logo

VAHŞİ BİN HARB (R.A)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Vahşi bin Harb’in Hz.Hamza’yı şehid edişinin üzerinden yıllar geçmişti…Geçen zaman içinde müşrikler günden güne zayıflamış, İslam ise güçlenmişti.

Günler ilerledikçe , Vahşi, Hz.Hamza gibi bir İslam kahramanını katletmenin suçluluğu ve ıstırabını daha fazla hisseder olmuştu. Nihayet Mekke Müslümanlar tarafından fethedildi. Vahşi hemen Taif’e kaçtı.

Bir müddet sonra bir Taif heyeti, İslamiyeti kabul etmek üzere Resulullah’a gidiyordu. Vahşi bu durumu öğrenince dünyalar başına yıkılmış gibi oldu. Demek ki artık buralar da İslamlaşıyordu…

Vahşi korkuyordu. Hz.Muhammed’in (s.a.v) amcasının katilini çok feci bir şekilde cezalandıracağına inanıyordu. “Acaba nereye gitsem?” diye düşündü. Şam’a mı gitmeliydi, yoksa Yemen’e mi? Acaba Müslümanlar hangisini daha önce fethederdi?… Vahşi bu düşünceler içinde kıvranırken, o heyetten birisi Vahşi’ye gelip şöyle dedi :

“Yazıklar olsun sana! Sen bilmiyor musun? Bu dine giren kim olursa olsun, öldürülmez, eski günahlarından dolayı hesaba çekilmez.”

Bu sözler Vahşi’yi rahatlatmıştı. Taif heyetiyle birlikte Resulullah’a gitmeye karar verdi. Ancak yine de emin olamıyordu. Acaba Hz.Muhammed (s.a.v) kendisine nasıl muamele edecekti?

Resulullah’ın huzuruna geldiklerinde Vahşi kendini  tanıtmadan Kelime-i Şahadet getirdi. Heyecanlıydı. Resulullah nasıl mukabele edecekti? Resul-i Ekrem başını kaldırdı ve  “Sen Vahşi değil misin?” dedi. “Evet” diye cevapladı Vahşi. İslam’ın Yüce Peygamberi  en küçük bir kızgınlık alameti göstermeden, “Buyur,şuraya otur” dedi. Sonra da amcası Hz.Hamza’yı nasıl katlettiğini anlatmasını istedi. Vahşi sözünü bitirdikten sonra Resulullah ona şunu söyledi:

“Ey Vahşi! Sen benim gözüme görünme!”

Çünkü Efendimiz  , Vahşi’yi her görüşünde, amcası Hz.Hamza’yı hatırlayacaktı.Buna kalbinin dayanması  mümkün değildi. Çare olarak bu yolu tercih buyurmuştu.

Vahşi artık “vahşi” olmaktan kurtulmuş, hidayete ermiş , sahabe olmuştu. Ona artık Hz.Vahşi Radıyallahü Anh denilecekti. İman bir insanı Vahşetten kurtuluşa “ vahşi”likten nura çıkarmıştı.

Vahşi bin Harb (r.a) Müslüman olduktan sonra İslam’a öyle bir sarıldı ki, eski kötü adını unutturdu.

Yalancı Peygamber Müseylimetü-l Kezzab ile Yemame Harbi yapılacaktı. Vahşi (r.a) harp meydanına ilk koşanlardandı. Artık İslam düşmanlarının karşısındaydı. Küfür içindeyken bir İslam kahramanını katletmişti. Bunun ıstırabı ciğerini dağlıyordu.  Yüreğine su serpecek öyle  bir iş yapmalıydı ki az da olsa rahatlasın. Kaderin bir tecellisi Vahşi’(r.a) nin elinde, yıllar önce Hz.Hamza’(r.a) yı şehit ettiği mızrağı vardı.

