logo

AMERİKA TARİHİ IRKÇILIKLA YAZILMIŞTIR

NURTEN LÖKBAŞ

NURTEN LÖKBAŞ
nurten.lokbas@sonsaat.com.tr

Amerika Birleşik Devletleri tarihi, korkunç olaylarla doludur. Zengin ve bakir topraklarıyla Amerika, Avrupalıların iştahlarını kabartmıştır. Bu nedenle yeni kıtanın keşfinin ardından bölgeye akın akın göçler başlamıştır.
Kıtanın gerçek sahipleri olan yerlilerin elinden, tarihte eşine az rastlanır bir vahşetle, hem altın, gümüş gibi yeraltı zenginlikleri, hem de toprakları alınmıştır.
Burada ilk oluşturulan koloniler Avrupalıların birer şubesi durumuna getirildiler. 17.ci yüzyılın ikinci yarısına kadar Amerika’ya akın eden göçmenlerin büyük bir çoğunluğunu İngilizler oluşturdular. Hatta ilk koloniler oluşturulurken İngilizler hapishanelerde yatan borçlu tutukluları bile çıkarıp Amerika’ya getirdiler ve oralara yerleştirdiler.
Sömürgeci ve işgalci Avrupalılar yerli halkları imha ettiler. Bu nedenle işgücü yetersizliği çekiyorlardı. Beyazlar 15. ci yüzyılda Amerika’ya ayak bastıklarında bölgede Kızılderililer vardı. Siyahiler yoktu. Kızılderilileri hal eden sömürgeciler 1619 yılında Amerika’ ya Afrika’ dan zorla köle yaptıkları yüzlerce kişiyi gemilerin alt katında balık istifi olarak aç ve susuz vaziyette günlerce taşıdılar. Bir kısmı yeterli hijyen koşulları olmaması ve açlık nedeniyle hastalanarak hayatlarını kaybettiler. Hayatta kalan Afrikalı yerliler Virginia ‘daki İngiliz kolonisine satıldılar. Uzun yıllar boyunca 60-70 milyon Afrikalı genç iş gücü köle olarak alınıp satılmıştır. Bu korkunç bir rakamdır.
Köleleştirilen Afrikalı siyahi yerliler oldukça zor yaşam koşulları altında tütün,pirinç ve pamuk tarlalarında çalıştırıldılar.
Kölelere ihtiyaç olduğu için köle ticareti hızla devam etmiştir. Bir kölenin eşi ve çocukları da köle olarak alınıp satılabilirlerdi. Farklı beyaz ailelere satılan siyahi anne,baba ve çocuklar bir daha birbirlerini göremiyorlardı.
Kölelerin hiç bir hakları yoktu. İnsan yerine bile konulmazlardı. Aksine hayvan muamelesi görürlerdi. Siyahi kölelerin yaşam koşulları oldukça zor bir şekilde, genellikle gıda üretiminde tarlalarda çalışırlardı. Eğer bir köle efendisinden kaçarsa, yakalandığı taktirde kolları kesilir, kızgın ziftlere atılır sonrada öldürülürlerdi.
1705 Virginia Kölelik Yasası’nda siyahilerin durumu açıkça ortaya konulmuştu. Buna göre;
“Bu yönetim bölgesindeki siyahi,melez ve Kızılderili köleler taşınmaz mal olarak evde tutulacaklardır. Bir köle sahibinin emirlerine karşı çıkarsa,sahibi bu asi köleyi ıslah etmeye çalışırken öldürecek olursa, böyle bir kaza hiç olmamış gibi tüm cezalardan muaf tutulacaktır. “
Siyahilerin okuma-yazma, seçme-seçilme gibi hiç bir hakları yoktu. Sadece beyazlar için çalışacaklardı. İnsanlık dışı koşullarda çalışan, kötü muamele ve işkence gören köleler, isyana kalkıştıklarında tarihte eşi benzeri görülmemiş ölçüde vahşet yaşamışlardı. İlk isyancıların kafası kesilerek her kilometrede direklere asılarak teşhir edilmişlerdi.
Virginia’da varlıklı bir ailenin kölesi olan Nat Turner bir kaç kişiye satıldıktan ve siyahileri kurtarmak için başlattığı isyanda yakalandıktan sonra, idam edilerek derisi yüzülüp cesedi dört parçaya ayrılmıştı. İsyanı bastıran Virginia Eyalet Güvenlik Komitesi sorumlusu George Moore, Vali John Floyd’a sunduğu raporda yazdıkları insanlık adına utanç vericidir.
