logo

28 Haziran 2020

BÜYÜKLERE SAYGI MI? O DA NE?

ZEYNEP ACAR

ZEYNEP ACAR
zeynep.acar@sonsaat.com.tr

Bir toplum için büyükler, yaşlılar o toplumun kültür mirasıdır. Yaşamışlıklarının arkasında büyük bir tecrübe vardır. Sarf ettikleri cümlelerden dersler çıkarırız. Nasihatler alırız. Onların yaşam tecrübeleri kimimize örnek olur, kimimize köprü olur, kimimize ışık olur, kimimize de maalesef ki dalga konusu olur. Çok şükür ki bir nesil ders alanlardan oldu. Ama sonra ne olduysa şanslı nesilden gelen evlatlarında alay edilecek unsuru haline geldiler. Sosyal medyada popüler olmak için akımlara malzeme ettiğimiz yaşlıları görünce içim parçalanıyor. Başında yumurta kırılan teyze o kadar zarif ki gerçekten dünya tatlısı bir anneanne. Hastaneye giden amcanın bu pandemide neden dışarı çıktığını açıklarken o mahcubiyeti insanı utandırıyor. Toplumda kabul görmeyen davranışları sosyal mecrada görünce ‘’Edep ya hu’’ demeden geçemiyor insan.

Peki buradaki hata kimde?

Bana göre tabi ki kişinin karakteri de etken fakat en önemli unsur ‘’Aile.’’ Ebeveynler, çocukların büyüklere olan davranışlarına tepkisiz yaklaşırsa, çocukla beraber olup büyüğü ti-ye alırsa, anneannenin kafasında kırılan yumurtayı es geçip kokusunun çıkmamasına takılırsa çocuk yaptığının doğru olduğunu kabul eder. Buna fırsat verilmemeli. Yaşlılar, gençlerin elindeki telefonun reklam unsuru değiller! Ya da sosyal medyadaki akımların unsuru değiller!

Hz. Ali’nin bir sözü olan ‘’Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin.’’ Bu söz bazen çok yanlış yerlere çekilse de aslında çok doğru bir nasihat. Bir anne-babanın yetiştiği zamanın normalitesi ile çocuk yetiştirdiği zamanın normalitesi çok farklı. Bu yüzden ebeveynlerin asla teknolojiden, sosyal medyadan uzak kalmamaları gerekir. Gençlere ve çocuklara yönelik her türlü sosyal medya olaylarını ve programları takip etmeli neyin ne olduğunu ve çocuğunun ne tarafa eğilimi olduğunu gözlemlemelidir.

Zamanında edep, ahlak, insani, vicdani ve dini eğitimi alan, bununla birlikte bu unsurları hayat gailesi haline getirmiş ailesini gören çocuğun sosyal medyada veya toplumda ‘’yanlış’’ davranışlar sergileyeceğini sanmıyorum. Bu yüzden çocuklarımıza akademik derslerden önce edep, terbiye ve ilim verilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu standartlar doğrultusunda yetişen bir gencin çevresine zarar vermeyeceğini düşünüyorum.

Bu doğrultuda kendimizi ve evladımızı yetiştirmede insanı insan yapan tüm özelliklerin en iyisini anlatan kılavuzumuz varken neden onu okuyup uygulamak yerine ‘’Gençler ne hale geldi?’’ diye soruyoruz. Ahlak, insaniyet ve merhamet başka nerede bu kadar güzel anlatılabilir ki!

Ayrıca dinimize inanan bireyler bilmelidir ki  bugün elinden tutan çocuğun ahirette yakandan tutmasını istemiyorsan O’na dini anlat, öğret, uygulat! Kaç yaşında olursa olsun vazgeçme!

Sen tohumu saç, bitmezse toprak utansın!

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

BÜYÜKLERE SAYGI MI? O DA NE?” için 7 Yorum

  1. Gerçekten içimiz yandığı, üzüntü duyduğumuz bir konu maalesef. Inşaallah bu yazınız gençlere ve ebeveynlere bir nasihat olur.

  2. Zeynep lokbas : diyor ki:

    Yazarımız gündemin eksik olan yönüne dokunmuş. Evlat yetiştirmek sanattir

  3. Özellikle şaka başlığı altında yaşlılara yapılan hadsizlikler çok üzüyor bizi. Güzel bir yazi olmuş. Tebrik ederim.

