05 Mart 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 9.871.003 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 06:01
İstanbul 12°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

EVDE DE DIŞARDA DA BİR ‘’YALNIZLIK’’

Bugünlerde tüm insanlık “korona virüs” krizi ile küresel salgını (pandemi) ile boğuşuyor. Bu virüs Aralık 2019’da Çin’in bir şehrinde başladı. Ancak her nedense birkaç Asya Ülkesi hariç (Japonya, Güney Kore vb.) dünya bu virüsü ciddiye almadı. İngiltere, ABD, İtalya ve İspanya bu ciddiyetsizliğin (belki öngörüsüzlüğün) sonucu olarak büyük sağlık problemleri ve çok sayıda kayıp verdiler ve hala da kriz tüm sıcaklığı ile devam ediyor. Bizim ülkemizde ise ilk vaka Mart 2020’de ortaya çıktı. Ülkemiz Sağlık Bakanlığımızın koordinesinde mücadele ediyor. Umarız ve dileriz ki ülkemiz ve elbette tüm insanlık en az hasarla bu kaosu atlatır. Bana göre ve sanırım birçok kişiye göre koronadan önce ve koronadan sonra olmak üzere önemli farklılıklara dikkat çeken bir durum ve anlayışla bu yaşadığımız trajediyi anlamaya çalışmak lazım geldiği düşüncesindeyim.

Bence tüm ülkelerde bu hastalığın yarattığı kriz ortamının toplumsal sonuçları olabilir. Bu sonuçlar temel olarak şöyle sıralanabilir siyasal, sosyolojik, psikolojik, ekonomik sonuçları olabilir. Ülke yönetimleri, toplum yönetimleri, toplumsal alışkanlıklar, bireysel alışkanlıklar da önemli farklıklar olacak. Bu farklılıklar iyi yönde mi olacak, kötü yöntemi olacak göreceğiz.

Şöyle bir düşünelim bu salgın hastalıktan önceki toplumsal ve bireysel alışkanlıklarımız ile salgın hastalıktan sonraki alışkanlıklarımızı nereye evriliyor sizce? Ben bireysel sonuçları dolayısı ile bunun eğitim anlayışına yansımaları üzerinde analiz yapmaya çalışacağım:

Bu süreçte en çok söylenen sözler neler “evde kal”, “bireysel temizliğe dikkat et”, “kendini izole et”, “kimse ile bir metreden fazla yaklaşma” gibi bizi korkuyla, kaygıyla yeni bir duruma zorlayan talimatlar.

Evde de dışarda da bir “yalnızlık”, “yalnızlaşma” söz konusu. Yalnızlık nedir? Bireyin psikolojik olarak kendi kendine yetme becerisidir. Haftalarca belki aylarca sürecek bir yalnız yaşam! Neden bu yalnızlık kendimizi koruma kaygımızdan. Kimden koruyoruz kendimizi? Hastalıktan. Acaba bir hastalıktan korunurken başka hastalıklara, travmalara davetiye mi çıkarıyoruz? Denebilir ki başka çare var mı? Maalesef şimdilik yok. Ama zaten ne demiştik hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bakın her şey yalnızlığı zorluyor! Evden çalış, evden alışveriş yap, online ödeme yap, evden eğitim, uzaktan eğitim. Bu değişim iyi midir, kötü müdür onu zaman gösterecek. Ben sadece benim gördüğüm manzarayı kendimce anlamaya ve anlatmaya çalışıyorum. Yalnız olmanın olumlu yanları ve olumsuz yanları da olacaktır.Yeni gelişen hastalıktan daha fazla yalnızlık, daha fazla bireyselleşme kalacak gibi görünüyor.

Bu yeni moda bireyselleşmenin sonuçlarından bir tanesi de eğitim ile ilgili algıların ve anlayışların büyük oranda değişebileceğini gösteriyor. Salgından önce dijitalleşen dünya, z kuşağı ve online dünya hayatımızda vardı. Ve 21. YY eğitimi ve insan becerileri kapsamında da gündemde olan bir konuydu. Zaten yüz yüze öğretim teknolojinin gelişmesiyle önemini kaybetmeye başlamıştı. Şimdi salgın dayatmasıyla veya zorlamasıyla veya mecburiyeti ile uzaktan online öğretim modelinin içinde bulduk kendimizi.

O zaman eğitim sistemi, yetişkin eğitiminin bu yeni duruma hızla uyum sağlama mecburiyeti var. Bu hastalık illeti ile dijital hayat daha çok kapsayacak her şeyi. Artık çalışan profesyonellerin büyük bir çoğunluğu bilişim teknolojileri becerileri ile kendilerini donatmak zorundalar. Bilişim teknolojilerinden uzak olmak okuma yazma bilmemek gibi olacak.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

KOĞUCULUK VE İFTİRA

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.