logo

ABDULLAH İBNİ MES’UD (R.A)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Abdullah İbni Mes’ud (r.a) ilk müslümanlardan ve ashab-ı kiramın ilim ve fazilet bakımından önde gelenlerindendir. Künyesi Ebu Abdurrahman’dır. Müslüman olduğu günden itibaren Hz. Peygamber’in yanından ayrılmamış ve ona hizmetten zevk almıştır.

Abdullah İbni Mes’ud zayıf, nahif bir kişi idi. Tatlı bir sesi, sevimli bir yüzü vardı. Müslüman olduğunda müslümanların adedi çok azdı. Açıktan Kur’an okuyamaz ve Kabe’de namaz kılamazlardı. Abdullah bu duruma bir son vermek istedi. Bazı müslümanların karşı çıkmasına aldırış etmeden, müşriklerin ileri gelenlerinin Kabe çevresinde toplu halde bulundukları bir sırada yüksek sesle Kur’an okumaya başladı. Görmek ve duymak istemedikleri bu hal karşısında müşrikler Abdullah İbni Mes’ud’u cezalandırmak istediler ve onu İslam’dan dönmeye zorladılar. Ancak o direndi. Kureyş müşrikleri ilk darbeyi bir anlamda Abdullah İbni Mes’ud’dan yediler. Ancak ona da Mekke’de rahat vermediler. O, Medine’ye hicret edip Muaz İbni Cebel’in yanına sığındı. Hz. Peygamber’in hicretinden sonra, Medine’de yerleşti ve Hz. Peygamber’in maiyetinden hiç ayrılmadı. Bütün harblere katıldı. Hz. Peygamber, onun Kur’an okuyuşunu dinlemekten zevk alırdı.

Tefsir, hadis ve fıkıh ilimlerinde engin bilgisiyle kendisinden sonraki alimlere hocalık etmiştir. Özellikle Küfeli alimler onun rivayet ve görüşleri istikemetinde fıkhi görüşler ortaya koymuşlardır.

Hz. Peygamber’e yakınlığı sebebiyle elde ettiği engin hadis bilgisine rağmen, rivayet konusunda oldukca titiz davranırdı. Kendisinden 848 rivayet bize intikal etmiştir. 64 hadisi hem Sahih-i Buharî hem de Sahih-i Müslim’de yer alırken, 21 rivayetini sadece Buhari, 35 hadisini de sadece Müslim kitaplarında zikretmişlerdir. Böylece Buhari, İbni Mes’ud’un 85; Müslim ise 99 hadisine Sahih’lerinde yer vermişlerdir. Diğer rivayetleri ise Ahmed İbni Hanbel’in Müsned’inde ve öteki hadis kitaplarında bulunmaktadır.

Hz. Osman zamanında Küfe kadılığından Medine’ye döndü ve kısa bir süre sonra altmış yaşını geçmiş iken Medine’de vefat etti.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ‘Ben’ Kalarak ‘Biz’ Olabilmek.İşte Bütün Mesele Bu!

    23 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Kadın erkek ilişkileri aynı bir terazi gibidir. Kantarın bir tarafında kendi benliğimizi kaybetmeden, diğer tarafında ‘biz’ olarak dengede kalabilmektir. Değerli Dostlar, Bir ilişkide, karşı cinsle bir yandan duygusal yakınlık kurmaya çalışırken, diğer yandan da bağımsız bir birey olma yolunda kararlı ve istekli bir şekilde yürüyebilmek, en ideal yollardan biridir. Ancak, son derece güçlü duygular yaşadığımız böyle bir ilişkide, bu duygulara ve karşı cinse teslim olmadan, hem kendi ‘ben’imizi koruyup, hem ‘biz’ olabilmek çok da kolay ...
  • YAHYA EFENDİ(2)

    23 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Yahyâ Efendinin sevdiklerinden Baba Tarak anlatır: “Balıkçı idim. Balık avlar, onunla geçinirdim. Bir seher vakti Yahyâ Efendi hazretlerinin dergâhına vardım. Beni gördükte; “Gel, teknen ile beni denizde bir gezdiriver. Allahü teâlânın kudretini düşünelim. Deryâyı bir güzel seyredelim.” buyurdu. Ben de; “Başüstüne efendim!” dedim. Hemen gidip kayığa bindik. Yahyâ Efendi hazretleri kayığa oturdu. Kıyıdan biraz ayrılınca, gönlümü bir üzüntü kapladı. Gam ile doldum. Zîrâ hanımım bana o gece fakirlikten yakınıp; “Evin ihtiyâcını karşılayamıyorsun. ...
  • BİRİNCİ KADEME BAKIM.

    22 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    2012’de yazdığım bu yazımı, COVID-19 nedeniyle yaşadığımız toplumsal travma ve alınması gereken önlemlere destek amaçlı olarak paylaşmak isterim. Kişisel bakım, şahsi bakım, koruyucu bakım, … vb adlarla bildiğimiz, hatta çok da sık rastladığımız bir bakım türüdür aslında. Askeri terminolojide daha net ayrılmıştır bakım kademeleri. Beşinci kademeye kadar uzar. “Bir kişinin kendisi, kullandığı silah, araç ve gereci için yapması gereken bakım” olarak tarif edilir birinci kademe bakım. Nasıl yapılacağı da talimnameler ve yönergelerde detaylı o...
  • YAHYA EFENDİ(1)

    22 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    İstanbul’da yetişen büyük velîlerden. İsmi Yahyâ, nisbeti Beşiktâşî’dir. Aslen Amasyalı olup Şamlı Ömer Efendinin oğludur. Yahyâ Efendi, İbn-i Ömer el-Arabî, Yahyâ bin Ömer Beşiktâşî ve Molla Şeyhzâde gibi isimlerle de tanınıp meşhûr olmuştur. 1494 (H.900) senesi Trabzon’da doğdu. 1569 (H.977) senesinde İstanbul’da vefât etti. Kabr-i şerîfi, Beşiktaş ile Ortaköy arasında yaptırdığı ve kendi adıyla anılan câminin yanında olup, ziyâret mahallidir. Babası Şamlı Ömer Efendi uzun müddet Trabzon’da kâdılık yaptı. Yahyâ Efendi orada dünyâya geldi. ...