logo

DEİZM

NURTEN LÖKBAŞ

NURTEN LÖKBAŞ
nurten.lokbas@sonsaat.com.tr

Son yıllarda gençler neden dinden uzaklaşıyor? Allah inancı olmakla beraber dinlerin varlığını kabul etmeyen Deizme veya kainatın bir yaratıcısı olmadığına maddenin ezeli ve ebedi olduğuna inanan ateizme yönelim neden artıyor? Deizm nedir? Hangi argümanlar neticesinde deizm düşüncesi oluşmuştur? İslam ülkelerinde Müslüman ailelerde doğan gençleri deizme yönlendiren nedenler nelerdir? Deistlerin inancı nasıldır? Bir ibadet şekilleri var mıdır? İnsani dinler olarak isimlendirilen düşünce nedir? Çok tanrılı mı tek tanrılı mıdır? Dünya tarihine baktığımızda çok tanrılı dinler olduğu gibi tek tanrılı veya tanrısız dinlerde olduğunu görüyoruz. Deizmin tanrısı var mıdır?

Bu ve bunun gibi sorular son yıllarda toplumun genç kesiminin zihinlerini meşgul ederek onları araştırmaya sevk etmiştir. Bu konuda makaleler yazılmış kitaplar neşredilmiştir. Birçok çalıştayda konu tartışılmıştır.

Deizm çok eskilere gitmekle birlikte, modern zamanlarda ilim ve fikir camiasında taraftar toplamış, batı ilim ve fikir tarihinde büyük dönüşümün gerçekleştiği dönemlerde kendine önemli bir yer bulmuştur.

Deizmde tıpkı ateizm gibi çıkmazları çok fazla olan akımdır. Özellikle big bang büyük patlama teorisi ile evrenin bir başlangıcı olduğu açıklanınca evrenin sonradan var olduğu dolayısı ile maddenin ezeli olmadığı keşfedilince bilim dünyasındaki bu gelişmeler sonucunda ateizm daha büyük bir çıkmazın içine girmiştir. Kainattaki mükemmel düzenin ve kanunlarının keşfedilmesi ile tüm bunların bir yaratıcı olmadan var olabileceği düşüncesi ateizmin izah edemediği veya izah etmede zorlandığı bir konu haline gelmiştir. Deizm ise bir yaratıcının varlığını kabul etmek sureti ile bu handikaptan kurtulmuş gibi görünse de yaratıcının evrenin işleyişine karışmadığını savunarak bir başka handikapın içine girmiştir. Bu nedenle ateizm popülaritesini yitirmiş, yerini deizme bırakmıştır. Şimdi moda deizmdir.

DEİZM NEDİR ?

Deizm son yıllarda gündem olmaya devam eden teolojik inanışlar içinde öne çıkan bir inanç biçimidir. Bu inanç biçimi günümüzde özellikle gençler arasında merak edilip araştırılmaya devam ediyor.

Dünyanın gidişatına baktığımızda bir takım insanların hayatlarına müdahale eden bir yaratıcının varlığına karşı mesafeli durduklarını görmek mümkün. Teorik olarak bir yaratıcının varlığını kabul etmekle birlikte pratik hayatta müdahalesinin olmadığını söylemektedir.

Bilgi çağının dinamiklerinin etkisi ile tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de deist olduğunu ifade eden insanların varlığına şahit oluyoruz.

 

 

 

Deizm: Yaratıcıyı sadece ilk sebep olarak kabul eden yani evreni  yaratan bir yaratıcının varlığını kabul etmekle beraber yaratıcının kainata, insana, hayata ve eşyaya hiçbir müdahalesi olmadığını ve olamayacağını savunan bir görüştür. Deizme göre bir yaratıcı vardır fakat bu yaratıcı evrene karışmaz. Yarattıktan sonra işi biten bir tanrı anlayışından söz ediyoruz. Buna göre tanrı gücünü sadece evreni yaratmakta kullanmıştır. Daha sonra tüm bunları kendi işleyişine bırakmıştır. Evrendeki işleyişe karışmaz.