  4. Fevkalade : diyor ki:

    Yeni bir ulusun inşaası kadınla başlar.
    Çünkü anne, çocuğun ilk öğretmenidir.
    Onun çocuğa verdiği mesaj çocuk dünyaya verir.

  5. Yeni bir ulusun inşaası kadınla başlar.
    Çünkü anne, çocuğun ilk öğretmenidir.
    Onun çocuğa verdiği mesaj çocuk dünyaya verir.

  6. Fatma Hasdemir : diyor ki:

    Kesinlikle katiliyorum. Gencleri suclamak yani kolayi secmek mucadeleden kacmak demektir. O yavrular bize emanet. Erdemli insanlari yetistirmek bizim gorevimiz. Yumurtayi anneannesinin kafasinda kiran cocuk, ailesinden goremedigi ilgiyi sosyal medyada like kovalayarak ariyor. Cok guzel anlatmissiniz.

  7. Üsküp : diyor ki:

    Günümüz bozulmuş düzeninin içinde ailelerin “maalesef” korumacı tavırlarının amacının dışına çıkarak saygıyı bu bağlamda yok etme raddesine getirmiş ve bu vahim olaylar vuku bulmuştur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UBADE BİN SAMİT(R.A)

    14 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Peygamberimize ve onun dava arkadaşları olan güzide cemaate kucak açarak, insanlık tarihinin kaydettiği en üstün misafirperliği gösteren Ensar’ın ileri gelen simalarından birisi de Ubade bin Samit’tir (r.a.). Hz. Ubade, Hicret’ten önce vuku bulan Birinci ve İkinci Akabe Biatlarına ka­tılan, Peygamberimizle her hâl ü kârda beraber olacaklarına, canlarını yoluna feda edeceklerine, onu her türlü tehlikeden koruyacaklarına söz veren Medineli Müslümanlar arasında bulunuyordu. İkinci Akabe Biatı’nda 70 küsur Müslüman’ı temsil ederek Peygamberimizl...
  • AYASOFYA VE YAŞAYAN BİZANS İMPARATORU

    14 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından alındıktan sonra son İmparator Konstantin Paleologos öldürüldü. Ailesinden kalanlar ise Rusya ya kaçarak sığındılar.  Rus Çarları hem onların koruyucusu oldular hem de Ortodoksların. Böylece Osmanlı’dan Ortodoksları bahane ederek tavizler kopardılar. Bu düzen 1917’deki İhtilal ile birlikte yok edildi. 11 Şubat 1869 tarihinde Prens Giovanni Antonio Lascaris Paleolog Bizans Tarihinin varisi olrak Papa’ya başvurdu. Papa 9 Pius dan “Fons Honum” Belgesi almıştı. Yani İmparator olduğuna dair aldığı belgesi i...
  • ŞUCA BİN VEHB (R.A)

    13 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Hz. Şuca, İslam davetine ilk uyanlardandı. Habeşistan’a ve Medine’ye hicret ederek iki defa muhacir oldu. Başta Bedir ve Uhud olmak üzere Peygamberimizle birlikte bütün savaşlara iştirak etti. Büyük kahramanlıklar gösterdi. Hudeybiye Sulhü’nden sonra Peygamberimizin çeşitli hükümdarlara gönder­diği elçilerden biri de Hz. Şuca(r.a) idi. Re­su­lul­lah onu bir mektupla Şam havalisine, Haris bin Ebi Şimr el-Gassani’ye göndermişti. Şuca mektubu verdiğinde Haris küstahlık etti. Peygamberimizi yeryüzünden kaldırma hezeyanında bulundu. Hz. Şuc...
  • EY VATANDAŞ Bİ KENDİNE GEL

    13 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Bize Bir Masal Anlat diyor İstanbul bırakın bu bana bir şey olmaz ayaklarını, kardeşim hepimiz etten kemikten yaratıldık. Bizde bir laf vardır Erzurum ‘da soğuğa heriflik olmaz derler. Şimdi bizler görmediğimiz bilmediğimiz bir virüse heriflik etmeye kalkıyoruz. Neymiş bize bir şey olmaz yok öyle bir şey kardeşim göz göre göre binler insanımızı kaybettik bir hiç uğruna sana olmuyorsa ‘da senin bulaştırdığına, bulaştıracağına ‘da yazık be kardeşim Dönüp şöyle bir bakalım geriye, coronavirüs'le mücadelemizde 118 gün geride kaldı... Peki ne ...