logo

VEHB BİN MÜNEBBİH (KS)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Vehb bin Münebbih, (k.s) tabiin neslinin büyük alimlerinden olup Sana’da kadılık yapmış. 645 milâdi senede Sana’da doğmuş 741 yılında vefat etmiştir.

O büyük Allah dostunun çok kitap okuduğu, geçmiş ümmetler ve Peygamberlere ait araştırmalar yaparak çok bilgi sahibi olduğu nakledilir. Bu sebepten kaynak eserlerde sık sık onun sözlerinden ve öğütlerinden rivayetlere rastlanır.

“Ruhu’l-Beyan” tefsirinde de onun söz ve nasihatlerinden bir hayli nakiller vardır. Bizlere ibret dersi verecek hikmetli söz ve nasihatlerinden bazıları şunlardır:

Vehb bin Münebbih (k.s)’in şöyle dediği rivayet olunur:

“İsrailoğulları alimlerinden birisi ilim kitaplarından yetmiş sandık topladı.

Her sandık yetmiş arşın boyundaydı.

Allah Teala zamanın peygamberine onun hakkında şöyle vahyetti:

“Sende şu üç kötü huy oldukça bunlardan kat kat fazlasını toplayıp ilmini arttırsan da sana bir fayda sağlamaz. Bu huylar şunlardır:

1- Dünya sevgisi,

2- Şeytanla dostluk,

3- Müslümanlara eziyet etmek.”

İsmail Hakkı Bursevi hazretleri de bu konu ile ilgili olarak şunları söyler. Nitekim Fir’avn da Musa (a.s.)’ın peygamber olduğunu biliyordu. Ancak kendisini kaptırdığı dünya sevgisi ve riyaset tutkusu onu bildiğini uygulamaktan, hak peygambere tabi olmaktan alıkoydu. Sadece bilmenin ona bir faydası olmadı.

Keza İblis de Adem (a.s.)’ın gerçek durumunu biliyordu. Yahudiler de son peygamberin gönderileceğini ve Tevrat’taki alâmetlerini biliyordu. Sadece bilmeleri onları saadete, kurtuluşa erdirmedi. Kendilerine anlatılan hakikate teslim olup benlik, bizlik sevdasına düşmeselerdi ve yapılan nasihatlerle  amel etselerdi, kurtuluşa ererlerdi.

Hazreti Mevlâna (k.s) benlik, bizlik sevdasına düşüp nasihat kabul etmeyenlerin halini Mesnevi’sinde şöyle anlatır:

Öğütçü, yüzlerce defa çalışıp çabalasa, gayret sarf etse de dinleyende duyan, öğüdü kabul eden kulak gerek.

Sen, yüzlerce lütuflarda bulunarak öğüt verirsin ama senin öğüdün onun kulağına bile girmez. Duymayan inatçı bir adam, yüzlerce söyleyeni aciz bırakır. Peygamberlerden daha öğütçü, daha güzel sözlü kim vardır? Onların nefesleri taşa bile te’sir eder. Dağ taş bile onların sözlerini duydu, dağa taşa bile te’sir etti de Bahtı kötü kişinin bahtı açılmadı gitti.

Benlik, bizlik sevdasına düşen gönüller

“Taştan katı” (el-Bakara, 2/74) diye anlatıldı.

Vehb bin Münebbih(ks)  okuduğu kitaplardan öz olarak şunu öğrendiğini anlatır:

 “Dünya, akıllı kimselere bir ganimet, cahillere ise gaflet ve aldanıştır. Peygamberler ve veliler de dünyada yaşadılar, ama ona iltifat etmediler. Onun geçici güzelliklerine aldanıp rağbet etmediler.”

Derler ki: Hapishaneye giren herkes mahpus değildir. Bilakis oraya giren öyleleri vardır ki mahpusları oradan çıkarmak ve esirleri kurtarmak için girer.

İşte peygamberlerle onlara tabi olan veliler, kevn ve fesad alemine ancak dünya hapishanesinde esir düşen nefisleri kurtarmak için gelmişlerdir.

