logo

SUHEYB-İ RUMİ (R.A)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Suheyb-i Rumi’nin Künyesi, Ebu Yahya; Nesebi, Süheyb İbni Sinan ibni Malik en-Nemri’dir.

Resulullah onun hakkında: “İslâm’da önde bulunanlar dörttür. Ben Arab’ın, Suheyb Rum’un, Selman Faris’in, Bilal’de Habeş’in önde bulunanıdır.” buyurmakla Suheyb’in şanını, yükseltmiş ve onun kıymetini bildirmiştir. Onun İslâm’la şereflenişi şöyle olmuştur: Babası veya dedesinin vazifesi dolayısıyla Basra tarafına yerleşmişlerdi. Bizanslılar buraya bir baskın yapıp, her tarafı yağmaladılar, birçoklarını esir aldılar. Çocuk yaşta olan Suheyb de esirler arasındaydı.

Uzun müddet esaret hayatı yaşayan Suheyb, Rumca’yı Arapça’dan daha iyi bilirdi. Kendisine Rumi denilmesinin sebebi de budur. Onu köle olarak Mekke’de, Beni Kelb aşiretinden Abdullah ibni Cüd’an’a sattılar. Bu zat daha -sonra Suheyb’i azat etti ve onunla ticaret yapmaya başladı. Suheyb, parlak yüzlü, kızıl saçlı, gözlerinden zeka fışkıran, hareketli ve üstün kabiliyetli birisiydi. Kısa zamanda çok zengin oldu. Bu arada yeni dinin geldiğini ve Muhammed’in Peygamber olduğunu duydu. Sevgili Peygamberimizin kaldığı yeri öğrendi ve kimseye görünmeden Erkam’ın evine gitti. Oraya vardığında Ammar Bin Yasir’i kapıda gördü.

Önceden Yasir’i tanıyordu, ona: “Ne istiyorsun Ammar?” dedi. O da: “Ya sen ne istiyorsun’?” diye cevap verdi. Suheyb de: “Bu zatın yanına girip söylediklerini bizzat kendisinden duymak istiyorum,” dedi. “Ammar bende bunun için geldim” dedi. Bunun üzene Resulullah’ın huzuruna birlikte girdiler ve sohbetini dinlediler. Fahri Kainat (s.a.v) Efendimizin mübarek ağızlarından çıkan inci tanesi gibi sözler onların gönüllerinde iman ışığının parlamasına vesile oldu. İkisi birden biat için ellerini Resulullah’a uzattı ve birlikte Kelime-i Şehadet getirerek İslâm’la şereflendiler.

Bilal, Ammar, Habbab ve Suheyb (r.anh) Efendilerimiz İslâm’la ilk şereflenenler arasında olup Mekke’de kimsesizlerdi. Hamileri olmadığı için demirden gömlekler içinde Mekke’nin en sıcak yerlerinde güneş altında bekletilerek kendilerine işkenceler yapılırdı. Buna rağmen onlar o nuru gizlemediler. Türlü türlü işkencelere maruz kaldılar, fakat imanlarından asla taviz vermediler. Çünkü onlar Cennet yolunun sıkıntılarla kuşatılmış olduğunu biliyorlardı. Hicret izni verilmişti.

Suheyb (r.a) da Medine’ye hicret ederek müşriklerin zulmünden kurtulmak istedi. Fakat müşrikler ona engel oldu. Yaşı da bir hayli ilerlemişti. Gönlündeki aşk ve muhabbet ona ne pahasına olursa olsun o sevgilinin yanına gitmek ve onunla beraber olmak için her şeyi göze aldırıyordu. Canı malı o sevgiliye kavuşma uğruna feda olsundu. Bir fırsatını bulup Mekke’den gizlice çıktı. Yapayalnız, ıssız çöllerde yol almaya başladı. Gönlündeki Peygamber sevgisi sanki onu gençleştirmişti. Her attığı adım kendisi de daha bir canlılık getiriyordu.

Müşrikler Suheyb’in hicretini duyunca atlarına binip dolu dizgin yola çıktılar ve ona yetiştiler. Onların yaklaştığını gören Suheyb, sadağından oklarını çıkarıp yayına koydu ve onları gözetleyerek beklemeye başladı. Kendisine doğru yaklaşınca onlara: ‘Ey KureyşIiler! Bilirsiniz ki ben sizin en iyi ok atanlarınızdanım. Vallahi üzerime gelecek olursanız yanımdaki okların herbirini birinize atarım ve sizi öldürürüm. Sonra kılıcımı çeker sizinle dövüşürüm. Oklarım bitesiye ve kılıcım kırılasıya kadar yanıma yaklaşamazsınız.” diye haykırdı. Onlardan birisi “Sen Mekke’ye zayıf ve yoksul olarak geldin. Çok mal ve servete kavuştun. Şimdi hem kendin gideceksin hem de bunca malı götüreceksin. Biz buna izin vermeyiz. “dedi.

