logo

02 Mayıs 2020

Destici: Önce Türkmen kardeşlerimize yardım etmeliyiz

Destici: Önce Türkmen kardeşlerimize yardım etmeliyiz

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici katıldığı bir televizyon programında soruları yanıtladı. Yurt dışına gönderilen yardımlarla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Destici, “Öncelikle tabii ki kendi vatandaşlarımızı öncelememiz gerekiyor ve önceleniyor. İkincisi bu yardımlarla ilgili bizim hem inancımız hem kültürümüz zorda kalmışa yardım etmeyi gerektiriyor ve Türk-İslam tarihimiz de bu örneklerle dolu. Öncelik nereden başlanmalı diye bakacak olursak tabi ki sırasıyla kendi vatandaşlarımız, sonra Yüce Allah’ın da buyurduğu gibi en yakınlarımız olan Türk ve İslam coğrafyasından başlanmalı. Barzani ve Talabani tayfasından önce, Türkmenelindeki, Kerkük’teki, Telafer’deki kardeşimizi öncelenmeli, ya da Hindistan ve Pakistan’ı kıyasladığımızda tabii ki Pakistan’ı öncelememiz gerekir” dedi.

“Ben bu iddiaların doğru olmadığını ve iyi niyetli de olmadığını düşünüyorum”
Türkiye’deki hasta ve ölü sayılarının saklandığı iddialarına da cevap veren Destici, “Ben bir kere bu iddiaların doğru olmadığını ve iyi niyetli de olmadığını düşünüyorum. Türkiye zor durumda kalsın da bundan hükümet, Cumhurbaşkanı, iktidar olumsuz yönde etkilensin düşüncesi var. Ana muhalefet partisinin İl Başkanı’nın işte son günlerde ifade ettiği gibi “hükümet öyle ya da böyle gitsin” noktasına getirilmeye çalışılıyor. Ben kesinlikle ne vaka sayılarının ne ölü sayılarının gizlenmediğini çok açık net ve şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıldığına inanıyorum. Bu konuda tabii ki bilgilerimiz de var. Öbür taraftan maske konusu başta olmak üzere tıbbi malzeme, diğer hijyen malzemeleri noktasında diğer ülkelerle kıyasladığımızda Türkiye’nin bunda çok hazırlıklı ve çok önde olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

”Bu zihniyeti 28 Şubat’ta da gördük”
CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun ”Hükümet öyle ya da böyle gidecek” şeklindeki sözlerinin sorulması üzerine de konuşan Destici şunları kaydetti:
“Biz bu zihniyeti 28 Şubat sürecinde orduyu göreve çağırırken de gördük. Cumhuriyet mitingleri adı altında darbe çığırtkanlığı yaptıklarını gördük. Sanki Türkiye’nin tek sahibi kendileriymiş gibi anlayışla kendilerinden başkasının iktidarını hazmedemeyen bir zihniyetin tekrardan hortlaması olarak görüyorum. Artık bu günler geride kaldı. Türkiye’de artık kimsenin bir darbe hevesine girmemesi gerekir. 15 Temmuz hain FETÖ darbesi bir milattır. Milletin oradaki net tavrı, duruşu darbeye geçit vermemesi bir milattır.
Bundan sonra Türkiye’de kimse Allah’ın izniyle, milletimizin duruşuyla, devleti yönetenlerin basireti, demokrasi ve milli iradeden yana olanlar sayesinde kimse bu ülkede darbe yapamaz. Seçilmiş bir Cumhurbaşkanına, seçilmiş bir hükümete bu tür yaftalamaları da doğru bulmuyorum. Millet tarafından bu açıklamaların bir itibarı da yoktur. Beğenmeye bilirsiniz, eleştirebilirsiniz. Demokraside bunlar vardır. Muhalefetin görevi budur. Ama bunun bir seviye ile yapılması gerekir.”

“Niyetleri üzüm yemek değil ve bu davranışlarına bu alışkanlıklarına devam etmek istiyorlar”
1 Mayıs da yaşanan olayları değerlendiren Destici, “1 Mayıs devletimiz, hükümet tarafından Egemenlik ve Dayanışma günü olarak kabul edilmiş, resmi tatil yapılmış ve her türlü kolaylık sağlanmış. Türk-İş, Hak-İş, diğer sendikalar çiçeklerini Taksim’deki anıta bırakıyorlar. DİSK’in başını çektiği içinde CHP’nin HDP’nin PKK’nın Tip’in DHKPC’nin yani ne kadar bölücü unsur varsa teröristler varsa illa maraza çıkaracak. Ben polislerle çatışacağım bunu gündeme taşıyacağım yani illa 1 Mayısı adeta ve huzursuzluğa sevk edecek ve bunda da başarılı oldular. Sen de Türk-İş’in Hak-İş’in yaptığı gibi güzelce çelengini koy. Hayır, yapmayacaklar çünkü niyetleri üzüm yemek değil ve bu davranışlarına bu alışkanlıklarına devam etmek istiyorlar. İstiyorlar ki buna karşı konulsun ve buradan da siyasi rant elde edilsin. Ana Muhalefet partisi hala bunların arkasında duruyor.”

Share
#

SENDE YORUM YAZ