Deizme göre evrenin yaratılmasının dışında bir görevi olmayan yaratıcının bu itibarla herhangi bir din gönderme bir yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Dolayısı ile deizm bütün dinleri reddeder. Deizme göre evrenin yaratılmasının dışında bir görevi olmayan tanrının bu itibarla herhangi bir din göndermediği gibi peygamber gönderme gibi bir yükümlülüğü de yoktur. Kutsal kitaplar, vahiy, peygamberler, cennet, cehennem, ahiret, melek, cin, şeytan, kaza ve kader gibi kavramlar bu inanışta yer bulmaz.

Deizmde sadece evreni ve bütün mevcudatı yaratan daha sonra her şeyden elini eteğini çeken yarattığı hiçbir varlığın işleyişine müdahale etmeyen pasif, sorumsuz, tabiri caiz ise vurdumduymaz bir tanrı inancı vardır.

Burada şöyle bir soru sormak yerinde olacaktır. Deist olduğunu ifade eden bir erkek veya kadına çocuklarını dünyaya getirdikten sonra biz görevimizi yaptık diyerek o çocuğu yetiştirmekten, büyütmekten, terbiye etmekten, hayata hazırlamaktan kaçınarak sokağa atabilir mi? Ben dünyaya getirdim görevim bitti diyebilir mi? Böyle bir anne babaya toplum ne gözle bakar? Hiç kuşkusuz anne babanın dünyaya getirdikleri evlatlarına karşı onu büyütmek, yetiştirmek, eğitmek gibi birçok görevi vardır. O çocuk bile tek bir birey olarak belli bir disiplin içerisinde yetiştirilmesi gereken aklımızın aldığı, alamadığı kainatı ve içindekileri başıboş bırakmak ben yarattım gerisine karışmam demek ne yaratıcıya yakışır ne de akıl bunu kabul eder. Bu imkansızdır.

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

DEİZM” için 11 Yorum

  1. muhammed l : diyor ki:

    NURTEN.HANIMIN YAZILARINI SEVEREK OKUYORUM.

  2. Smyy : diyor ki:

    Çok güzel ifade etmişsiniz. Deizm günümüzün modası diyorum ben genelde. Modern dönemin çilesi . Bir din anlayışını toplumdan soyutlarsak en büyük sorunumuz ahlak sorunu olmaya başlar. Çoğu İslam filozofu bu konuda sayısız eser vermiştir. Uyanık olup bol bol okumaktan başka çıkar yolumuz yok kendimiz için – gençlerimiz için.

  3. Zeynep oz : diyor ki:

    Yazar olarak takip ediyoruz güzel konulara deginiyorsunuz Rabbim muvaffak eylesin

  4. Leyla cinar : diyor ki:

    Çok önemli bir konuya değinmişsiniz .maalesef gençlerimiz deistlik tuzağına düşüyor.. Çok sade ve anlaşılır bir şekilde bu düşünceyi çürüten bir yazı olmuş. Tebrik ederim.

  5. Zehra yılmaz : diyor ki:

    Son günlerde gençleri aldatan bir konuyu işlemeniz çok iyi olmuş.tebrikler

  6. Paşam vinç : diyor ki:

    Yorumunuzu giriniz…

  7. Gülten : diyor ki:

    Yazınızı çok beğendim. İnşallah daha geniş kitlelere ulaşırsınız.basarilar

  8. Meryem Atlay : diyor ki:

    Guzel bir yazi olmus deizmin ne oldugu ve hayatta ne olamayacagi net bir sekilde vurgulanmistir. Genclerin o tarafa yonelmesinin sebeleri nelerdir ozellikle musluman ailelerin cocuklari neden deizme dogru yonelim gosterir gibi sorular genc kesimin zihnini cok kurcaliyor. Toplumda din konusu cok hassas oldugu icin her hangi bir hoca yada ilimle ilgilenen birisi konusma yaptigi zaman o kisiye karsi bir sempati beslenmiyorsa hemen yalanliyor boylecede dedikleri dogru ise kabul etmiyor. Deizm konusundada bu boyledir gunah derseniz yada sakin oyle seyler dusunme cehenneme gidersiniz gibi soylemler gencleri daha cok o tarafa yoneltiyor ve o kisileri kurtarmaniz cok zor bir hale geliyor. Gunumuz toplumundada farkli gorus dinlere saygi kavraminin olusmasi ve deizm yada ateist dinine mensup olan insanlarin toplumda ornek gosterilmeside insanlarin o dine kaymasinin nedenleri olarak soyleyebiliriz. Saygi olmasi gereken bir durumdur fakat bizde saygiyi farkli bir dinde ise bir insan birakin karismayin anlatmayin gibi durumlara donustu. Olmasi gereken bu degil teblig yaparsiniz saglam kaynaklardan olmamasi gereken bir yerde oldugunu soylersiniz inanmaz ise yapacak bir sey kalmadi yapmamiz gereken o kisi hakkinda bu durumdan kurtulmasi icin dua etmektir

