logo

TEKALİF-İ MİLLİYE

RECEP TAŞCI

RECEP TAŞCI
recep.tasci@sonsaat.com.tr

Biz Bize Yeteriz Türkiyem

Genç ve yeni jenerasyona yabancı gelen bir kelimenin ne olduğunu hatırlatalım.              Tekâlif-i Milliye,” Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından olan Sakarya Meydan Muharebesi öncesi ordunun ihtiyacını karşılamak ve Sakarya Savaşı’na hazırlanmak için Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın kanunla kendisine verilen yasama yetkisini kullanarak yayınladığı “Ulusal Yükümlülük” emirleridir.” diyerek yazımıza başlayalım.                                 Şimdi bunun ekonomi ile bağlantısı ne diyenler olduğunu düşünenler olabilir.                                                     Çok alakalı hemde çok.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 maaşını bağlayarak “Bizbize yeteriz Türkiyem” bağış kampanyası başlattı. Başta milletvekilleri bürokratlar sivil toplum kuruluşları kamu kurumları özel sektör temsilcileri. Ve halkın kendisi cumhur 10 liralık sms lerle bu büyük bağış kampanyasına katıldı. Hatta Ülkemizde yaşayan azınlıklar (ermeni cemati başta olmak üzere birçok gayri müslüm cemaatler) bile bu kampanyada yerini aldı. Kısaca çok kısa sürede çığ gibi büyüdü bu makaleyi kaleme aldığımda 1 milyarı Türk lirasını aşmıştı.

Bu bir milli seferberlikti.Belkide Cumhur ve başkanın ortak müşterek bir amaç için birlikte gerçekleştirdiği güzel bir yardımlaşma örneğiydi.

Tabi tepkide gördü,nasıl olurda sosyal bir devlet halkına yardım etmek yerine halktan alıp halka yardım edebilirdi. Oysa bu kötü günde sosyal devlet halkına yardım etmeyecekse ne zaman yardım edecekti.                                                                                                                           Birçok muhalif grup şiddetle tenkit etti.                                                                  İşte tam burda gündemimize oturdu Tekâlif-i Milliye.                         Bu eleştirilere Biz bize yeteriz Türkiyem diyen Cumhur başkanı Recep Tayyip Erdoğan Atatürkün kurtuluş savaşında başlattığı Tekâlif-i Milliye’yle cevap verdi.

Peki yıllar önce ne oldu bir bakalım.                                             Bugün olduğu gibi dünde halk varını yoğunu ortaya kayarak bir mili mücadele de seferber oldu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün orduyu güçlendirmek için 7–8 Ağustos 1921 yılında  10 maddelik Tekâlif-i Milliye Emirlerini yayınladı.

Bu emirler neydi ne anlam taşıyordu. Milli Vergi ve Ulusal Yükümlülükler anlamlarına gelen Bu emirler sayesinde imkanları kısıtlı olan ordunun taşıt, araç ve gereç bakımından gücünün arttırılması, yiyecek ve giyeceğinin temin edilmesi sağlanmıştı. Emirlerle birlikte halk, maddi ve manevi bütün kaynaklarıyla Kurtuluş Savaşı’na katılmaya çağrılmış ve böylece Türk ordusunun ihtiyaçları karşılanmıştı.

7–8 Ağustos 1921 yılında yayınlanan 10 maddelik Tekâlif-i Milliye Emirleri

1)Her ilçede bir tane Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurulacak.                                                                        2)Halk, elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim edecek.   3)Her aile bir askeri giydirecek.                                                            4)Yiyecek ve giyecek maddelerinin %40’ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri  ödenecek.   5)Ticaret adamlarının elindeki her türlü giyim eşyasının %40’ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.      6)Her türlü makineli aracın %40’ına el konacak.    7)Halkın elindeki binek hayvanlarının ve taşıt araçlarının %20’sine el konacak.                                                                                                     8)Sahipsiz    bütün mallara el konacak.                                             9)Tüm demirci, dökümcü, nalbant, terzi ve marangoz gibi iş sahipleri ordunun emrinde çalışacak. 10)Halkın elindeki araçlar bir defa olmak üzere 100 km’lik mesafeye ücretsiz askeri ulaşım sağlayacak.                                                                                                                                            “Bizbize yeteriz Türkiyem “yardımlaşma dayanışma kampanyasında, kinsenin malına el konulmuyor, kimse zorla devlete çalış denilmiyor, herkes” hayırda yarışınız” hadisi şerifinin gereğini yapıyor.                                                                                                                                            Yüzyılın salgının yaşandığı bugünde birlik ve beraberliğimizin  pekişmesine vesile olan bu uygulama aynı zamanda dinimizin de bir emri değil mi.?

