logo

SELMA BİNTİ UMEYS (R.ANHA)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Şehitlerin efendisi Hazreti Hamza(r.a) ’ın hanımı… Resulullah(s.a.v)  Efendimizin baldızı… Meymune(r.a) annemizin kız kardeşi…

“Mümine kız kardeşler” iltifatına mazhar olmuştur. O, Mekke’de doğup büyüdü. İslâm’ın ilk günlerinde Allah Resulüne teslim oldu. Babası, Umeys ibni Sa’d olup annesi, Hind binti Avf’dır.

Selma(r.anha)  dokuz kız kardeş idi. Hepsi de İslâm’la şereflenmişti. Bu sebebten Resul-i Ekrem (s.a.v) onlara “mümine kız kardeşler” lakabını takmıştı. Onların üçü meşhur sahabilerle evlenmişti.

Ümmü’l-Fazl (r.anha), Hazreti Abbas (r.a) ile, Esma binti Umeys (r.anha), Hazreti Ca’fer (r.a) ile Selma binti Umeys (r.anha) Hazreti Hamza (r.a) ile ve Meymune (r.anha) da Sevgili Peygamberimiz ile evlenmişlerdi.

Selma binti Umeys (r.anha), Mekke’de Hazreti Hamza (r.a) ile huzur ve muhabbet dolu mutlu bir aile yuvası kurmuştu. Umame adında bir de kız çocukları olmuştu. Mekkeli müşriklerin, inananlar üzerindeki zulmü artmaya başlayınca hicrete izin verildi. Hazreti Hamza (r.a) da Medine-i Münevvere’ye hicret etti.

Uhud Savaşında Hazreti Hamza(r.a) şehit edilince; Selma (r.anha) dul, kızı Umame de yetim kaldı. Selma (r.anha) iddet müddeti bitince Medine’de Şeddat (r.a) ile evlendi.

Hazreti Ali (r.a) Umame’yi himayesine almak istedi. Bunu duyan Zeyd ibni Harise (r.a) ile Cafer ibni Talib (r.a) da himaye etmeye talip oldular. Meseleyi aralarında tartışmaya varacak kadar büyüttüler. Sonunda meseleyi Resulullah(s.a.v) Efendimize müracat ederek hallettiler. Hazreti Hamza (r.a)’ın Selma bint-i Umeys’ten doğan kızı Ümame, Medine’ye getirilince, üzerinde münakaşa çıktı.

İki Cihan Güneşi Efendimiz, Zeyd b. Harise(r.a) ile Hz. Hamza (r.a)’ı birbirine kardeş yapmıştı. Hz. Zeyd buna istinaden şehadetinden sonra Hz. Hamza’nın çocuklarının velisi ve vasisinin kendisi olduğunu söyledi ve, “Kardeşimin kızını görüp gözetmeye, ben daha lâyık ve haklıyım!” dedi.

Hz. Cafer (r.a) bunu duyunca itiraz etti: “Teyze de bir annedir. Zevcem, Esma bint-i Umeys, Umame’nin teyzesidir. Bu bakımdan onu görüp gözetmeye ben daha lâyıkım!”

Hz. Ali (r.a) ise, buna kendisinin daha lâyık olduğunu iddia etti. “Amcamın kızını müşriklerin arasından çıkarıp getiren benim” dedi. Ayrıca “siz ona, neseben benim kadar yakın değilsiniz. Onu görüp gözetmeye ben, sizden daha haklı ve lâyıkım!” dedi. Meseleyi neticeye bağlamak üzere Resulullah(s.a.v) ‘a müracat ettiler. Fahr-i Kainat (s.a.v) bu güzide sahabelerine ayrı ayrı iltifat ederek önce onların gönüllerini yumuşattı. Sonra onlara yönelerek:

“Ey Zeyd!.. Sen, Allah’ın ve Resulünün dostusun!

Ey Ali, sen de benim kardeşim ve arkadaşımsın!

