07 Mart 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 9.904.660 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 05:58
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

DÜNYA EBEDİ DEĞİLDİR…

Allah, ölümü ve hayatı yarattığını Kur’an-ı Kerim’ de pek çok ayette bizlere bildirmektedir. O hayatı ve ölümü, biz kullarını  imtihan etmek için yaratmıştır.  Bize düşen de bu imtihanı kazanmak için bize verilen  hayatı iyi değerlendirmektir.  Çünkü bu dünya hem fani hem de çok kısadır. Yarın! Yarın! diye üzerimize düşen görevlerimizi ertelersek, bir yarın daha bulamayabiliriz.   Dünya bizim ebedi yurdumuz değildir.Yalnızca ebedi mutluluğu kazanma veya kaybetme yeridir. Çiftçi misali tarlamıza hangi tohumu ekersek, vakti geldiğinde  onu biçeriz. Boş bıraktığımızda  hiç bir şey elde edemediğimiz dibi , muhtaç duruma bile düşebiliriz. Dünyada belki yardımcı bulabiliriz ama ahirette yardımcımız olmayacaktır.

Dünya  ebedi  değildir.  Bir yolcu gibi  uğrayıp sonra da bırakıp gideceğimizi  unutmayalım.  Dünya ve ahret  işlerimizde dengeli olalım. Ahireti ihmal ederek dünyayı kazanmaya çalışmak, dünyayı  ihmal ederek te ahireti kazanmaya çalışmak yanlıştır Günümüzde zaman zaman , “görmediğime inanmam” ve “ahirete giden gelen var mı?” gibi sözlerle ahiret hayatının inkara kalkanlara şahit oluyoruz. Aslında ahiretin varlığına delil olarak içinde yaşadığımız hayat yeterli değil midir?  Rabbimiz , bizi yokluk ve karanlıklardan çıkarıp pırıl pırıl bir alemde hayat dediğimiz nimeti vermiş olduğuna göre, ölünce aynı şeyin bir kere daha tekrarlanması nasıl imkansız olabilir ki ?  Ayrıca bir yerden veya bir şeyden haber vermek için o yere gitmek veya o şeyi mutlaka gözümüzle görmemiz de gerekmez.  Yaşadığımız zamanda  teknoloji ile dünyanın her yerinden , yıldızlardan, samanyolundan ve gezegenlerden haberdar oluyoruz. Uzayda hala ulaşılamamış yeni gezegenler olduğunu öğreniyoruz. Var mı gidip gelen buralara?  Ama bilim adamlarının bize duyurmasıyla bunları görmüş gibi kabul ediyoruz.  Dolayısıyla , varlığı sınırsız delillerle ispatlanan ahrete inanmamak tabii ki mümkün değildir .Bu dünya hayatından başka hayatın olduğunu kabullenmeyenler, orada bunun doğruluğunu yaşayarak göreceklerdir. Müslümanın hem dünya, hem de ahiret için çalışarak, her gün daha ileri gitmesi gerekir.Dinimizin emri budur. Böylece de Allah’ın rızasına uygun geçirilen bir ömrün akıbeti olan ahiret, iyi ve güzel olacaktır.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Niyet Perdesi

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.