“Öldürebildiğimiz kadar isyancı köle öldürdük. İsyana karışmamış ama ileride sorun olabilecek köleleri de öldürdük. İntikam duyguları içinde büyümemeleri için kölelerin erkek çocuklarını da öldürdük. Siyahilerde Kızılderililer gibi insan değil vahşi hayvanlardır. Bizim görevimizde yola gelmeyen,itaat etmeyen vahşi hayvanları ortadan kaldırmaktır. “
Irkçılık ve sömürgecilik Amerika ve Avrupa ırkının öz kültürüdür. Daha yüzyıl öncesine kadar siyahi köleleri hayvanat bahçelerinde elleri zincirli kafesler içinde insanlara para karşılığında sergilemekte idiler. Beyaz ırkın eğlenmesi için bu şekilde şehirlerinde pek çok sergiler açmışlardı.
Köleliği bitirme vaadi ile başa gelen Abraham Lincoln başkan olunca sözünü tuttu. Kendisi bir suikast sonucu ölen ilk ABD başkanıdır.
Lincoln köleliği yasal olarak bitirdi. Fakat ABD ve Avrupa’ da hatta dünyanın pek çok bölgesinde ırkçılık ara vermeden devam ediyor. Günümüzde halen ABD güvenlik güçlerinin, atalarının düşüncelerini taşıdıklarını görmekteyiz. Son kurban George Floyd’un şahsında Amerika Birleşik Devletleri’ nde siyahilerin nefesleri kesilmiştir. Polisin siyahilere uyguladığı orantısız şiddetin sonu gelmemektedir.
Hiç kimse anne babasını seçemediği gibi ırkını, rengini ve cinsiyetini de seçemez. Kişinin seçemediği bir renk için aşağılanması akıl dışıdır.
Bu akıl dışı uygulamalara karşı çıkan Martin Luther King hayatını ortaya koymuş ve bir suikast sonucu öldürülmüştür.
“Irkçılık, idelojik bir düşünce değil, psikolojik bir hastalıktır “ diyerek hayatı boyunca ırkçılıkla mücadele eden Malcolm X en sonunda şehid edilmiştir.
Bu bozuk düşünceyi sadece İslam dini ortadan kaldırmıştır. Siyahi Habeşli bir köleyi azad edip efendisiyle aynı safta namaza durdurmuştur. İslam tarihi bu sahnelerle doludur. İslam İdeolojisi’nde renk,ırk,cinsiyet,millet veya yaşadığı coğrafya sebebi ile kimseyi aşağılama veya kendini üstün görme hakkı yoktur.
Peygamber (sav) Efendimiz meşhur Veda Hutbesi’ nde “Arabın Arap olmayana,Arap olmayanın Arap olana ,beyaz renklinin siyaha, siyah renklinin beyaza bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.” diyerek ırkçılığı tel’in etmiştir.
Yüce Allah (svt) yaratılış itibari ile insanlar arasında hiç bir fark olmadığını,ırk,renk,dil farklılığının üstünlük veya aşağılık sebebi olmadığını şu ayetlerle belirtmiştir.
“Göklerin ve yerin yaratılması, dilleriniz ve renklerinizin farklı olması da O’nun kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır. “    (Rum 22)
“Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi sırf birbirinizle tanışmanız için büyük büyük cemiyetlere, küçük küçük kabilelere ayırdık. Şüphesiz ki, sizin Allah katında en şerefliniz takvaca en ileri olanınızdır. “(Hucurat 13)
İnsanlığı felakete götüren en büyük hastalıklardan olan ırkçılığın panzehiri İslam ideolojisidir. Bugün insanlık ne kadar da İslam’ a muhtaçtır.
Fi Emanillah

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

AMERİKA TARİHİ IRKÇILIKLA YAZILMIŞTIR” için 5 Yorum

  1. Fatma Hasdemir : diyor ki:

    Cok guzel bir arastirma yazisi olmus kesinlikle katiliyorum.

