logo

MÜSLÜMANLAR BATI HADARATINA TESLİM OLAMAZLAR

NURTEN LÖKBAŞ

NURTEN LÖKBAŞ
nurten.lokbas@sonsaat.com.tr

İslam dünyası, İslam hükümlerini yanlış tatbik edip dini yaşamada ihmal gösterince gerileme devrine girdi. Müslümanlar Batı’ nın da teşvikiyle bu geri kalmışlıklarının nedeninin İslam’dan olduğunu zannettiler. İslam dininin kendilerini geri bıraktığı telkinleri Hristiyan alemi tarafından o kadar yoğun propagandalarla devam ediyordu ki ,Müslümanlar ,nihayetinde  ezikliği kabul ettiler. Aşağılık kompleksi onların tüm benliklerine yerleşti. Müslümanlar İslam dininden uzaklaştıkça, batı kendi hadaratını sinsice zihinlere kazıyordu.

Hristiyan alemi İslam alemini yok etmek için İslam alimlerinin yapmış oldukları bir çok buluşu yok sayıyor ,bu buluşları batının bilim insanları bulmuş gibi lanse ederek Müslümanları aşağılık kompleksine sürüklüyordu.

Batı toplumu medenidir.

Batı muassır medeniyet  seviyesine ulaşmıştır.

Müslümanlar bu eziklikle şaşkına dönerken,batıdan ne alınabilir ne alınamaz ayırımını bile yapamaz durumuna geldiler.Medeniyet ile karıştırdıkları batı hadaratını birebir taklit etmeye başladılar. Halbuki medeniyet ve hadarat birbirinden çok farklı şeylerdi. Maalesef günümüzde de müslümanlar bu ayırımı yapabilecek derin bir düşünceye sahip değillerdir.

Peki nedir bu hadarat ?

Medeniyet ile aynı şey midir ?

Hadarat kısaca kültür demektir.Yani hayat hakkındaki mefhumlardır.Daha açık bir ifade ile akideden neşet eden hayat tarzıdır.

Bir toplumun hadaratı bir başka toplumun hadaratından ayrıdır.Her akidenin kendisine has hadaratı vardır.Batı dünyasının hadaratı dini devletten ayıran Hristiyan akidesinden neşet etmiş kapitalist bir hadarattır. Onun erkeğe, kadına, topluma, fiillerin ölçüsüne ve mutluluğa bakışı bir başka hadarattan farklıdır.

İslam dinininde, akidesinden çıkan kendine has bir hadaratı vardır. Onunda kadına, erkeğe, topluma, amellerin ölçüsüne ve mutluluğa bakışı diğer hadaratlardan farklıdır.

Örnek verecek olursak şarap,domuz eti,homoseksüellik denilince Müslümanların gözünde haram canlanır. Batı hadaratında ise helal canlanır.

İslam hadaratında mutluluğun anlamı, Allah (cc) rızasını kazanmak iken, batı hadaratında nefsin arzu ve isteklerini yerine getirmektir.

İslam hadaratında amellerin ölçüsü helal ve haram iken, Batı hadaratında menfaattir.

İslam hadaratı vahiy kaynaklı dini bir hadarat iken,kapitalist hadarat insan kaynaklı beşeri bir hadarattır.

İslam hadaratı ve batı hadaratı arasında bu kadar köklü ve derin ayrıllıklar var iken Müslümanların bu farkı görememeleri, kendilerinde bir basiret kaybı bulunduğunun açık delilidir.

Hadarat ile karıştırılan medeniyet ise, kısaca şekillerdir.

İnsanın hayatında kullandığı eşya ve araçlar medeni şekillerdir. Mesela, telefon, uçak, teknoloji, araba, robot, makine gibi her biri birer medeni şekillerdir. Bunun yanı sıra heykel, haç, nü resim de birer medeni şekildir. Fakat bu iki grup şekil arasında fark vardır. Öyleyse medeniyet ikiye ayrılır. Özel medeniyet. Genel medeniyet.

Özel medeniyetler hadarattan ortaya çıkar. Yani belli bir akideden ortaya çıkmıştır. Heykel, haç, nü resim, yahudilerin başlarına taktıkları kippa, hristiyan rahiplerinin giydikleri elbise ve bellerine bağladıkları kuşak gibi… Bunlar görüldüğü yerde bir akideyi hatırlatır. Zira belli bir hayat görüşüne bağlı şekillerdir.

Genel medeniyet ise bir topluma, bir inanca ait değildir. Teknolojik aletler, uçak, araba gibi.. Bunlar belli bir akideden çıkmamıştır. Herhangi bir akideyi veya hayat görüşünü de anımsatmazlar.

İşte Müslümanların ayırt edemeyip zihin bulanıklığı yaşadığı husus budur. Batıdan neyi alıp neyi alamayacağı hususunda akıl karışıklığı yaşamaktadırlar.

Hiçbir hadarat bir başka hadarattan bir şey almaz. Hiçbir yahudinin sarık takıp cübbe giyindiğini göremediğimiz gibi, hiçbir hristiyanında başına kippa taktığını göremezsiniz.Hiç bir kapitalistin elinde orak ve çekiç bayrağı göremediğimiz gibi hiçbir koministin elinde Kuran-ı Kerim göremezsiniz.

Acı olan şudur ki; günümüz Müslümanları hadarat ve medeniyeti birbirine karıştırarak batıdan arabayı alırken yemek masasını haram addederek kullanmamaktadır. Uçakla yolculuk yaparken evine koltuk almamaktadır.Bu ne yaman çelişkidir. Allah süphanehü ve taalanın bize verdiği bir çok nimeti haramdır diyerek teperken, batı hadaratından kaynaklanan çıplaklık, anne babayı hor görmek, sevgililer günü, noel gibi şer’an alınması haram olan yaşam tarzlarını almakta bir beis görmemişlerdir.

