logo

DUBAA BİNTİ ZÜBEYR (R.ANHA)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Hane-i saadete rahat girip çıkabilen ve Efendimiz’in sohbetlerinden istifade etmeye çalışan bahtiyar bir hanım!…

Hac için ihrama girerken şart koşma, şartlı ihrama girme konusunda rivayet ettiği hadis-i şerif ile tanınan bir hanım sahabidir!… O, Mekkeli olup Kureyş kabilesinin Haşimi koluna mensuptur. Babası, Zübeyr ibni Abdülmuttalib, annesi, Atike binti Ebu Vehb’dir.

Resulullah (s.a.v) Efendimiz Dubaa (r.anha)’yı Mikdat ibni Amr ibni Sa’lebe (r.a) ile evlendirdi. Bu evliliklerinden Abdullah ve Kerime adında iki çocukları dünyaya geldi.  (Hakim, Müstedrek, IV, 72)

Dubaa (r.anha) ilim meclislerini seven bir hanımdı. Resulullah (s.a.v) Efendimiz’in amca kızı olması sebebiyle huzurlarında bulunur, sohbetlerini dinlerdi.

Bir gün hane-i saadete ziyarete gitmişti. Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimizin ketif denilen hayvanın kürek kemiğindeki etten yedikten sonra abdest almadan namaz kıldığını gördü. Dubaa(r.anha)  bu eti yemekle abdestin bozulup bozulmayacağında tereddüt edenlere şahit olduğu hadiseyi anlattı. (Müsned, I, 351)

Bir seferinde de Dubaa (r.anha evinde koyun kesmişti. Resulullah (s.a.v)  ona haber gönderdi. İkram etmek üzere bir parça et göndermesini istedi. O da:

“- Vallahi yanımda boyun kısmından başka bir yeri kalmadı. Onu da Resulullah’a (s.a.v) göndermeye utanıyorum” dedi.

Bu şekilde bir bilgi ile gelen elçiye Resulullah (s.av) Efendimiz tekrar Dubaa (r.anha)’ya dön ve şöyle söyle buyurur:

“- Boyun, kol ve ketif koyunun mideye en hafif gelen yeridir. Hazmı kolaydır.” (Müsned, VI, 360 )

Dubaa (r.anha)’nın onbeş kadar hadis-i şerif rivayet ettiği bildirilmektedir. Hac için ihrama girme konusunda naklettiği hadis-i şerif şöyledir:

İbni Abbas(r.a)  ’dan rivayet edildiğine göre Dubaa binti Zübeyr (r.anha), Resulullah (s.a.v)’e gelip;

Ya Resulallah! Ben Hacca gitmek istiyorum. İhrama girerken şart koşabilir miyim? demiş. Resul-i Ekrem (s.a.v) de; “- Evet!” cevabını vermiştir.Bunun üzerine Dubaa (r.anha) şartı nasıl koşayım? deyince Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“- Ey Allahım! Emrine amadeyim. Ey Allahım! Beni engellediğin yerde ihramdan çıkmam şartıyla emrine amadeyim de!” (Ebu Davud, 1776)

Kütüb-i sitte’de birkaç yerde geçen bu hadis-i şerifin şerhinde alimler, böyle bir şartın caiz olup olmayacağında ihtilaf etmişlerdir. İmam Şafi ve İmam Hanbelî (rh.a.) caiz olduğu görüşündedirler. Hanefîlerle, Malikîlerin bir kısmı bu görüşe katılmayıp böyle bir şart koşmanın caiz olmayacağına, Hacc tamam olmadan ihramdan çıkılamayacağına hükmederler. Bu durumun Dubaa (r.anha)’ya mahsus bir ruhsat olduğunu söylerler. (İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, 17 / 372)

Dubaa binti Zübeyr(r.anha)  hakkında kaynaklarda geniş bir bilgiye ulaşılamamakta ve ne zaman vefat ettiği bilinmemektedir.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KA’B BİN UCRE (R.A)

    14 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Re­su­lul­lah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa he­men hare­kete geçerdi. Bir defasında Re­su­lul­lah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Re­su­lal­lah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koy­madım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Re­su­lul­lah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan ...
  • SÖZÜN SÖYLENDİĞİ MEVSİM

    14 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Değerli Dostlarım, Sizlerle okuyup etkilendiğim ve üzerine önemli dersler çıkardığım bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. Bir grup kurbağa ormanda dolaşıyormuş ve içlerinden ikisi derin bir çukura düşmüş. Arkadaşlarının düştüğünü gören diğer kurbağalar çukurun etrafını sarıp, ne kadar derin olduğunu görünce, düşen arkadaşlarına o çukurdan çıkmanın mümkün olmayacağını söylemişler. Ancak, iki kurbağa diğerlerinin ne dediğini duymazdan gelip, çukurdan kurtulmak için var güçleriyle zıplamaya başlamışlar. Çabalarını gören çukurun tepesindeki kurbağ...
  • Ağustos ayı Türklerin bayramıdır

    13 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Türk tarihinde Ağustos ayının ayrı bir yeri ve ayrı bir şuuru vardır. Ve Ağustos ayı dünden bugün uzanan tarih serüvenimizde bir sıçrayışın bir zaferin ve bir bayramın ismi olmuştur. 16’ncı yüzyıldan 20’nci yüzyıla gelene kadar tesadüf olmayan ama Türkün Milli Şuurunu, Milli direnişini, hürriyetini dibine kadar yaşadığı bir ay olmuştur. Ağustos ayı Türkler için bayramdır. Çünkü bu tarih bir tesadüf değildir. İlkinde Sultan Alparslan Malazgirt Meydan Muharebesi, 26 Ağustos 1071 tarihinde Anadolu’nun adını koyduğu zaferle başladı. Büyük Selçuk...
  • ŞEYBE BİN OSMAN (R.A)

    13 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Şeybe intikam hırsıyla yanıp tutuşuyordu. En sevdiği varlığı, babası Osman bin Ebi Talha, Uhud Savaşı’nda Müslümanlar tarafından öldürülmüştü. Hem de öl­düren, Re­su­lul­lah’ın en yakın akrabalarındandı… Şeybe, babasının intikamını almak için çırpınıyordu. Planlar kuruyor, desise­ler hileler arıyordu. O doymak bilmez hırsı ancak Re­su­lul­lah’ın öldürülmesiyle tatmin olabilirdi. Bunu kafasına koymuştu. Uhud Savaşı’nda bir şey yapamama­nın sıkıntısını taşıyordu. Bu planı uygulamak için arkadaş arıyordu. Huneyn Savaşı bütün şiddetiyle devam...