logo

Rüyaları Süsleyen BALİ

ŞEYMA TAŞCI

ŞEYMA TAŞCI
seyma.tasci@sonsaat.com.tr

Herkesin hayalidir bir gün Bali tatili yapmak. Peki buz dağının görünmeyen yüzünü hangimiz biliyoruz?

Bali, Endonezya’ya bağlı , Küçük Sunda Adaları’nın en batısında yer alan , diğer adıyla dünyadaki son cennet .

Doğal güzelliklerine diyecek laf yok. Fotoğraflardaki gibi göz alıcı turkuaz sahiller , sırayla dizilmiş pirinç tarlaları , palmiyeler arasındaki sonsuzluğa sallanan dev salıncaklar ve yeşilin binbir tonunu görebileceğiniz teraslarıyla iştah kabartıyor. Fakat  devir dijital pazarlama devri olunca insan Bali  de bir pazarlama dehası ürünü mü diye düşünmeden edemiyor.

Eğer bunları düşünenlerden biriyseniz , Bali gerçekten de göründüğü kadar güzel bir ada . Fakat bir de görünmeyen yüzü var ki kimi zaman doğal güzellikleri saf dışı bırakabiliyor.

Öncelikle beni en çok rahatsız eden faktörün koku olduğunu söyleyebilirim. Dini inanışlarındandır ki palmiye ağaçlarından yaptıkları yemekli tütsülü adaklar son derece rahatsızlık verici . Kültür ve geleneklerine ciddi derece bağlı Bali halkının dini aslında Hinduizm. Ama zamanla Budizm inancıyla harmanlanmış yeni bir Bali inancı ortaya çıkmış .   Ada bir tarım adası.  Çiftçinin de çok boş zamanı var.  İş boşluğu olunca akıllarını meşgul edecek sunu , dua ,  ibadet ve ritüeller olması lazım.Kutsal maskeler , korkunç suratlı şeytan kaçırıcı heykeller , yosun tutmuş inanılmaz tapınak mimarileri ve doymak bilmeyen aç tanrı ve şeytanlara adanan yemekler Bali ritüellerinden yalnızca birkaçı .

İnanç ve yaşam şekillerine kimsenin bir lafı yok . Fakat yaktıkları tütsülerin kokusu Türk halkı olarak aşina olduğumuz bir koku değil . E taksilerde bile yakılan bu tütsülere dayanıcak burun direği kalmıyor .Sokaklarda yürürken ayağınıza takılan çürümüş yiyecek adakları , açık havada oksijen almak isteyeni nefessiz bırakıyor .

Sosyal medyada gördüğünüz fotoğrafların ise bir kısmı dijital pazarlama ürünü . Lempuyang Tapınağı fotoğraflarındaki su görünümünün aslında aynadan ibaret olması gibi. Bali halkı doğal güzelliklerini nasıl mübalağa edeceğini iyi biliyor .

Peki siz Bali hakkında ne biliyorsunuz?

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RABİ’ BİN ÂMİR (R.A)

    07 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Hz. Ömer’in (r.a.) hilafeti zamanı idi… İslam adaleti altında Müslümanlar bir tarafta altın devirlerini yaşarken, İslam orduları da dört bir cephede yeni fetihler yapıyor, zaferler kazanıyor ve İslam topraklarını genişletiyorlardı. Sa’d ibni Ebî Vakkas’ın (r.a.) kumandası altındaki 34 bin kişilik İslam ordusu Acem topraklarına dayanmıştı. Resûl-i Ekrem’in (a.s.m.) duasının tahakkuk etmesine çok az bir zaman kalmıştı. Bilindiği üzere, “Perviz” denilen İran kisrası, Resûl-i Ekrem’in mektubunu parçalamış, Resûlullah da, “Yâ Rabbi, nasıl o benim...
  • SÜPER LİG DE ŞAMPİYONLUK 2 TAKIMA KALDI

    07 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Süper Ligin 30 Haftası sonunda  Antalyaspor’u deplsman da 2-0 yenen Başakşehir Liderliğini korurken, Takipçisi Trabzonspor da Galatasaray’ı deplasman da 3-1 yenerek haftayı 3 puanla kapattılar. Şampiyonluk yarışı kalan 4 haftalık süre içinde bu iki takım arasında geçecektir. Süper Lig'in 30. haftasında lider Başakşehir, Antalyaspor'u deplasmanda 2-0 mağlup etti. Visca, Mahmut ve Aleksic gibi isimlerden yoksun kalan İstanbul ekibi, Demba Ba'nın kilidi açtığı maçta çok kritik bir galibiyet alarak puanını 63 yaptı ve Galatasaray - Trabzonspor m...
  • KA’B BİN UCRE (R.A)

    06 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Resulullah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa hemen harekete geçerdi. Bir defasında Resulullah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Resulallah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koymadım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Resulullah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan bir Yahudi görd...
  • SOSYAL MEDYA, ASOSYAL TOPLUM, HADSİZ İNSAN!

    06 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri, toplum olarak ‘’Kim nerede?, Ne yapıyor?’’ ile başlayan sorularımız, akabinde ‘’Kim ne dedi?, Ne yedi?, Ne aldı?’’ gibi meraklara dönüştü. Böylelikle kapitalist sistemin koyunu haline geldik. Tabi bu durumumuz da ‘’sermayenin hammaddesi insandır’’ gibi düşünenlerin ekmeğine yağ sürmemizi sağladı. Bu koyunlukla ilerliyorken ‘’Kimin ne giydiğine? Ne aldığına? Ne yediğine? Nereye gittiğine?’’ burnumuzu sokma haddini kazandırdı. Sosyal medya hayatımıza girdikten sonra asosyal toplum haline gelip haddimiz...