logo

ZEML İBNİ AMR(R.A)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Müslüman oluşunun sevincini kendi söylediği şiirle paylaşan ve halkına ilan eden bir sahabi!.. Kabile halkından her bir ferdin İslâm’la buluşması için çalışan, gayret eden ve çırpınan bir tebliğ eri!.. Onun İslam’la şereflenişi ibret verici, garib bir hadise sonucunda olmuştur.

Kuzey Arabistan’da yaşayan Yemen taraflarında ikamet eden Kudaa kabilesine bağlı Uzre oğullarına mensuptur. Adı Zeml olup, babasının adı Rebia olarak rivayet edilmektedir. Zeml ibni Amr, hicri 9. yılın Safer ayında Resulullah(s.a.v) Efendimiz’le görüşmek üzere on iki kişilik Beni Uzre heyetiyle birlikte Yemen’den kalkıp Medine’ye geldi. Bir müddet heyetle birlikte hep beraber Ensar’dan Remle binti Haris en- Neccariyye’nin evinde misafir olarak kaldı. Medine’de kaldığı süre içerisinde Mescid-i Nebi’ye devam etti. Resul-i Ekrem(s.a.v) Efendimiz’in huzurunda bulundu ve sohbetlerini dinledi. Bir ara Resulullah(s.a.v) Efendimiz’e Medine’ye gelmelerine sebep olan şu ilginç olayı anlattı ve bunun izahını istedi:

“-Bizim kabilenin, çok eskiden beri taptığı bir putu vardı. Adı Humam idi. Bir gün bu putun bulunduğu yerden bir ses geldi. Ben hayret içerisinde kaldım. Bu ses birkaç kez tekrar edildi. Her seferinde şöyle sesleniliyordu:

“Beklenen son peygamber çıkmıştır. Son din İslâm bu peygamberle birlikte gönderilmiştir.” Yeni bir dinle gönderilen bu peygambere uyulması gerektiğini bildiren bu ses birkaç gün aralıklarla tekrar tekrar duyuldu. Daha sonra kabilemizin sevdiği, inandığı bu put devrilerek yüzüstü yere kapandı. İşte bu olay üzerine Medine’ye gelip sizinle görüşmeye karar verdim” dedi. Resul-i Ekrem(s.a.v)  Efendimiz Zeml ibni Amr’ı dinledikten sonra gayet açık ve net bir şekilde şöyle buyurdu:

“Duyulan sözlerin Müslüman bir cin tarafından söylenmiş olabileceğini bildirdi. Onları İslâm’a davet etti.” (Ebü’l-Fida İbn Kesir, II, 322)

Peygamber Efendimiz’in bu davetini tereddüt etmeden hemen kabul etti ve İslam’la şereflendi. Müslüman olduğunu kendi yazdığı bir şiirle ilan etti. (İbn Sa‘d, I, 332) Resul-i Ekrem(s.a.v) Efendimiz heyetin önde gelenleri arasında yer aldığı anlaşılan Zeml ibni Amr(r.a)’e bir sancak verdi ve onu kabilesinin sancaktarı yaptı. Bu arada Zeml’in ve arkadaşlarının Müslüman olduklarını, kabilelerini İslâm’a davet etmekle görevlendirildiklerini ve kendilerine uyanların kurtuluşa ereceklerini bildiren bir mektup yazdırarak ona teslim etti. (Muhammed Hamidullah, el-Vesai‘u’s-siyasiyye, s. 282-283. İslâm Peygamberi (trc. Salih Tuğ), İstanbul 1991, I, 524)

Memleketine dönen Zeml ibni Amr(r.a) burada kabile halkına İslâm’ı öğretmekle meşgul oldu. Hayatının sonuna kadar İslam’ın bir tebliğ eri olarak çalıştı.

Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer ve Hazreti Osman(r.a) dönemlerinde Medine’den uzakta yaşadığı ve bu sebeple yeterince tanınmadığı için kendisine bir görev verilmedi. Bu sırada onun Dımaşk’a göç edip oraya yerleştiği anlaşılmaktadır. Hazreti Ali(r.a)’in hilâfeti devrinde (656-661) adı çokça duyulmaya başlandı. Hazreti Ali ile Muaviye ibni Ebu Süfyan arasında çıkan anlaşmazlıkta Muaviye’nin yanında yer aldı.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İFSAT SÖZLEŞMESİ

    15 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Adına “İstanbul Sözleşmesi”denilen , bana göre bir “İfsad Sözleşmesi” olan bu sözleşmenin adı, İslamın  bayraktarlığını yapmış  İstanbul’a açıkça bir ihanettir. Bu yazımda “İfsad Sözleşmesi olarak ifade edeceğim bu sözleşme son günlerde çok tartışılan bir konudur. Bu ifsad sözleşmesi kısaca İstanbul Sözleşmesi olarak bilinir ve “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesidir. 11 Mayıs 2011 de İstanbul’da yapılan Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu  toplantısında imzaya açılarak on ...
  • CÜVEYRİYE BİNTÜL HARİS (R.ANHA)

    15 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Hz. Peygamber’in zevcesi ve müminlerin annesi. Hz. Cüveyriye, Mustalikoğulları kabilesinin baskani Haris b. Ebi Dirar’ın kızıdır. Aynı kabileden Safvan oglu Musafi’den dul kalmıştı. Mustalikoğulları, Hicret’in altıncı yılında Medine’ye saldırı için hazırlık yapmaya başladılar. Durumu öğrenen Hz. Peygamber (s.a.s.), yediyüz kişilik bir askeri kuvvetle, onlardan önce davranarak Müreysi’ suyu başında saldırdı. On kişi öldürüldü. Müslümanlar bu gazvede bir şehit vermişti. Mustalikoğullari’nin bütün erkekleri, kadınları ve çocukları esir alındı. ...
  • KA’B BİN UCRE (R.A)

    14 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Re­su­lul­lah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa he­men hare­kete geçerdi. Bir defasında Re­su­lul­lah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Re­su­lal­lah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koy­madım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Re­su­lul­lah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan ...
  • SÖZÜN SÖYLENDİĞİ MEVSİM

    14 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Değerli Dostlarım, Sizlerle okuyup etkilendiğim ve üzerine önemli dersler çıkardığım bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. Bir grup kurbağa ormanda dolaşıyormuş ve içlerinden ikisi derin bir çukura düşmüş. Arkadaşlarının düştüğünü gören diğer kurbağalar çukurun etrafını sarıp, ne kadar derin olduğunu görünce, düşen arkadaşlarına o çukurdan çıkmanın mümkün olmayacağını söylemişler. Ancak, iki kurbağa diğerlerinin ne dediğini duymazdan gelip, çukurdan kurtulmak için var güçleriyle zıplamaya başlamışlar. Çabalarını gören çukurun tepesindeki kurbağ...