  9. Fatma Hasdemir : diyor ki:

    Cok guzel bir yazi olmus ama tadi damagimda kaldi devamini bekliyorum

  10. Gülden hider : diyor ki:

    Yazınızı çok beğendim ne güzel kaleme almışımız devamını bekliyoruz ☺️

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mazlum coğrafyanın umut kapısıyız

    28 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Dünya ülkeleri 2020 yılına girerken nede çok umutları ve beklentileri vardı.  Ülkeler kendi hesap ve kitabını yapmış, yeni yılla ilgili birçok planlar hazırlamış, projeler oluşturmuş, bütçeler hazırlamış, ekonomiden, turizme, teknolojiden üretime hatta ülkelerarası ticari, siyasi ve diplomatik ajandalarında birçok notlar almışlardı. Bir önceki yıllardaki sorunlarını veya kazançlarını tekrar gözden geçirmiş yapılabilecekler ve yapılamayacaklar için stratejiler oluşturmuş, ikili görüşmeler, iç ve dış temaslar dahi bu notlar arasına alınmıştı. Hat...
  • DİPTEN DÖNDÜK GİBİ

    28 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Sadece sağlık değil ekonomik, sosyolojik ve psikolojik olarak ta etkilendiğimiz pandeminin hasarları onarılmaya başlandı gibi sanki. Her gün TV haberlerinde hangi ülke ne durumda, seyir nasıl gidiyor grafiklerinde toplumun her kesimi usta bir analist oldu. Dünyadaki aşı süreci laboratuvarları nasıl işliyor,  ne kadar zamanda bir aşı ortaya çıkar bilmeyen kalmadı. İlaç sanayisi hangi ülkelerin tekelinde hafızalara bir bir kazındı. Kazınmaması mümkün değil onlarca profesör en ince ayrıntıları ile Televizyonlarda bilgilendirdi halkı. Çünkü e...
  • CERİR BİN ABDULLAH (R.A)

    27 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Ebu Amr künyesiyle anılan Cerir hicretin 10. yılı Ramazan ayında kavminden 200 kişiyle birlikte Medine'ye gelerek İslâm'la şereflendi. O, uzun boylu, nurani yüzlü ve son derece yakışıklı bir kimseydi. Hz. Ömer (r.a) onun hakkında: "Cerir Bin Abdullah bu ümmetin Yusuf'udur." derdi. Onun İslâm'a gelişini Rasulullah (s.a.v) ashabına önceden haber verdi. Bir gün hutbe okurken: "Size şu taraftan hayırlı bir kimse geliyor. Yüzünde melek nişanesi vardır." buyurdu. Cerir (r.a) müslüman olduktan sonra Resul-i Ekrem (s.a.v)'in kendisini her gördüğü...
  • Mazlum coğrafyanın umut kapısıyız

    27 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Dünya ülkeleri 2020 yılına girerken nede çok umutları ve beklentileri vardı.  Ülkeler kendi hesap ve kitabını yapmış, yeni yılla ilgili birçok planlar hazırlamış, projeler oluşturmuş, bütçeler hazırlamış, ekonomiden, turizme, teknolojiden üretime hatta ülkelerarası ticari, siyasi ve diplomatik ajandalarında birçok notlar almışlardı. Bir önceki yıllardaki sorunlarını veya kazançlarını tekrar gözden geçirmiş yapılabilecekler ve yapılamayacaklar için stratejiler oluşturmuş, ikili görüşmeler, iç ve dış temaslar dahi bu notlar arasına alınmıştı. Hat...