logo

ABBAD BİN BİŞR (R.A)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Onu abidler arasında arayan, gecesini ibadetle, Kur’ân’la geçiren bir muttaki olarak görür. Kahramanlar arasında arayan, Allah’ın (c.c.) adım yükseltmek için çarpışan cesur bir cihat eri olarak bulur. Valiler arasında arayan, Müslümanların malları konusunda güvenilir, emin bir kimse olarak görür. O nerede bulunmuşsa orada fazilet örneği olmuştur.

Hazreti Aişe (r. anha) onun hakkında şöyle demiştir:

“Ensar’dan üç kişi vardır ki, fazilette hiç kimse onların üstüne çıkamamıştır. Hepsi de Beni Abdil-eşhel’den olan bu şahıslar, Sa’d İbni Muaz, Useyd İbnu’l-Huzayr ve Abbad İbni Bişr (r. anhum)’dir.”

Abbad, Mekkeli genç davetçi Mus’ab (r .a.) vasıtasıyla İslâm’la şereflenmiştir. Onun sıcak ve gönül okşayan okuyuşunu dinlemiş ve Kur’an’a aşık olmuştur. İman nuru, iki gencin kalplerini birleştirmiş ve sevgi ile birbirine kaynaştırmıştır.

O, bütün hayatında gönlüne yerleştirdiği bu nur ile hareket etmiş, gecesini gündüzünü Kur’an’a vermiştir. Kur’an-ı Kerim’i çok okurdu. Onun okuyuşunu herkes tanırdı. Çünkü o kadar içten ve yanık bir eda ile okurdu ki, Kur’an yeni nazil oluyor zannedilirdi.

Bir gece mescidde Kur’an okuyordu. Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz de Aişe (r. anha) annemizin mescide bitişik odasında namaz kılıyordu. Onun sesini işitince “Aişe! Bu Abbad’ın sesi değil mi?” dedi. Aişe (r. anha) “Evet ya Resulullah'” dedi. Fahri Kainat (s.a.v) Efendimiz, Abbad’ın bu hareketinden pek memnun olmuştu. Sanki Cebrail (a.s.) bu ayetleri yeni getiriyordu. Onun bu okuyuşundan duygulanan Sevgili Peygamberimiz “Allahım! Ona mağfiret et” diye dua etti.

O, bir Kur’an dostu olarak hazarda, seferde nerde bir vakit bulsa hemen Kur’an’a dalardı. Kur’an’la beraber olmak onun en büyük özlemiydi. Onun için en tatlı şey, en büyük zevkti Kur’an okumak. Canından daha çok seviyordu Kur’an’ı. Okurken sureyi bitirmeden kesmek istemezdi. Canının kesilmesini Kur’an’ın kesilmesine tercih ederdi. Onun Kur’an’a olan bu aşkını Zatur-Rika gazasından dönerken başından geçen bir hadise bizlere ibret olarak gözlerimizin önüne sergilemektedir.

“Zatur-Rika gazasından dönerken Resulullah (s.a.v) Efendimiz geceyi geçirmek üzere bir vadide konaklar. Abbad İbni Bişr ile Ammar İbni Yasir (r.a.) birbiriyle kardeş ilan edilmişti. Geceyi vadinin bir kenarında beraber geçirmek isterler. Abbad, Ammar’a “Gece ne zaman uyumak istersin, önce mi sonra mı?” diye sorar Ammar da “Ben önce uyumak isterim” der ve yan tarafına doğru uzanır yatar.

Gecenin sakinliğinden, sessizliğinden istifade ile Abbad İbni Bişr (r.a.) ibadet etmek ister. Namaza durur ve Kehf suresinden okumaya başlar. Huşu içerisinde namazda dalıp gider. Mevlası ile konuşurcasına okudukça coşar ve bu Zevkle ibadetine devam eder. Uzaktan biri Abbad’ı görür ve ona bir ok fırlatır. Vücuduna isabet eden oku çıkarıp atan Abbad okumaya devam eder. İkinci bir ok daha fırlatılır. Onu da çeker atar ve Kur’an’ı okumaya devam eder. Adam üçüncü bir ok daha atınca halsiz kalır ve arkadaşına seslenir. Ammar kalkar, adamda iki kişi olduklarını görünce kaçar. Abbad’ı bu halde gören Ammar “Sübhanallah! Nedir bu hal ya Abbad? adam sana ilk oku atınca beni uyandırsaydın ya? ” diye ona hayretlerini bildirir. Abbad da “Başlamış olduğum sureyi bitirmeden okumayı kesmek istemedim. Allah’a yemin ederim ki, canımın kesilmesini onun kesilmesine tercih ederim “diye cevap verir.

