02 Mart 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 8.971.193 kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 13:21
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ERKAM BİN EBİ’L ERKAM (R.A)

Erkam Bin Ebi’l-Erkam, Mekke’nin nüfuzlu ve zengin ailelerinden Beni Mahzum kabilesindendir. İsmi Erkam, künyesi Ebu Abdullah’dır. Babası Abdülmenaf annesi Tüma(r.anha)  İslam’a ilk giren kadın sahabilerdendir. Babası da Müslüman olup Hz Ebu Bekir (r.a.) ile aynı gün vefat ettiği rivayet edilmektedir.

O, Mekke’de İslam’ın nuruna gönlünü açan ilk genç sahabilerdendir. 17, 18 yaşlarında İslam’la şereflendi. Resulullah (s.a.v)’e  sadakatle teslim oldu. Mekke müşrikleri devamlı Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimizi rahatsız ediyorlardı. Bir taraftan da yeni dine giren müslümanlara baskı yapıyorlardı. Bu sıkıntılar içinde İslam’ın tebliği rahat olamıyordu. İki Cihan Güneşi Efendimiz ashabıyla oturup sohbet edebilecek, onlara İslam’ı anlatacak, yeni Müslümanları eğitecek ve emniyet içerisinde olabilecekleri bir mekan aradı. Bunun için Safa tepesinin doğusunda dar bir sokaktaki Erkam’ın evini münasip gördü. Burayı hem ibadetlerini rahat yapmak hem de sohbet için elverişli buldu.

Erkam (r.a.)’ın evi artık bir merkezdi. Bir eğitim yuvası, bir sığınaktı. İslam’ın küçük bir yurdu olmuştu. İslam’a girecek olanlar Allah Resulünü burada bulurdu. Yeni dine girenler burada eğitilirdi. Baskı altında kalan, işkence ve zulüm görenler Erkam’ın evine koşarlardı. Onlar için burası bir istihkam vazifesi görürdü. Yeni nazil olan ayetler burada öğrenip ezberlenirdi. Müslümanlar ibadetlerini gizli gizli burada yaparlardı. Dertlerini birbirine anlatır çare ararlar ve bu şirk toplumunda İslam’ı yaşama mücadelesi verirlerdi. Bunun için nasıl hareket edilmesi gerektiğini istişare ederler, Hidayet Güneşi Efendimizin sohbetleriyle gönüllerini aydınlatırlar ve onun gösterdiği çizgide İslam davasında yek vücut olurlardı. Bu yolda canlarını, mallarını her şeylerini feda ederlerdi. Birbirlerine iman, salih amel, sabır ve hakkı tavsiye ederlerdi. Bu şekilde azim ve iradelerini bileyleyerek müşriklere karşı kendilerinde üstün bir kuvvet bulurlardı. Bu tür hizmetlere vesile olan bu mekan “Daru’l İslam” veya “Daru’l Erkam” diye anıldı.

Erkam (r.a.) bu tarihi evi, satılmamak ve mirasçı olunmamak üzere oğluna bıraktı. Böylece İslam’da ilk vakfı yapmış oldu. Vakfiyesinde şunlar yazılıdır:

“Bu Erkam’ın Safa’da bulunan evi hakkında verdiği sözü ve vasiyetidir. Arsası Harem-i Şeriften sayıldığından bu ev de vakfedilmiştir. Satılmaz ve mirasçı olunmaz. Buna Hişam İbni As ve azatlı kölesi filan şahittir.”

Bu ev Erkam (r.a.)’ın evlat ve torunları tarafından kullanılarak Halife Mansur zamanına kadar geldi. Mansur bunlardan hisselerini satın aldı. Ev tamamen devlete kaldı. Daha sonra tamir edilirken asıl şekli değişti. Birçok el değiştirdikten sonra Üçüncü Sultan Murat tarafından mescit olarak Yeniden yaptırıldı. (1591) Bugün ise bu eserlerin yerleri bile bulunamaz hale geldi. Erkam Bin Ebi’l-Erkam (r.a.) Medine’ye ilk hicret edenlerdendir. O, Bedir, Uhud, Hendek başta olmak üzere bütün savaşlara katıldı. Kahramanca çarpışarak büyük fedakarlıklar gösterdi. Bedir Gazvesinde Mekkeliler’den ganimet olarak alınan ve “merzüban” diye anılan kılıcı Sevgili Peygamberimiz ona ikram etti.

O, okuma yazma bildiği için Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimizin vahiy katipleri arasında da yer aldı. Daha sonra zekat toplama memurluğuna tayin edildi.

O, zühd ve takvasıyla meşhurdu. İbadetten büyük zevk alırdı. Vaktinin büyük bir kısmını Allah Teala’ya ibadetle geçirirdi. Bir gün gönlüne Kudüs’te Mescid-i Aksa’ da namaz kılma arzusu düştü. Bu isteğini Resulullah (s.a.v)’e arz edince, iki Cihan Güneşi Efendimiz cevaben: “Mescid-i Haram’da bir defa namaz kılmak, diğer mescidlerde bin defa namaz kılmaktan daha çok sevaptır” buyurdu. Bunun üzerine o gönlündeki ibadet iştiyakını gidermek üzere Mekke-i Mükerreme’ye gitti. Mescid-i Haram’ da bol bol ibadet yaparak tekrar Medine-i Münevvere’ ye döndü.

Erkam (r.a.) miladi 673  tarihinde 83 yaşlarında iken Medine’de dar-ı bekaya göç etti. Cenaze namazını vasiyeti üzerine Sa’d Bin Ebi Vakkas (r.a.) kıldırdı. Baki kabristanına defnedildi.

 

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İfsad Komiteleri Kahrolsunlar!

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.