logo

PANDEMİNİN “YENİ NORMAL” DÜZENDE DÜNYA EKONOMİSİNE ETKİLERİ

RECEP TAŞCI

RECEP TAŞCI
recep.tasci@sonsaat.com.tr

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Küresel durgunluk ihtimali çok yüksek.

Tam da Ticaret savaşlarının kızıştığı bir ortamda Çin’den dünyaya yayılan virüs aslında küresel durgunluğu bir bakıma hızlandırdı.

Harvard Üniversitesi’nde Ekonomi ve Kamu Politikası Profesörü Kenneth Rogoff 2 Mart’ 2020 de Project Syndicate web sitesi için kaleme aldığı “1970’lerin Hissiyatı” başlıklı yazısında, yeni bir küresel durgunluğun eli kulağında olduğunu ve bunun, hem arz hem de talep tarafında yaşanacak şoklar nedeniyle 2001 ve 2008’deki durgunluklardan çok daha farklı olabileceğini vurgulaması küresel durgunluğun bir süre daha devam etmesine işaret ediyor.

Ayrıca Çinin yüksek kaldıraçlı [yani borçlanarak özsermaye kârlılığını artıran] bir ekonomi; 1980’lerin hızla büyüyen Japonya’sında yaşandığı gibi uzun süreli bir durgunluğu kaldıramayacağını söylemesi de küresel ekonomik sıkıntıların devam edeceğini öngörmekte.

Bu bize İnsanların , işletmelerin ve belediyelerin büyük borçlarını geri ödemek için fonlara ihtiyaç duyması anlamına geldiğini gösteriyor . Keskin şekilde terse dönen nüfus, teknolojik ilerlemeyi yakalama ölçeğinin daralması ve ardı ardına gelen teşvik programlarıyla büyük konut bolluğuda önümüzdeki on yıl içinde Çin için ciddi şekilde yavaşlayan bir büyümenin habercisi anlamını taşıyor.

 

Neden hem arz hem talep şoku kapıda?

Yine Profesör Kenneth Rogoff’a dönersek, 21. Yüzyılda yaşanan iki küresel durgunluğun aksine, yeni coronavirüs salgını hem arz hem de talep şokuna işaret ediyor. Bu çift taraflı şoka bakış açısına göre “Salgının bulaşma korkusunun, havayolları ve küresel turizm talebini vuracağına ve ihtiyati tasarrufların artacağına dikkat çekiyor. Bunun sonucunda on milyonlarca insan (evde tecrit nedeniyle veya korkudan) işe gidemediğinde küresel tedarik zincirleri bozulup , sınırların kapatılmasıyla doğal olarak dünya ticareti küçülür, böylelikle arz tarafı da en az diğer kadar zarar görmüş olur. Görüş bu katılıp katılmamak bize kalmış.

Prof. Rogoff, politika üretenlerin ve ekonomi yorumcularının birçoğunun, arz bileşeninin müstakbel küresel durgunluğu daha önceki ikisinden nasıl farklı kılabileceğini kavrayamadıkları kanaatinde.

 

“Büyük ölçüde talep eksikliğinden kaynaklı durgunlukların aksine, arz tarafının tetiklediği meydan okumaların tehlikesi, üretimde keskin düşüşlere ve yaygın darboğazlara neden olabilmesi. Bu durumda, -bazı ülkelerin 1970’lerin gaz kuyruklarından bu yana görmediği- yaygın [mal] kıtlıklar[ı], enflasyonu sonunda aşağıya değil yukarıya çekebilir düşüncesinde.

Dikkat çeken bir diğer husus ise , şu an için enflasyonu kontrol altına alma koşullarının olağanüstü elverişli olduğunu kabul etmesi ; ancak  düşük enflasyonun ardındaki ana faktörün 40 yıllık küreselleşme olduğunu hesaba katarak- içe kapanmayı tetikleyen ticaret ihtilafları ve pandemi ilen birlikte fiyatlarda yukarı doğru baskı yaşanacağını öngörüyor olması.

“Bu senaryoda yükselen enflasyon, faiz oranlarını artırabilir ve hem para hem de maliye politikasında karar alıcılara meydan okuyabilir” kanaatinde.

 

Salgın hangi ülke ekonomisini nasıl yakaladı?