  2. Ayhan : diyor ki:

    ”M a z l u m l a r,, ayağa kalkmadikca ”z a l i m l e r,, asla diz çökmeyecektir …

  3. Talha_lokbas@hotmail.com bugün insanlık ne kadarda “garip”

  4. Elinize ve emeğinize sağlık, çok bilgilendirici ve ufuk açıcı bir yazı olmuş. Yeni makalelerinizi bekliyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YUNANİSTAN 116 YIL ÖNCE DE ANADOLU’YU İŞGAL ETMEK İSTİYORDU

    22 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    1.Dünya Savaşı başlar başlamaz Yunanistan İngiltere ve Fransa yanında Türklere karşı savaşa girmek istiyordu. İngilizler onları kullanmak istiyordu ki, her zaman yabancı askerleri kendi menfaatleri için savaşlarda kullanırlardı. Dönemin Yunan Başbakanı Venizelos 1914 Yazında Osmanlı halen savaşa girmemişken bile Türklerle savaşmak arzusu ile yanıp tutuşuyordu. Churchill 1914 Yazında Boğazları aşıp İstanbul’u işgal etme planlarını yaptırmıştı. Bu konuda da Yunan Askerlerine güveniyordu. Venizelos’ un savaşa girmesine Tarafsızlıktan yana olan ...
  • HİLELER VE HAİNLER !

    22 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Dünyada başka bir ülke yoktur ki bizim ülkemiz kadar ihanete uğrasın, bizim ülkemiz kadar hain barındırsın. Tarihin her döneminde bolca bu kalıptaki insanları barındırmış, beslemiş ve büyütmüşüz. Daha bugün bile içimizdeki hainlerin, ajanların haddi hesabı belli değil. 7 yıl önce ağaçları bahane ederek Türkiye'nin tüm değerlerine saldıran vandallar ve bu kaosu kullanan terör örgütlerinin ekonomiye verdiği zarar Gezi olaylarından sonraki 3 aylık dönemde 100 milyar dolarları aştı. Borsa, faizler, enflasyon ve işsizlik rakamları ile Türk ...
  • HER DERDİN DERMANI SABIR

    21 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Günlük hayatımızda monoton bir yaşam şeklini benimseyen bizlerin en çok sabra ihtiyacı var. Sabır beklemektir ,teslimiyettir ,nefsimizi törpülemektir. Her birimizin mücadele ettiği zorluklar var. Kimi hastalık ile kimi evladı ile kimi eşi kimi yokluk ile sınanır. İmtihana tabi tutulduğumuz, dünya hayatında en büyük sınavı sabrımız ile vereceğiz. Bizim zor dediğimiz ve bize karanlık görünen her şeyin aslında aydınlık olacağı aklımıza bile gelmez. Başımıza gelen her musibette yüreğimize bir acı çöreklenir, sanki dünya başımıza yıkılmış sanırız za...
  • GIDA ENFLASYONU

    21 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Gıda enflasyonunun önü ancak tarımda döviz ile üretip TL ile satıştan vazgeçilince kesilir. (TÜİK) Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı. Ağustos'ta bir önceki aya göre yüzde 0,22 artışla 179,91 değerine ulaşan Tarım ÜFE, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 9,25, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,36 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 13,74 yükseldiğini görüyoruz. Hemen buradan hareketle, geçtiğimiz günlerde bir TV programında Ekonomi Bakanımız Berat Albayrak program sunucusuna Siz maaşınızı dolarla...