Bir an geldi harp meydanında Yalancı Peygamber Müseylime , elinde kılıcıyla Vahşi’(r.a) nin karşısında duruyordu. Bütün gücüyle onun üzerine doğru hareket etti, aynı anda Ensar’dan bir sahabi de Müseylime’ye hücum etmişti. O çarpışma sırasında Vahşi (r.a) elindeki mızrağını Müseylime’ye sapladı ve onu öldürdü.

Artık Vahşi’(r.a)nin saadetine diyecek yoktu.Daha sonra hatıralarını naklettiğinde şöyle derdi:

“Cahiliye zamanımda insanların en hayırlısını, Müslüman olduktan sonra da insanların en şerlisini öldürdüm.” (Üsdü’l-Gabe, 83-84)

Ölümüne kadar Humus’ta yaşamış ve  Hz.Osman(r.a) döneminde (644-656) yıllarında vefat etmiştir.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÖRT SİGARAYA DÖRT KİBRİT

    29 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Bugün tasarruf etmenin  öneminden dilimiz döndüğünce, aklımız yettiğince ,bahsedeceğim. Hep söyleriz tasarruf  yap savurma gelecek te tüyü bitmemiş  insanlara  lazım olur deriz. Ama hiçbirimizde bu konuda  yeterli tedbir göremeyiz.İmkanımız varsa kendimizi bu işten muaf tutarız.Benim İmkanım var kazancımda iyi, kimseye muhtaç değilim, kimin yoksa onlar yapsınlar  der  geçeriz. Yaşadığımız Dünya’da ihiyacımız  olan hava ,su,gıda evde kullandığımız doğalgaz, elektrik,sağlık malzemesi, giyim kuşam malzemesi hepimizin, gelecek nesillerimizin  or...
  • FİLLER TEPİŞİRKEN ETRAFINA BAKAR

    28 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Türkiye zor bir süreçten geçiyor;Rus’tan vazgeçsen olmuyor,ABD’den vazgeçsen olmuyor,AB’den uzaklaşsan yine olmuyor. İngiltere’yi hiçe sayamazsın,İsrael’den vazgeçemezsin… Popülist politika iç dinamiği sağlamakta yararlı olabilir belki ancak dış politikanın gerçekleri farklıdır.İçerde İsrael düşmanlığını pompalayıp seçim kazanabilirsin ama seçimden sonra stratejik anlaşmalarını da yaparsın. Halk buna çok dikkat etmez , o liderine bakar.Devlet ise dengelere ve eksen kaymalarına göre hesap yapar. Aslında Türkiye’nin ekseni kaymamış,ka...
  • İMAM NABLÜSİ

    28 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Meşhur Osmanlı âlimlerindendir. İsmi, Abdülganî bin İsmâil bin Abdülganî en-Nablüsî ed-Dımeşkî‘dir. 1640 (H.1050) senesinde Şam’da doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam’da vefât etti. Kabri Şamda’dır. Abdülganî Nablüsî’nin annesi ona hâmile iken, babası İsmâil binAbdülganî İstanbul’a gitmişti. O zaman, Şam’da bulunan evliyâdan Şeyh Mahmûd adında bir zât, İsmâil bin Abdülganî’nin hanımına bir dirhem gümüş hediye gönderip, bir erkek çocuğu olacağını müjdeledi ve; “Bu çocuğun ismini Abdülganî koysun. Çünkü o, Allahü teâlânın ihsânına ve iltifâtına...
  • NEDEN HUZURSUZUZ?

    27 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Günümüz şartlarında  evlerimiz konforlu ama ruhumuz konforsuz. Rahat , ferah bir yaşantı içinde çoğu insanın huzuru yok herkesin ruhu kafese sıkışmış çırpınmakta. Her gün bir sonra ki günün tekrarı gibi. Monoton bir hayat tarzını benimseyen biz hiç mutlu olamıyoruz. Mutsuzluk ve huzursuzluk had safhada olduğu için kimsenin kimseye tahammülü kalmadı.  Herkes karşısında ki insana saldırmak için küçük bir hamle bekler durumda. Evlerimiz geniş kalplerimiz dar. Misafirleri evimize insanları kalplerimize sığdıramıyoruz. O kadar benc...