logo

Ağlatmaktan İbaret Hayat

ERDEM TALAŞ

ERDEM TALAŞ
erdem.talas@sonsaat.com.tr

Kötü ihtimalleri hep en başta düşünüveren insan oldum. Neye, nasıl tepki göstereceğime kötülükler karar verdi, veriyor da hala. İçtenlikle davranamamanın ne demek olduğunu biliyorsan anlarsın belki beni. Çok da zor değil aslında biraz çaba yeterli. Bazı insanlar ağlatarak büyür bu hayatta. Evet, ben onlardan biriyim kanımca. Ortaokulda gözlerime bakarak “bir beden dersinde de arkadaşlarınla top oynamayı bırakıp konuşamaz mısın benimle?” diyen kızın gözleri hala aklımda. Anlam verilemeyen bir bakış atmıştım. Sonrasında yanında yavaşça uzaklaşmıştım. Ne istediğini anlamamıştım galiba. Yine de ağlarken görmüştüm birkaç kere okul bahçesinde. Ama yine de yanına gidip ne oldu diyememiştim. Şimdilerde evlendiğini duydum ama hala bakmadım büyümüş haline. Çünkü aklıma geldikçe eski günler, gözlerinden düşen yaşları hissedebiliyorum. Bir kere bile konuşmadığım için nefret doludur hala sanırım bana.

İnsanlar neden ağlar?

İnsanları güldürmek isteyip de başarısız olanlar vardır her seferinde. Evet, ben onlardan biriyim kanımca. Yine her defasında büyürken ağlatmak adetim oldu. Ağlamak mı istiyorsunuz gelin bana dercesine davranıyorum insanları. Belki de budur insanlığa hizmetim benimde.  Devamlı yanıma gelen kişinin niyetini de en son öğrenen ben oldum. Herkes biliyor olmasına rağmen ne söyleyen oldu ne de açıkça belli eden. En sonunda dayanamadığı için söylediği sözlerden dolayı pişman olduğuna da eminim. Yine ağlayıverdi belki de günlerce. Bunun gibi daha nicesi var ki yaklaştığı anda sanki ağlatıveriyorum.

Ben ömrümde hiç kimseyi ağlatmak istemedim

Ben ömrümde hiç kimseyi ağlatmak istemedim demek istedim kaç defa. Bir türlü olmadı, olamadı. Yapamadım demekten utanıyorum ama yapamadım. Bir kez daha denedim sonrasında. Her gün denemeye devam ettim. Israr ettim ama olmadı be. Bir daha asla, diye diye geçti bir on yıl daha. Ve artık ben eminim kendimden. On yıl daha, on yıl üstüne daha… Hep devam edecek ağlatmak. Ağlatmaktan ibaret hayatım diye anlatmam gerekecek. Her seferinde ağlattıklarımı hatırlayarak yeni anılar oluşturacak. Ağlatmanın ne demek olduğunu hissetmeye çalışacağım.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mazlum coğrafyanın umut kapısıyız

    28 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Dünya ülkeleri 2020 yılına girerken nede çok umutları ve beklentileri vardı.  Ülkeler kendi hesap ve kitabını yapmış, yeni yılla ilgili birçok planlar hazırlamış, projeler oluşturmuş, bütçeler hazırlamış, ekonomiden, turizme, teknolojiden üretime hatta ülkelerarası ticari, siyasi ve diplomatik ajandalarında birçok notlar almışlardı. Bir önceki yıllardaki sorunlarını veya kazançlarını tekrar gözden geçirmiş yapılabilecekler ve yapılamayacaklar için stratejiler oluşturmuş, ikili görüşmeler, iç ve dış temaslar dahi bu notlar arasına alınmıştı. Hat...
  • DİPTEN DÖNDÜK GİBİ

    28 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Sadece sağlık değil ekonomik, sosyolojik ve psikolojik olarak ta etkilendiğimiz pandeminin hasarları onarılmaya başlandı gibi sanki. Her gün TV haberlerinde hangi ülke ne durumda, seyir nasıl gidiyor grafiklerinde toplumun her kesimi usta bir analist oldu. Dünyadaki aşı süreci laboratuvarları nasıl işliyor,  ne kadar zamanda bir aşı ortaya çıkar bilmeyen kalmadı. İlaç sanayisi hangi ülkelerin tekelinde hafızalara bir bir kazındı. Kazınmaması mümkün değil onlarca profesör en ince ayrıntıları ile Televizyonlarda bilgilendirdi halkı. Çünkü e...
  • CERİR BİN ABDULLAH (R.A)

    27 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Ebu Amr künyesiyle anılan Cerir hicretin 10. yılı Ramazan ayında kavminden 200 kişiyle birlikte Medine'ye gelerek İslâm'la şereflendi. O, uzun boylu, nurani yüzlü ve son derece yakışıklı bir kimseydi. Hz. Ömer (r.a) onun hakkında: "Cerir Bin Abdullah bu ümmetin Yusuf'udur." derdi. Onun İslâm'a gelişini Rasulullah (s.a.v) ashabına önceden haber verdi. Bir gün hutbe okurken: "Size şu taraftan hayırlı bir kimse geliyor. Yüzünde melek nişanesi vardır." buyurdu. Cerir (r.a) müslüman olduktan sonra Resul-i Ekrem (s.a.v)'in kendisini her gördüğü...
  • Mazlum coğrafyanın umut kapısıyız

    27 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Dünya ülkeleri 2020 yılına girerken nede çok umutları ve beklentileri vardı.  Ülkeler kendi hesap ve kitabını yapmış, yeni yılla ilgili birçok planlar hazırlamış, projeler oluşturmuş, bütçeler hazırlamış, ekonomiden, turizme, teknolojiden üretime hatta ülkelerarası ticari, siyasi ve diplomatik ajandalarında birçok notlar almışlardı. Bir önceki yıllardaki sorunlarını veya kazançlarını tekrar gözden geçirmiş yapılabilecekler ve yapılamayacaklar için stratejiler oluşturmuş, ikili görüşmeler, iç ve dış temaslar dahi bu notlar arasına alınmıştı. Hat...