Nasıl ki mahpus, kendisini kurtarmak için hapishaneye girene tabi olur kurtulursa, aynen bunun gibi peygamberlerin ve vârislerinin yollarına uyanlar da dünya hapishanesinden çıkar ve kurtulur.

Vehb hazretlerine çok ibadet eden iki kişiden hangisinin üstün olduğunu sordular. O da şöyle cevap verdi:

“-Bu ikisinden hangisi insanlara daha fazla hizmette bulunuyor, iyiliği emredip, kötülükten alıkoyuyorsa, o daha üstündür.”

Dediler ki: “Ey Vehb, çok ibadet eyleyen,

İki zattan hangisi, üstündür diğerinden?”

Buyurdu: “Kimin çoksa, insanlara hizmeti,

Hak Teâlâ indinde, onun çoktur kıymeti.”

Yine onun kıymetli nasihatlerinden:

“Şeytan, yüzbinlerce cahile karşı göğüs gerebilir. Onlara karşı üstünlük kazanabilir. Onlarla alay ederek istediği tarafa çekebilir. Fakat bir alime karşı bunu yapamaz. Onun karşısında çok güç durumda kalır. Kolay kolay onu aldatıp istediği yere çekemez.”

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KA’B BİN UCRE (R.A)

    06 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Resulullah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa hemen harekete geçerdi. Bir defasında Resulullah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Resulallah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koymadım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Resulullah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan bir Yahudi görd...
  • SOSYAL MEDYA, ASOSYAL TOPLUM, HADSİZ İNSAN!

    06 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri, toplum olarak ‘’Kim nerede?, Ne yapıyor?’’ ile başlayan sorularımız, akabinde ‘’Kim ne dedi?, Ne yedi?, Ne aldı?’’ gibi meraklara dönüştü. Böylelikle kapitalist sistemin koyunu haline geldik. Tabi bu durumumuz da ‘’sermayenin hammaddesi insandır’’ gibi düşünenlerin ekmeğine yağ sürmemizi sağladı. Bu koyunlukla ilerliyorken ‘’Kimin ne giydiğine? Ne aldığına? Ne yediğine? Nereye gittiğine?’’ burnumuzu sokma haddini kazandırdı. Sosyal medya hayatımıza girdikten sonra asosyal toplum haline gelip haddimiz...
  • KUDÜS (2)

    05 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Yahudilerin yetmiş yıl süren esaretlerinin sonunda bugünkü İranlıların atası olan Pers Kralı Kiros, Babil krallığına son vererek Yahudilerin Filistin topraklarına dönüşlerine izin verdi. Yahudiler yıkılan birinci tapınağın yerine ikinci tapınaklarını inşa ettiler. M.Ö. 332’ de Makedonya Kralı Büyük İskender’ in Mısır’dan Fırat’ a kadar uzanan toprakları ele geçirmesi Yahudi tarihinde Helenistik dönemi başlatmıştır. Yahudilere Tevrat okumak yasaklanmıştır. Daha sonra Romalılar Kudüs’ e yönelerek orada hakimiyetlerini kurarak ikinci tapınağı y...
  • HAKİM İBNİ HİZAM (R.A)

    05 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Hakim İbni Hizam , Hz.Peygamber’in ilk hanımı hz.Hatice’nin kardeşinin oğludur.Fil yılından önce Kabe’nin içinde doğdu.Kureyşin ileri gelenlerindendir. Peygamberliğinden önce Hz. Peygamber’in yakın dostu idi. Ne var ki kendisinin müslüman olması, Mekke fethine kadar gecikti. Ebu Halid künyesiyle meşhur olan Hakim, müellefe-i kulubdandır. Huneyn Gazvesi’nde kendisine yüz deve verilmiştir. Daha sonra iyi bir müslüman olmuştur. Cahiliye devrinde yaptığı iyi davranışlarını müslüman olduktan sonra da sürdürmüştür. Çok cömert bir insan olan Hakim, H...