Profesör Kenneth Rogoff  COVID-19 krizinin, büyümenin zaten hassas ve birçok ülkenin aşırı borçlu olduğu bir dönemde dünya ekonomisini vurduğuna dikkat çekmesi “2019’da küresel büyüme sadece % 2,9’du, yani tarihsel olarak küresel durgunluğa yol açan %2,5 seviyesine yakındı. Virüs vurmadan evvel İtalya’nın ekonomisi toparlanmaya henüz zar zor başlamıştı. Japonya’nın ekonomisi, kötü bir zamanlamayla katma değer vergisi zammının ardından zaten durgunluğa girmeye başlamış; Almanya’nınki ise siyasi karışıklığın ortasında yalpalamaktaydı. Amerikan ekonomisi en iyi durumda; ancak Kasım ayında yapılacak başkanlık ve kongre seçimlerinden önce bir durgunluğun başlama ihtimali daha evvel %15 iken artık bu oran çok daha yüksek görünüyor.”

O zaman şöyle de diyebiliriz, salgının, virüsle mücadele için gerekli kaynaklara ve teknolojiye sahip ülkelerde bile çok fazla iktisadi zarara neden olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

Sonuç olarak Politika üretenler, faiz indirimlerinin ve mali teşviklerin yanı sıra, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan büyük şoka da çözüm bulmak zorundalar. .

En acil rahatlama, ABD’nin ticaret savaşında gümrük tarifelerini keskin şekilde düşürmesi, böylelikle piyasaları yatıştırması olacaktır.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KA’B BİN UCRE (R.A)

    06 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Resulullah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa hemen harekete geçerdi. Bir defasında Resulullah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Resulallah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koymadım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Resulullah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan bir Yahudi görd...
  • SOSYAL MEDYA, ASOSYAL TOPLUM, HADSİZ İNSAN!

    06 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri, toplum olarak ‘’Kim nerede?, Ne yapıyor?’’ ile başlayan sorularımız, akabinde ‘’Kim ne dedi?, Ne yedi?, Ne aldı?’’ gibi meraklara dönüştü. Böylelikle kapitalist sistemin koyunu haline geldik. Tabi bu durumumuz da ‘’sermayenin hammaddesi insandır’’ gibi düşünenlerin ekmeğine yağ sürmemizi sağladı. Bu koyunlukla ilerliyorken ‘’Kimin ne giydiğine? Ne aldığına? Ne yediğine? Nereye gittiğine?’’ burnumuzu sokma haddini kazandırdı. Sosyal medya hayatımıza girdikten sonra asosyal toplum haline gelip haddimiz...
  • KUDÜS (2)

    05 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Yahudilerin yetmiş yıl süren esaretlerinin sonunda bugünkü İranlıların atası olan Pers Kralı Kiros, Babil krallığına son vererek Yahudilerin Filistin topraklarına dönüşlerine izin verdi. Yahudiler yıkılan birinci tapınağın yerine ikinci tapınaklarını inşa ettiler. M.Ö. 332’ de Makedonya Kralı Büyük İskender’ in Mısır’dan Fırat’ a kadar uzanan toprakları ele geçirmesi Yahudi tarihinde Helenistik dönemi başlatmıştır. Yahudilere Tevrat okumak yasaklanmıştır. Daha sonra Romalılar Kudüs’ e yönelerek orada hakimiyetlerini kurarak ikinci tapınağı y...
  • HAKİM İBNİ HİZAM (R.A)

    05 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Hakim İbni Hizam , Hz.Peygamber’in ilk hanımı hz.Hatice’nin kardeşinin oğludur.Fil yılından önce Kabe’nin içinde doğdu.Kureyşin ileri gelenlerindendir. Peygamberliğinden önce Hz. Peygamber’in yakın dostu idi. Ne var ki kendisinin müslüman olması, Mekke fethine kadar gecikti. Ebu Halid künyesiyle meşhur olan Hakim, müellefe-i kulubdandır. Huneyn Gazvesi’nde kendisine yüz deve verilmiştir. Daha sonra iyi bir müslüman olmuştur. Cahiliye devrinde yaptığı iyi davranışlarını müslüman olduktan sonra da sürdürmüştür. Çok cömert bir insan olan Hakim, H...