Ashab-ı kiram’da Kur’an’a bağlılık işte böyleydi. Kur’an dostluğu can kaygısından daha öndeydi. Onların hayatını Kur’an’la geçirilen vakitler süslemişti. Kur’an’sız hayat düşünemezlerdi.

Abbad İbni Bişr (r.a.) harp meydanlarında da kahramanca çarpışan bir yiğitti. Bir cihat eri olarak Resulullah’tan (s.a.v) ayrılmamıştır. Hz Ebubekir (r.a.) zamanında da Müseylime üzerine gönderilen orduya katılmıştı. Bu savaşta büyük kahramanlıklar gösteren Abbad, son hücuma geçilecek gecede rüyasında semanın açılarak kendisini içine aldığını görür. Sabah olunca Ebu Said Hudri’ye (r.a.) rüyasını anlatır ve “Vallahi bu şehid olmaktır Ebu Said” der. Hücuma geçildiğinde Abbad İbni Bişr (r.a.) önüne çıkan müşriki kılıçtan geçirerek safları yarar ve Müseylime’nin çevresine ulaşır. Müseylime ve avanesi bir bahçeye sığınırlar. O gün o bahçede Müseylime başta olmak üzere bütün müşrikler öldürülür. O günden sonra bu bahçeye “Ölüm bahçesi” denmiştir. Abbad (r.a.)’da bu bahçe duvarı dibinde şehit olur. Aldığı kılıç darbesi, mızrak ve ok yaralarından vücudu tanınmaz hale gelen bu “Kur’an dostu” şehit, ancak vücudundaki bir ben’den tanınabilmiştir.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KA’B BİN UCRE (R.A)

    06 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Resulullah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa hemen harekete geçerdi. Bir defasında Resulullah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Resulallah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koymadım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Resulullah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan bir Yahudi görd...
  • SOSYAL MEDYA, ASOSYAL TOPLUM, HADSİZ İNSAN!

    06 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri, toplum olarak ‘’Kim nerede?, Ne yapıyor?’’ ile başlayan sorularımız, akabinde ‘’Kim ne dedi?, Ne yedi?, Ne aldı?’’ gibi meraklara dönüştü. Böylelikle kapitalist sistemin koyunu haline geldik. Tabi bu durumumuz da ‘’sermayenin hammaddesi insandır’’ gibi düşünenlerin ekmeğine yağ sürmemizi sağladı. Bu koyunlukla ilerliyorken ‘’Kimin ne giydiğine? Ne aldığına? Ne yediğine? Nereye gittiğine?’’ burnumuzu sokma haddini kazandırdı. Sosyal medya hayatımıza girdikten sonra asosyal toplum haline gelip haddimiz...
  • KUDÜS (2)

    05 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Yahudilerin yetmiş yıl süren esaretlerinin sonunda bugünkü İranlıların atası olan Pers Kralı Kiros, Babil krallığına son vererek Yahudilerin Filistin topraklarına dönüşlerine izin verdi. Yahudiler yıkılan birinci tapınağın yerine ikinci tapınaklarını inşa ettiler. M.Ö. 332’ de Makedonya Kralı Büyük İskender’ in Mısır’dan Fırat’ a kadar uzanan toprakları ele geçirmesi Yahudi tarihinde Helenistik dönemi başlatmıştır. Yahudilere Tevrat okumak yasaklanmıştır. Daha sonra Romalılar Kudüs’ e yönelerek orada hakimiyetlerini kurarak ikinci tapınağı y...
  • HAKİM İBNİ HİZAM (R.A)

    05 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Hakim İbni Hizam , Hz.Peygamber’in ilk hanımı hz.Hatice’nin kardeşinin oğludur.Fil yılından önce Kabe’nin içinde doğdu.Kureyşin ileri gelenlerindendir. Peygamberliğinden önce Hz. Peygamber’in yakın dostu idi. Ne var ki kendisinin müslüman olması, Mekke fethine kadar gecikti. Ebu Halid künyesiyle meşhur olan Hakim, müellefe-i kulubdandır. Huneyn Gazvesi’nde kendisine yüz deve verilmiştir. Daha sonra iyi bir müslüman olmuştur. Cahiliye devrinde yaptığı iyi davranışlarını müslüman olduktan sonra da sürdürmüştür. Çok cömert bir insan olan Hakim, H...