26 Şubat 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 8.439.793 kişiye ulaştı.

a İkindi Vakti 16:26
İstanbul 12°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

BERA BİN AZİB (R.A)

Bera Bin Azib (r.a) ; Efendimiz’ (s.a.v) e olan bağlılığı ve sevgisinden dolayı ismini andıkça gözleri yaşaran , Peygamber aşığı bir sahabi…

Bera Bin Azib, Medine’nin Evs kabilesindendir. Ebu Umare künyesiyle meşhur olup Ensar’ın ileri gelenlerindendir. İlk islami bilgileri hicretten önce Resil-i Ekrem (s.a.v) Efendimizin muallim olarak Medine’ye gönderdiği Mus’ab İbni Umeyr (r.a.)’dan öğrendi. Küçük yaşta müslüman oldu. Babası Azib de sahabi idi. Annesi Habibe Bin Ebi Habibe’dir.

Bera Bin Azib (r.a.) Medine’ye gelen ilk sahabilerle görüşüp onlardan İslam’ı öğrendi. Küçüktü fakat gayretliydi. Kendisi o günlerini şöyle anlatır: “Resul-i Ekrem (s.a.v)’in ashabından Medine’ye ilk gelen Mus’ab ile Abdullah İbni Ümmi Mektum idi. Bunlar bize Kur’an okutuyorlardı. Hurma bahçelerinde İslâm’ı anlatıyorlardı. Sonra Ammar, Bilal ve Saad geldiler. Daha sonra Ömer İbni Hattab (r.a.) 20 kişi ile geldi. Nihayet Resul-i Ekrem (s.a.) Efendimiz teşrif buyurdu. Medine halkının hayatlarında Peygamberimizin gelişine sevindikleri kadar hiçbir şeye sevindiğini görmedim. Çocukların bile birbirine Resulullah (s.a.v)’in gelişini müjdelediklerini gördüm. Resul-i Ekrem (s.a.v)’in kudumundan sonra kendilerinden “Sebbihisme Rabbike’l-a’la” suresini öğrendim.”

Bera Bin Azib (r.a.) her zaman İki Cihan Güneşi Efendimizle beraber olmak isterdi. Savaşlarda dahi ondan ayrılmak istemezdi. Bedir savaşına katılmak istedi. Fakat yaşı küçük olduğu için kabul edilmedi. 15 yaşlarında iken Uhud savaşına katıldı. Bundan sonra bütün savaşlarda bulundu. Sevgili Peygamberimizle birlikte bizzat 14 veya 18 savaşa iştirak etti. Bazı seriyyelerde de görev aldı. Bilhassa Huneyn’de büyük yararlık gösterdi. Son derece kahramanlık ve fedakarlık örnekleri sergiledi. Çok cesurdu. Halid bin Velid (r.a.) kumandasında gönderilen ordu ile Yemen taraflarına gitti. Hulefa-i Raşidin devrinde de cihattan geri durmadı. Rey ve Tüster’in fethine katıldı. Hz. Ali (r.a.) devrinde Cemel, Sıffın ve Nehravan savaşlarına iştirak etti. Bu arada Küfe’ye yerleşti. Hayatının son devrini, hadis ve fıkıh dersleri vermekle geçirdi.

MEŞHUR SAHABİ

Bera (r.a.), hadis-i şeriflerin nakline, neşrine ve öğretilmesine özel itina ve gayret ederdi. Bunun için hadis rivayetiyle meşhur sahabi olarak da anıldı. Rivayet ettiği hadislerin toplamı 305 adet civarında idi. Bunlardan yirmi ikisi Sahihi Buhari ve Sahih-i Müslim’de müştereken rivayet edildi.

Bir gün Sevgili Peygamberimiz Bera (r.a.)’a bir dua öğretti. O da bu duayı tekrar ederken “Nebiyyike” kelimesinin yerine “Resulike” kelimesini değiştirerek okudu. Bunun üzerine İki Cihan Güneşi Efendimiz; “Nebiyyike” diyerek oku!” buyurdu. Bir kelimenin dahi değiştirilmesine gönlü razı olmadı. Hadis-i şerif Bera (r.a.) tarafından şu şekilde rivayet edildi.

Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu: “Gece yatacağın zaman abdest al, sağ tarafına yat ve şu duayı oku. Ya Rabbi! Kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana yönelttim. İşlerimi sana havale ettim. Sırtımı sana dayadım. Sana muhabbetimden ve senden korkumdan dolayı Sana sağınırım. Senden başka sığınılacak başka bir yer yoktur. Ancak sen varsın. Ya Rabbi! Senin indirdiğin kitaba inandım. Gönderdiğin Peygambere iman ettim.”

KALBE GİREN BOZUKLUK

O, Resulullah (s.a.v)’den nasıl öğrendiyse o şekilde tatbik etti ve etrafına göstererek örnek oldu. Namazda saf tutulması konusunda Efendimizden duyduklarını şöyle nakletti: “Namaz kılmak için ayağa kalktığımız zaman Resulullah (s.a.) saflar arasında dolaşır, elleri ile göğsümüze veya sırtımıza dokunur, safları düzeltir ve; “Saflarınız bozuk olmasın. Sonra o bozukluk kalplerinize de girer.” buyururdu.

Bir gün Bera (r.a.) arkadaşıyla yolda karşılaştı. Elini tutup gülümsedi. Arkadaşına niçin gülümsediğimi biliyor musun? dedi. Arkadaşı da: “Bilmiyorum, fakat burada bir hayır vardır” dedi. Bunun üzerine Bera (r.a.) şu izahatta bulundu.

Bir gün Resul-i Ekrem (s.a.) Efendimizle yolda karşılaştım. Elimi ellerine aldı ve tebessüm etti. Niçin gülümsediklerini anlayıp anlamadığımı sordu. Ben de sizin verdiğiniz cevabı verdim. O zaman Resul-i Ekrem (s.a.) şöyle buyurdu: “İki müslüman karşılaşır da selamlaşır ve birbirlerinin elini sıkarsa bunu da sadece Allah rızası için yaparlarsa Cenab-ı Hak onları oradan ayrılmadan mağfiretine nail eder.”

İslam, gönülleri böyle kazandı… Önce gönüller fethedildi… Sevgi merhamet şefkat, samimiyet, tevazu, engin gönül sahibi insanlar bu şekilde yetişti… Sonra hayata aksetti… Yüce ahlaka sahip toplumlar kuruldu…

Bera İbni Azib (r.a.) miladi 691 tarihinde seksen yaşlarında iken Küfe’de vefat etti.

 

 

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Hoşgeldin 11 Ayın Sultanı

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.