’an harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir. Bu bakımdan tam bir ihlasla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde Berat Kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir. “Onun için elden geldiği kadar Kur’an ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kardır.”(Şualar, s.426.)

Tek kişinin çalışma ve kazanma gücü maddi hayatta olduğu gibi manevi hayatta da sınırlıdır . Aynı gayeyi paylaşan ve dünyada aynı maksatla yaşayan mümin kardeşlerimizle birlikte oluşturduğumuz birlik ve beraberlik ; bize sonsuz bir manevi serveti kazandırabilir. Üstelik maddi kazançlarda kar, ortaklar arasında bölünerek küçüldüğü halde manevi karda böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. 

BERAT GECESİNDE YAPILACAK DUA VE İBADETLER

Gecenin manevi değeri dolayısıyla namaz, Kur’an tilaveti, zikir, tesbih ve istiğfarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehaptır.

 İmam-ı Gazali Hazretleri el-İhya’da, Berat Gecesinde yüz rekat namaz kılınması hakkında bir rivayete yer verse de, hadis alimleri bu namazın sünnette yerinin olmadığını, böyle bir namazın Hicretten 400 sene sonra Kudüs’te kılınmış olduğu tesbitinde bulunurlar. Hatta İmam Nevevi böyle bir namazın sünnette bulunmadığı için bid’at bile olduğunu ifade eder.

 Bunun yerine kaza namazının kılınması daha uygundur. 

Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:

“Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten acizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin.”(et-Tergib ve’t-Terhib, 2:.119, 120.)

BERAT DUASI

“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Allah’ım, ey ihsan ve ikram sahibi olan ve kendisine ihsan edilemeyen, ey Celal ve İkram Sahibi, ey lutfu ve ihsanı bol olan, Sen’den başka ilah yok, sen kendisine iltica edenlerin yardımcısı, kendisine sığınanlara eman veren, korkanların kendisinde emniyete kavuştuğu yüce zat’sın.                                                                                                                        Allah’ım! Beni katında, Ümmü’l-Kittab’da şaki/kötü veya mahrum veya kovulmuş veya rızkı dar olarak yazdıysan, Alllah’ım fazl u ihsanınla kötülüğümü, mahrumiyetimi, kovulmamı ve rızkımın az olmamasını sil, beni katında, Ümmü’l-Kitab’dda said/iyi, rızkı bol ve hayırlara muvafffak olan bir kulun olarak yaz. Şüphesiz Sen Rasul’ünün lisanı üzere indirilen Kitab’ında bir söz buyurdun ve Sen’in sözün haktır: «Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır. Ümmü’l-Kitab O’nun yanındadır.» (er-Ra’d, 39)

  • Oruç Tutmak                                                                                                       Peygamber Efendimizin, Ramazan dışında en çok oruç tuttuğu ay, Şaban ayı idi.                                  
  • Kaza Namazı Ve Nafile Namaz Kılmak                                                   En mühim hususlardan biri, namazdır. Hak dostları bu gecede namaz kılmanın ehemmiyetine dikkat çekmişler ve namaz borcu olanların kaza namazı kılmalarını tavsiye etmişlerdir. 
  • Kur’an-ı Kerim Okumak                                                                 Kurʼanʼın nüzulüyle ilgili mübarek iki gece vardır, Beraat gecesi ve Kadir gecesi. Allah dostları mübarek gecelerde çokça Kur’an-ı Kerim okunmasını tavsiye buyurmuşlardır.                                                     İbni Mesut’tan (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resulullah, şöyle buyurdu:                                                    “Kim Kur’an-ı Kerim’den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lâm mîm bir harftir demiyorum; bilakis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.” (Tirmizi, Fezailü’l-Kur’an 16)             İbni Abbas’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resulullah şöyle buyurdu:                                            “Kalbinde Kur’an’dan bir miktar bulunmayan kimse harap ev gibidir.” (Tirmizi, Fazailü’l-Kur’an 18)  
  • Tevbe İstiğfar Etmek                                                                                                                     Allah Teala şirke düşmeyenlerin büyük günahlarını affedeceğini bu gecede müjdelemiştir. (Müslim, İman, 279)                              Hazret-i Peygamber Efendimiz: “Ben, günde yüz kere istiğfar ederim…” (Müslim, Zikir, 42) buyurmuşlardır. 
  • Salavat Getirmek                                 Resulullah’a salavat getirmeyi Allah Teala emretmiştir. Ayrıca hadis-i şeriflerde salavat getirenin bütün sıkıntılarının giderileceği bildirilmiştir. Ayet-i kerimede buyrulur: “Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber’e çokça salat ederler. Ey müminler! Siz de O’na salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!” (el-Ahzab, 56)   
  • Hamd Etmek Ve Şükür Halinde Bulunmak                                           Bu mübarek gecelerde Rabbimize çokça hamd etmeli ve şükür halinde bulunmalıyız.  Ayet-i kerimede “Ölümsüz ve daima diri olan Allah’a güvenip dayan. Onu hamd ile tesbih et!…” (Furkan sûresi, 58) buyrulmaktadır. Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:                                                                                                 “Meşru işlere Allah’a hamd ile başlanmazsa hayır ve bereketi kesilir.” (İbn-i Mace, Nikah, 19; Ebu Davud, Edeb, 18)                                                                                                         “Şükür, imanın yarısıdır…” (Süyuti, el-Camiu’s-Sağir, I, 107)
  • Allah’ı Çokça Zikretmek                                                               Mübarek gecelerde Rabbimizi zikretmeye daha çok önem verilmelidir.                                               Ayet-i kerimede buyrulur:                                                                                           “Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle, sabah-akşam Rabbini an. Gafillerden olma!” (el- A’raf, 205)                                            “Rabbinin ismini zikret ve bütün varlığınla O’na yönel.” (el-Müzzemmil, 8)                        “…Allah’ı zikretmek, elbette en büyük (ibadet)’tir…” (el-Ankebut, 45)                                              
  • Sadaka Vermek                                Allah yolunda infakta bulunup sadaka vermenin kişiyi pek çok tehlike ve belalardan muhafaza edeceği, buna ilaveten sadaka sahibini Muhabbetullah’a nail eyleyeceği unutulmamalıdır. Bu müstesna geceler de sadaka vermeye en güzel vesilelerdir. Zira Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur:                 “Allah yolunda infak edin! Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Bir de ihsanda bulunun. Zira Allah, muhsinleri (iyilikte bulunan, işini güzel yapan ve ihsan şuuru ile yaşayanları) sever.” (el-Bakara, 195)                                                                  Efendimiz, zengin-fakir her mümini infaka teşvik eder; bir hurmadan başka bir şeyi olmayan için:                                        “Yarım hurmayla da olsa Cehennem ateşinden korunun, onu da bulamazsanız güzel ve hoş bir söz ile korunun.” buyururdu. (Buhari, Edeb, 34)  Bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz Berat Gecesinin hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederiz.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