02 Mart 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 8.988.229 kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 13:21
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

İSLAM’IN İLK HANIM ŞEHİDİ ; SÜMEYYE BİNTİ HABBAT (R.ANHA)

Sümeyye binti Habbat, Mahzumoğullarından Ebu Huzeyfe İbni Muğıre’nin cariyesi idi. Hizmetiyle kendini sevdirmişti. Ebu Huzeyfe onu Yssir ile evlendirdi. Yssir, Yemen’den kalkıp Mekke’ye gelen ve Ebu Huzeyfe’ye sığınarak yanında çalışan bir gençti. Çocukları olunca Yasir’i azat etti.

Bu evlilikten büyük sahab Ammar İbni Yasir (r.a) dünyaya geldi. İslam’in ilk günlerinde bu bahtiyar ailenin fertleri birlikte İslam’la şereflenerek birer iman fedaisi oldular. Azgın müşriklerin akıl almaz işkencelerine maruz kaldılar. Mekke’de kendilerini koruyacak kimseleri olmadığı için en acılı, en şiddetli işkencelere tabî tutuldular. Başta Mahzumoğulları olmak üzere Kureyş müşriklerinin en ağır işkencelerine uğradılar. Güneşin en sıcak olduğu öğle vakitlerinde, kızgın kumlar üzerinde develere bağlatılarak sürüklendiler. Kor parçası alev alev yanan kayalarla vücutlarını dağladılar. Ama onları asla imanlarından geri döndüremediler.

Yasir ailesi olarak karı-koca ve oğulları Ammar (r.a) imanda sebat etmenin en güzel örneğini verdiler. Canları pahasına da olsa Allah’a ve Resulüne inanmanın ne büyük güç ve saadet olduğunu gösterdiler. Karı-koca birlikte şehid edildiler. Yasir (r.a.) ile Sümeyye ana İslam’ın ilk şehidleri olarak tarihin şeref sayfalarına geçtiler.

Bir gün İki Cihan Güneşi Efendimiz bu kahraman aileye işkence yapılan yere gitti. Uzaktan Rasulullah (s.a.v)’in geldiğini görünce acılarını unutarak ona doğru bakmaya başladılar. Sanki onu karşılamak istercesine gözlerini ondan ayırmadılar. Yapılan işkencelere aldırış etmeden onu görmenin sevinciyle ferahladılar. Yanlarına yakınlaşınca Rahmet Peygamberi Efendimiz onların dirençlerini artıracak, imanlarını koruma konusunda sabır ve tahammül gücü verecek, çektikleri eza ve cefalara karşı teselli ve teskine vesile olacak şu müjdeyi verdi: “Sabredin ey Yasir ailesi! Sabredin ey Yasir ailesi! Sizi Cennet’le müjdelerim.” diye seslendi.

İslam’ın ilk çilekeşlerine ebedi kalacakları yurdu yani cenneti vaad ederek, “Darüsselam” ’ı  selamette kalınacak yeri hedef olarak gösterdi. Ama insan acizdi. Zayıf yaratılmıştı. Günler hep böyle işkence altında mı geçecekti. Yasir (r.a) büyük bir teslimiyet içerisinde tekrar:

“Ya Rasulallah! Vakit hep böyle mi geçecek?” diye sordu.

Şefkat Peygamberi Efendimizin de yüreği sızlamaktaydı. Onlara yapılan işkenceyi kendine yapılmış gibi hissetmekteydi. Ama beşer olarak bir mücadele verilmesi gerekiyordu. Onların direnmelerini istedi ve: “Allahım Yasir ailesine rahmet ve mağfiretini ihsan et!” diye dua etti. Onları ancak bu şekilde teselli etmeye çalıştı.

Aradan bir kaç gün geçmişti. İşkenceler devam etmekteydi. Yasir (r.a) yaşlı idi. Yapılan eza ve cefalara dayanamadı ve ruhunu teslim etti. Allah ve Rasulü yolunda, iman mücadelesinde erkeklerden ilk şehid olma bahtiyarlığına erişti. Ebu Cehil’in amcası Ebu Huzeyfe, Yasir’in şehadetinden sonra bütün hıncını Sümeyye ve oğlu Ammar’dan almak istedi. Zalimliğinden bitkin bir halde kalmış ve yorulmuştu. Amcası Ebu Cehil’e: “Sümeyyenin işini de sana bırakıyorum.” dedi.

Ebu Cehil kininden, kibirinden gözü dönmüş vahşîler gibi Hazreti Sümeyye (r.anha)’ya doğru yöneldi ve öfke ile: “Sen güzelliğine aşık olduğun için Muhammed’e iman ettin.” diye hakaret etti. Sümeyye anamız da o sefih kişiye ağır laflar söyleyerek karşılık verdi. Ebu Cehil iyice kudurdu. Duyduğu laflarla suratına tükürülmüşe dönen zalim, dinsiz, vahşi herif elindeki mızrağı Sümeyye annemize saplayarak onu  şehid etti.

Ne yüce iman!.. Ne sabır!.. Ne tahammül!.. Ve ne güzel son!.. Zalimin karşısında susmamak ne yiğitlik!.. Hakkı savunmak ve her yerde haykırmak ne kahramanlık!.. İman ne büyük güç!..  Hz. Sümeyye (r.anha) İslam’ın ilk hanım şehidi olma bahtiyarlığına eren cesur bir iman eridir. İslam uğruna katlandığı fedakarlıklarıyla ün salmış, Allah ve Resulü yoluna canını koymuş bir kahraman anne.

Hz. Sümeyye (r.anha)’nın oğlu Ammar İbni Yasir (r.a) işkenceden kurtulunca doğru İki Cihan Güneşi Efendimizin huzuruna vardı. Annesinin böylesine acıklı bir şekilde şehid edilmesine çok üzüldüğünü ve artık yapılan zulümlere tahammüllerinin kalmadığını bildirdi. Fahr-i Kainat (s.a.v) Efendimiz yine Ammar (r.a)’a sabır tavsiye etti. Haklarında: “Allahım! Yasir ailesinden hiç birisine ateş ile azap etme.” diye dua buyurdu.

Ümmetin Firavun’u diye nitelendirilen azgın müşrik Ebu Cehil Bedir Savaşında öldürüldü. Şefkat Peygamberi Efendimiz o gün Ammar (r.a)’a hitaben: “Allah Teala  annenin katilini öldürdü.” buyurdu.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Susmak sanattır

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.