Müslüman şer’i olarak neyi alıp neyi alamayacağını bilmek zorundadır. İnsanların yararına üretilmiş, akideden kaynaklanmayan, sadece insanların yaşamına kolaylık getiren her şey genel medeniyettir, alınabilir. Bilgisayar, telefon, uçak, kalem, otomobil gibi…Bunların varlık sebebi, insanların hayatlarına kolaylık sağlamaktır.

Müslümanların kendi hadaratları ve özel medeniyetleri dışında başka hadarat ve özel medeniyetleri almaları haramdır. Çünkü İslam hadaratı dışında kalan bütün hadarat ve özel medeniyetler İslam dışı bir akideden neşet etmiş ve o akideye bağlıdırlar.

Müslümanlar kendilerini batı hadaratına teslim edemezler. Aksi taktirde ziyana uğrayanlardan olurlar.

Fi Emanillah

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

MÜSLÜMANLAR BATI HADARATINA TESLİM OLAMAZLAR” için 4 Yorum

  1. Anlamı geniş bir konu güzel işlenmiş. Yazarı ve sütunlarınızda böyle güzel bir yaziya yer verdiginiz için sizi kutluyorum. Ancak; böyle güzel bir yazi daha anlaşılabilir bir sekilde yazılsa idi daha iyi olurdu. Başta konu başlığı olmak üzere; günümüzde kullanilan kelimelerle okuyucuya hitap etmek daha yerinde olur. Hadarat yerine Kültür kelimesi daha uygundu. Yazıdan maksat bilmeyenlere ögretmek bilenlerin ufkunu genişletmek değil mi?

  2. Merve : diyor ki:

    Çok güzel bir konuya değinmişsiniz kelime haznemize bir yenisi daha eklendi sayenizde teşekkürler gençlerimiz bu yazıyı okuyarak yazının içindeki hadarat kelime anlamını da öğrenmiş olacaklar teşekkürler

  3. Sureyya Atalay : diyor ki:

    Sohbetınızden ayrı yazılarınızdan ayrı istifade ediyoruz. Yine nokta atışı şahane tesbıtler. Rabbım ılmınıze ve kalemınıze bereket versın

  4. Nurten lökbas : diyor ki:

    Amin.Allah razı olsun.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UBADE BİN SAMİT(R.A)

    14 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Peygamberimize ve onun dava arkadaşları olan güzide cemaate kucak açarak, insanlık tarihinin kaydettiği en üstün misafirperliği gösteren Ensar’ın ileri gelen simalarından birisi de Ubade bin Samit’tir (r.a.). Hz. Ubade, Hicret’ten önce vuku bulan Birinci ve İkinci Akabe Biatlarına ka­tılan, Peygamberimizle her hâl ü kârda beraber olacaklarına, canlarını yoluna feda edeceklerine, onu her türlü tehlikeden koruyacaklarına söz veren Medineli Müslümanlar arasında bulunuyordu. İkinci Akabe Biatı’nda 70 küsur Müslüman’ı temsil ederek Peygamberimizl...
  • AYASOFYA VE YAŞAYAN BİZANS İMPARATORU

    14 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından alındıktan sonra son İmparator Konstantin Paleologos öldürüldü. Ailesinden kalanlar ise Rusya ya kaçarak sığındılar.  Rus Çarları hem onların koruyucusu oldular hem de Ortodoksların. Böylece Osmanlı’dan Ortodoksları bahane ederek tavizler kopardılar. Bu düzen 1917’deki İhtilal ile birlikte yok edildi. 11 Şubat 1869 tarihinde Prens Giovanni Antonio Lascaris Paleolog Bizans Tarihinin varisi olrak Papa’ya başvurdu. Papa 9 Pius dan “Fons Honum” Belgesi almıştı. Yani İmparator olduğuna dair aldığı belgesi i...
  • ŞUCA BİN VEHB (R.A)

    13 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Hz. Şuca, İslam davetine ilk uyanlardandı. Habeşistan’a ve Medine’ye hicret ederek iki defa muhacir oldu. Başta Bedir ve Uhud olmak üzere Peygamberimizle birlikte bütün savaşlara iştirak etti. Büyük kahramanlıklar gösterdi. Hudeybiye Sulhü’nden sonra Peygamberimizin çeşitli hükümdarlara gönder­diği elçilerden biri de Hz. Şuca(r.a) idi. Re­su­lul­lah onu bir mektupla Şam havalisine, Haris bin Ebi Şimr el-Gassani’ye göndermişti. Şuca mektubu verdiğinde Haris küstahlık etti. Peygamberimizi yeryüzünden kaldırma hezeyanında bulundu. Hz. Şuc...
  • EY VATANDAŞ Bİ KENDİNE GEL

    13 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Bize Bir Masal Anlat diyor İstanbul bırakın bu bana bir şey olmaz ayaklarını, kardeşim hepimiz etten kemikten yaratıldık. Bizde bir laf vardır Erzurum ‘da soğuğa heriflik olmaz derler. Şimdi bizler görmediğimiz bilmediğimiz bir virüse heriflik etmeye kalkıyoruz. Neymiş bize bir şey olmaz yok öyle bir şey kardeşim göz göre göre binler insanımızı kaybettik bir hiç uğruna sana olmuyorsa ‘da senin bulaştırdığına, bulaştıracağına ‘da yazık be kardeşim Dönüp şöyle bir bakalım geriye, coronavirüs'le mücadelemizde 118 gün geride kaldı... Peki ne ...