05 Mart 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 9.656.334 kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 13:21
İstanbul 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

KİBİR VE TEVAZU

Bize verilen nimetler karşısında  çok çabuk kibirlenen ve şımaran bir yapımız var. Allah (c.c) tarafından verilen bu nimetleri  bir imtihan veya  kendimiz için bir sorumluluk olarak görmüyoruz maalesef. Bu nimet ve imkanların kalıcı olduğunu sanıyor ve yanılgıya düşüyoruz. Evlat ,mal ve makam bizleri kibirlendiriyor. Kendimiz olmaz işleri olduracak sanıyoruz.  Zenginleştikçe şımarıp azıyoruz.  Oysa böbürlenmenin ve kibirin ne kadar anlamsız olduğunu ve ne kadar kötü bir huy olduğunu  anlamakta zorlanıyoruz.  Öyle yenik düşüyoruz ki kibirimize her zaman kendimizi haklı görüyor insanları küçümsüyoruz., belki başkalarının haklarını ihlal ediyoruz. Oysa biliyoruz ki Allah(c.c) Kur’an-ı Kerim’de ; övünenleri,kibirlileri ve büyüklük taslayanları sevmediğini belirtiyor.

Kibir boş bir kuruntudan başka bir şey değildir. Bilgili ve erdemli insanlar kibrin büyüsüne kapılmaz, büyüklük taslamazlar. Alçak gönüllü ve ağır başlı olurlar. Yaşayışlarında sadeliği tercih ederler.

Büyüklük ve övünmek hastalığına yakalananlar insanlar toplum içinde sevilmez ve saygı görmezler.  Sevilmiş olsalar bile bu sevgi yapmacık olur. Bunların makam ve mevkileri servetleri ellerinden çıkınca çevresindeki kişilerin dostlukları da sona erer. Dünyada yalnızlığa terk edilirler. Her şeyin sahibinin Allah olduğunu, mülkü verenin de alanın da O olduğunu idrak etmeli, Allah’ın nimetlerini tüketirken böbürlenmenin bizi alçaltacağını bilmeliyiz. Kötü duygu ve düşünceler  ruhu bozup insanı iyiliklerden ve doğru yoldan saptırır. Tevazu (alçak gönüllülük), doğruluk, sabır, cesaret, emanete riayet, nimete ve iyiliğe karşı şükür, yumuşaklık, sevgi, merhamet, cömertlik gibi övülen tavır  ve davranışlar ise insana saygı ve sevgi kazandırır.

Bedenimizin sağlığı için ne kadar uğraş veriyor, doktora gidiyor, gerekli tedavileri uyguluyor, soğuk ve sıcağa karşı tedbir alıyorsak, kalp hastalıklarına da en az bedenimize gösterdiğimiz dikkati  göstermemiz gerekir. İnsanın gurur ve büyüklenmesinin sebeplerine baktığımızda bunun birkaç türlü ortaya çıktığını görürüz. Bunlardan birincisi ve en tehlikelisi yüce Allah’a, ve Peygamberine karşı gösterilen kibir ve gururdur. İkincisi ise kişinin kendi nefsinde oluşturduğu kibir ve gururdur. Bunlar da insanın ilmiyle, ibadetiyle, güç ve kuvvetiyle, servetiyle, makam ve mevki ile yakınlarının çokluğu ile başkalarına karşı övünmesidir. Halbuki hiçbir kimsenin başkasına karşı büyüklenme hakkı yoktur. Hiçbir maddi ve manevi vasfımızı diğer insanlara karşı üstünlük sebebi saymamalıyız.

Eğer  Allah(c.c)’ın sevgisini istiyorsak, kalbimizdeki tüm kötü duygu ve düşüncelerden sıyrılmamız ve temiz bir kalple Allah’ın huzuruna çıkmamız gerekir. Çünkü  “Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez.” (Lokman, 31/18.)

 

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

GÜMRÜK ÜZERİNDEN ÜLKEYE VURULAN DARBE !!

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.