Ey Cafer, sen de bana yaratılış ve huyca en çok benzeyensin!” dedikten sonra kararını şöyle verdi:

“Ey Cafer!.. Ümame’yi görüp gözetmeye, sen daha lâyık ve haklısın; çünkü, onun teyzesiyle evli bulunuyorsun! Kadın ne teyzesi, ne de halası üzerine nikahlanamaz” buyurdu. (Buhari, Nikah, 27. Müslim , Nikah, 33)

Fahr-i Kainat(s.a.v)  Efendimiz bu hükmü verince, Hz. Cafer (r.a) sevincinden birden ayağa kalktı ve Peygamber Efendimizin çevresinde tek ayak üzerinde seke seke yürümeye başladı. Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz tebessüm ederek:

“Ey Cafer!.. Hayrola!.. Nedir bu yaptığın?” diye sordu. O da heyecanlı heyecanlı:

“Ya Rasulallah!.. Habeşliler, sevinçlerinden, krallarına böyle yaparlardı. Necaşi de bir kimseden hoşlandı mı kalkıp böyle hareket ederdi!” diye açıklamada bulundu. ( İbn-i Sa’d, VII, 159-160.)

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UBADE BİN SAMİT(R.A)

    14 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Peygamberimize ve onun dava arkadaşları olan güzide cemaate kucak açarak, insanlık tarihinin kaydettiği en üstün misafirperliği gösteren Ensar’ın ileri gelen simalarından birisi de Ubade bin Samit’tir (r.a.). Hz. Ubade, Hicret’ten önce vuku bulan Birinci ve İkinci Akabe Biatlarına ka­tılan, Peygamberimizle her hâl ü kârda beraber olacaklarına, canlarını yoluna feda edeceklerine, onu her türlü tehlikeden koruyacaklarına söz veren Medineli Müslümanlar arasında bulunuyordu. İkinci Akabe Biatı’nda 70 küsur Müslüman’ı temsil ederek Peygamberimizl...
  • AYASOFYA VE YAŞAYAN BİZANS İMPARATORU

    14 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından alındıktan sonra son İmparator Konstantin Paleologos öldürüldü. Ailesinden kalanlar ise Rusya ya kaçarak sığındılar.  Rus Çarları hem onların koruyucusu oldular hem de Ortodoksların. Böylece Osmanlı’dan Ortodoksları bahane ederek tavizler kopardılar. Bu düzen 1917’deki İhtilal ile birlikte yok edildi. 11 Şubat 1869 tarihinde Prens Giovanni Antonio Lascaris Paleolog Bizans Tarihinin varisi olrak Papa’ya başvurdu. Papa 9 Pius dan “Fons Honum” Belgesi almıştı. Yani İmparator olduğuna dair aldığı belgesi i...
  • ŞUCA BİN VEHB (R.A)

    13 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Hz. Şuca, İslam davetine ilk uyanlardandı. Habeşistan’a ve Medine’ye hicret ederek iki defa muhacir oldu. Başta Bedir ve Uhud olmak üzere Peygamberimizle birlikte bütün savaşlara iştirak etti. Büyük kahramanlıklar gösterdi. Hudeybiye Sulhü’nden sonra Peygamberimizin çeşitli hükümdarlara gönder­diği elçilerden biri de Hz. Şuca(r.a) idi. Re­su­lul­lah onu bir mektupla Şam havalisine, Haris bin Ebi Şimr el-Gassani’ye göndermişti. Şuca mektubu verdiğinde Haris küstahlık etti. Peygamberimizi yeryüzünden kaldırma hezeyanında bulundu. Hz. Şuc...
  • EY VATANDAŞ Bİ KENDİNE GEL

    13 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Bize Bir Masal Anlat diyor İstanbul bırakın bu bana bir şey olmaz ayaklarını, kardeşim hepimiz etten kemikten yaratıldık. Bizde bir laf vardır Erzurum ‘da soğuğa heriflik olmaz derler. Şimdi bizler görmediğimiz bilmediğimiz bir virüse heriflik etmeye kalkıyoruz. Neymiş bize bir şey olmaz yok öyle bir şey kardeşim göz göre göre binler insanımızı kaybettik bir hiç uğruna sana olmuyorsa ‘da senin bulaştırdığına, bulaştıracağına ‘da yazık be kardeşim Dönüp şöyle bir bakalım geriye, coronavirüs'le mücadelemizde 118 gün geride kaldı... Peki ne ...