Suheyb (r.a) de “Malımı size bırakırsam, beni serbest bırakır mısınız?” dedi. Onlar da “Olur”, dediler. Suheyb (r.a) yanında bulunan bütün varını onlara vererek dinini kurtardı. Hiç dinlenmeden Medine’ye doğru yol aldı. Nihayet sağ salim sevgili peygamberimize kavuştu.Huzurlarına varınca olup bitenleri teker teker anlattı. İki Cihan Güneşi Efendimiz tebessüm ederek: “Alış-veriş kârlı oldu ey Suheyb!, alış-veriş karlı oldu…’ buyurdu.”

Hakkında nazil olan şu ayeti kerimeyi okudu. “İnsanlardan bir kısmı da, Allah’ın rızasını isteyerek nefsini Allah’a ibadet yolunda sarfeder. Allah ise kullarına çok merhamet edicidir.” (Bakara, 207)

Suheyb (r.a) nişancıydı. Attığı oku isabet ettirirdi. Bedir, Uhud ve Hendek başta olmak üzere bütün gazalarda bulundu.

Hz. Ömer (r.a) onu çok severdi. Kendisi yaralanınca, yeni halife seçilinceye kadar yerine vekil tayin etti. Cenaze namazını da onun kıldırmasını vasiyet etti. Üç gün müddetle cemaate namazları kıldırdı. Yetmiş yaşlarında iken Medine-i Münevvere, de vefat eden Suheyb (r.a) Cennetü’l-Baki’ye defnedildi.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BİREYSEL MOTİVASYON KİTABINIZ-İŞ PLANINIZ.

    30 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Hayata olan bağlılığımız, işimize, ailemize, arkadaşlarımıza, kariyerimize ve geleceğimize yönelik stratejilerimiz ve hedeflerimize ulaşmada almamız gereken kararlar ile motivasyon gücümüzü belirlemek için kendi kitabınızı yazmada kolaylık sağlayacak sorular aşağıdadır. Bu soruların ortaya çıkmasında ve yazıma yaptığım alıntıların bir kısmında internet üzerinden bana ulaşan muhtelif yazıların katkıları vardır. İster işadamı, ister kamu görevlisi veya hayata yeni başlayan genç bir kişi olalım, yönetmeye talip olduğumuz kurum, kuruluş ve şirke...
  • Dünyanın Hazinesi Yellen’e teslim

    30 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Dünya dönmeye devam ettiği gibi değişmeye de devam ediyor ABD'nin 46. Başkanı seçilen Joe Biden, kabinesinin ilk isimlerini açıklamaya başlanmasyla birlikte  ABD Merkez Bankası'nın (Fed) eski başkanı Janet Yellen, yeni kabinede hazine bakanlığı kesinlikle kazandı gibi. Bu atamanın resmileşmesiyle  Yellen, bakanlığının 231 yıllık tarihinde bu göreve gelen ilk kadın olacak. Tecrübeli bir ekonomist ve  istihdam piyasası konusunda uzman olan Yellen, 2014'te de Fed'in ilk kadın başkanı olmuştu. 74 yaşındaki Yellen'ın  gelmesiyle  bakanlı...
  • ANNELİKTEN ÖĞRETMENLİĞE

    29 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Pandemi süresince çocukların okullarına gidememeleri ve ailelerinin kontrolünde internetten eğitim almaları genellikle tüm anneleri kendi çocuklarının öğretmeni yaptı. Başta aksamalar olmasına rağmen artık ailelerde bu sisteme alıştılar. Bir öğretmen olarak bu işe olumlu yönden bakıyorum. Öncelikle aileler öğretmenlerin çocukları eğitmek için ne büyük bir çaba gösterdiklerini anlamış olduklarını umuyorum. Bazı velilerin ilkokula giden çocuklarını okula gönderdiklerinde hiç eğitim kaygısı taşımadıklarına şahit oluyorduk. Onlar için okul...
  • DÖRT SİGARAYA DÖRT KİBRİT

    29 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Bugün tasarruf etmenin  öneminden dilimiz döndüğünce, aklımız yettiğince ,bahsedeceğim. Hep söyleriz tasarruf  yap savurma gelecek te tüyü bitmemiş  insanlara  lazım olur deriz. Ama hiçbirimizde bu konuda  yeterli tedbir göremeyiz.İmkanımız varsa kendimizi bu işten muaf tutarız.Benim İmkanım var kazancımda iyi, kimseye muhtaç değilim, kimin yoksa onlar yapsınlar  der  geçeriz. Yaşadığımız Dünya’da ihiyacımız  olan hava ,su,gıda evde kullandığımız doğalgaz, elektrik,sağlık malzemesi, giyim kuşam malzemesi hepimizin, gelecek nesillerimizin  or...