06 Mart 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 9.903.106 kişiye ulaştı.

a Akşam Vakti 19:07
İstanbul 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

GIYBET

Dinimiz sosyal ilişkilere, ahlaki davranışlara, kişilik haklarının korunmasına, güven, huzur ve barış ortamını yok edecek, kavga, tartışma ve dargınlıklara sebep olacak davranışlardan kaçınılmasına büyük önem vermiştir. Bu sebeple sosyal ilişkileri zedeleyen, temel hakları ihlal eden ve ahlaki zafiyete sebebiyete veren gıybet, iftira, yalan, nifak, fesat, tecessüs, haset, hiciv ve benzeri söz, fiil ve davranışları yasaklamıştır.

 “Gıybet”; bir insanı gıyabında eleştirmek, çekiştirmek ve hoşlanmayacağı sözler söylemektir. Halk arasında buna “dedikodu” da denir. Kişinin bedeni, nesebi, ahlakı, işi, dini, elbisesi, evi, bineği ve benzeri şeyler dedikodu konusu olabilir. Bir başkasının Gözün şaşılığı, saçlarının döküklüğü, uzun veya kısa boylu olması , siyah veya sarı renkte olması gibi nitelikleri hakkında alaylı bir şekilde bahsedilmesi gıybet olur. Burada hemen gıybet yapan kimsenin savunması devreye girer , “ ama onda olan bir şeyi söylüyorum” olanı söylediğin için  gıybet  deniliyor. Gıyabında konuşulan nitelik o kişide yoksa , zaten buna gıybet değil “iftira” denir. İftira gıybetten daha da kötü bir davranıştır. Çünkü gıybette zikredilen husus kişide vardır, iftirada ise yoktur.

Bir Ayeti kerimesinde Allah, kişilik haklarını ihlal eden üç davranıştan sakınılmasını emretmektedir. (Hucurat,49/12) Bunlar; “kötü zanda bulunmak”, “insanların gizli hallerini araştırmak” ve “gıybet etmek”tir. Her üçü, kişilik haklarını ihlal eden, toplumun huzur ve güvenini sarsan davranışlardır. Aynı zamanda  üçü de kişi ve toplum hayatında tedavisi çok zor yaralar açan birer hastalıktır. Özellikle gıybet çok çirkin bir davranıştır. Bu çirkinliği yüce Allah, ölen bir insanın etini yemeye benzetmiştir. Ölü bir insanın etini yemek ne kadar çirkin ise gıybet de o kadar çirkin bir davranıştır. Bu benzetme, müminleri bu davranıştan alıkoymaya ve gıybet günahının büyüklüğünü beyan etmeye yöneliktir. Allah katında üstünlük takvadadır. İnsanlardaki fiziki niteliklerin önemli yoktur, bunlar kusur sayılmaz.  Gıybet eden insan takvanın gerektirdiği bir davranışı sergileyememiş ve  ahlakından taviz vermiş, kul hakkı yüklenmiş ve büyük günah işlemiş olur. Gıybet; zayıf, zelil, manen ve ahlaken aşağı derecede olan insanların yapacağı bir davranıştır.

Gıybet; kişi, aile, toplum hatta bir milletin bütün mensuplarını rencide edebilir. Bu; kişiler, aileler ve toplumlar arasında huzursuzluk, kırgınlık hatta kavgaya bile sebebiyet verebilir. Bu nedenle Allahü Teala ve  Peygamberimiz  Efendimiz(s.a.v) gıybet etmeyi şiddetle yasaklamışlar, büyük günah olduğunu bildirmiştir. Gıybet, müminin “fasık” ve “asi” olmasına sebep olur. Gıybeti yapılan kimse hakkını helal etmedikçe kişi gıybetin günahından kurtulamaz. Çünkü gıybet etmek kul hakkı kapsamına girer. Kul hakkını ise Allah bağışlamaz. Söylediği söz, yaptığı fiil ve sergilediği davranış ile her türlü günahı ve kötülüğü işleyen, fert ve topluma zararlı olan, hırsızlık ve iftira eden, ırz ve namus düşmanlığı yapan bir kimsenin bu ahlak dışı niteliği zararından korunması için bir başkasına söylenebilir. Bu gıybet değildir.

Gıybeti yapılan kimse gıybet sebebiyle zarara uğramış veya zara uğraması söz konusu ise duruma müdahale edebilir, ilgili mercilere şikayet edebilir, zalimin yüzüne zulmünü söyleyebilir.

Yanında gıybet yapılan kimsenin hiçbir şey söylemeden gıybeti dinlemesi ahlaki bir davranış değildir. Ne yapması gerekir? Müminin aleyhine konuşulmasına, gıybetinin yapılmasına müsaade etmemesi gerekir.

Bunu iki şekilde yapabilir:

1) Sözlü olarak müdahale eder, bunun doğru olmadığını, gıybet etmenin haram ve büyük günah olduğunu söyler. Bu, müminin iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma görevidir. Kur’an’ın bir çok ayetinde bu konu  müminlere anlatılmıştır.

2) Sözlü olarak gıybetin yapılmasına engel olamayacaksa hiç olmazsa yapılan gıybete ortak olmamalı, gıybet sözlerini dinlememeli, gıybet yapılan ortamı terk etmelidir.

Mümin gıybet etmemelidir. Etti ise günahına tövbe etmeli, gıybet ettiği kimseden af ve helalık dilemelidir.

Aklını kullanan, ayet ve hadisleri iyice düşünen, ahirete iman eden müslüman, gıybet belasından kendisini korumalıdır

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Corona Festivali

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.