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBAD BİN BİŞR (R.A)

    06 Haziran 2020 Köşe Yazıları

    Onu abidler arasında arayan, gecesini ibadetle, Kur'ân'la geçiren bir muttaki olarak görür. Kahramanlar arasında arayan, Allah'ın (c.c.) adım yükseltmek için çarpışan cesur bir cihat eri olarak bulur. Valiler arasında arayan, Müslümanların malları konusunda güvenilir, emin bir kimse olarak görür. O nerede bulunmuşsa orada fazilet örneği olmuştur. Hazreti Aişe (r. anha) onun hakkında şöyle demiştir: "Ensar'dan üç kişi vardır ki, fazilette hiç kimse onların üstüne çıkamamıştır. Hepsi de Beni Abdil-eşhel'den olan bu şahıslar, Sa'd İbni Muaz,...
  • BİR KÜÇÜĞÜN HEVESİ , BİR BÜYÜĞÜN KALEMİ

    06 Haziran 2020 Köşe Yazıları

    Küçük bir çocuktum. Madagaskar filmini seyretmiş , belki de vahşi doğa ile ilk defa tanışmıştım. Masaüstü bilgisayarım için bir Madagaskar oyun CD’ si almış ve Alex ile maceralara atılıyordum. 90 ve 2000’li yılları çocuklarının çok severek izlediği bir film ; Madagaskar ! Hayvansever bir çocuk olarak en sevdiğim filmlerdendi kendisi. Yıllarca Madagaskar adasına gitme hayaliyle yanıp tutuşarak büyüdüm. Şimdi biraz araştırınca, hala gitmek ister miyim , ya da benim gibi Madagaskar adasına gitmek isteyerek büyüyen bir çocuk, hala filmlerdeki...
  • PANDEMİNİN “YENİ NORMAL” DÜZENDE DÜNYA EKONOMİSİNE ETKİLERİ

    05 Haziran 2020 Köşe Yazıları

    Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Küresel durgunluk ihtimali çok yüksek. Tam da Ticaret savaşlarının kızıştığı bir ortamda Çin’den dünyaya yayılan virüs aslında küresel durgunluğu bir bakıma hızlandırdı. Harvard Üniversitesi’nde Ekonomi ve Kamu Politikası Profesörü Kenneth Rogoff 2 Mart’ 2020 de Project Syndicate web sitesi için kaleme aldığı “1970’lerin Hissiyatı” başlıklı yazısında, yeni bir küresel durgunluğun eli kulağında olduğunu ve bunun, hem arz hem de talep tarafında yaşanacak şoklar nedeniyle 2001 ve 2008’deki durgunluklar...
  • AMERİKA TARİHİ IRKÇILIKLA YAZILMIŞTIR

    05 Haziran 2020 Köşe Yazıları

    Amerika Birleşik Devletleri tarihi, korkunç olaylarla doludur. Zengin ve bakir topraklarıyla Amerika, Avrupalıların iştahlarını kabartmıştır. Bu nedenle yeni kıtanın keşfinin ardından bölgeye akın akın göçler başlamıştır. Kıtanın gerçek sahipleri olan yerlilerin elinden, tarihte eşine az rastlanır bir vahşetle, hem altın, gümüş gibi yeraltı zenginlikleri, hem de toprakları alınmıştır. Burada ilk oluşturulan koloniler Avrupalıların birer şubesi durumuna getirildiler. 17.ci yüzyılın ikinci yarısına kadar Amerika’ya akın eden göçmenlerin büyük b...