logo

HAVLE BİNTİ TÜVEYT (R.ANHA)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Resulullah (s.a.v) Efendimizin saygı gösterdiği, kendisi için ayağa kalktığı bir hanım sahabidir… O, Mekke’li olup Tüveyt İbni Habib’in kızıdır. Mekke’nin ileri gelen hanımlarından Hatice binti Huveylid ile arkadaş idi. Peygamber hanesine yakınlığı dolayısıyla son dinin geldiğini ve Allah Resulünün peygamberliğini birçok kimseden önce duymuştu.

Havle binti Tüveyt, Hz. Hatice annemizin sık görüştüğü bir arkadaşıydı. Ona karşı gönlünde samimi bir muhabbet vardı. Onun dürüstlüğüne hayrandı. Akıllı ve zeki bir hanım olarak o, Hz. Hatice (r. anha)’nın fikir ve düşüncelerine çok değer verirdi. Zira onun görüşlerinin doğruluğunda şüphesi yoktu. Onun sözünde sadık olduğunu ve muhtaç kimselere yardım ettiğini bizzat yaşayarak görmüştü. Bu sebebten Hz. Hatice (r. anha)’ya karşı özel bir gönül bağı vardı.

Hz. Hatice (r. anha) annemiz Havle binti Tüveyt ‘in samimi ve yakın arkadaşlığını fırsat bilerek İslâm’ı ona anlattı. O da tereddüt etmeden kabul etti. İslâm’a ilk girenlerle birlikte müslüman oldu. Havle (r. anha) arkadaşı Hz. Hatice (r. anha)’nın İslâm’ı tebliğ konusunda Resulullah (s.a.v Efendimize verdiği desteği yakinen görüyordu. Onu davasında yalnız bırakmadığına ve canıyla, malıyla hizmet ettiğine bizzat şahit oluyordu. Kendisi de gücü nisbetinde bir şeyler yapmaya çalışıyordu. İslâm’ın ilk yılları zor ve çetin geçmekteydi. Buna rağmen hiçbir mü’min Allah ve Resulü davasından vaz geçmemekteydi.

Havle binti Tüveyt (r. anha) Allah’a ve Resulüne tam teslim olmuş bir hanımdı. Onun imani heyecanını bilen İki Cihan Güneşi efendimiz Havle (r. anha)’ya hürmet ederdi. Bilhassa Hz. Hatice (r. anha) annemizin vefatından sonra zaman zaman onu ziyaret ederdi. Zevcesi Hatice’nin hatırası olarak ona izzet ve ikramda bulunurdu. Resul-i Ekrem(s.a.v)  Efendimizin bu vefakarlığını Hz. Aişe (r. anha) annemiz şöyle anlatıyor:

Bir gün Havle (r. anha) bize geldi. Onun geldiğini gören Allah Resulü(s.a.v)  ayağa kalktı. “Hoş geldin! Nasılsın?” diyerek Havle (r. anha)’nın hal ve hatırını sordu. Ben bunu garipsedim. Kendi kendime; bu kadının içeri girmesiyle niçin ayağa kalktı? Buna gerek var mıydı dedim. Hemen Resulullah (s.a.v) :

“ – Ya Rasulallah! Onun için ayağa kalkıp karşılamana gerek var mıydı?” diye sordum. Bunun üzerine Resulullah(s.a.v)  şöyle buyurdu:

“Bu kadın Hatice zamanında bize ziyarete gelirdi. Onun arkadaşıydı. Güzel arkadaşlık imandandır.”diye cevap verdi.

İki Cihan Güneşi efendimiz emsalsiz, örnek bir şahsiyetti. Her konuda mü’minlere rehberlik ederdi. Vefa konusunda da tekti. Hz. Hatice annemizin hatırası olarak Havle (r. anha)’ya hürmet edip ayağa kalkması onun derin vefakarlık örneğiydi. Havle binti Tüveyt (r. anha) kendisini ibadete vermiş saliha bir hanımdı. Özellikle gece ibadetine çok düşkündü. Allah Teâlâ’nın huzurunda durmaktan büyük zevk alırdı. Geceleri hep ibadetle geçirdiği için uyumadığı da olurdu.

Havle (r. anha) bir defasında yine Hz. Aişe (r. anha) annemizin yanına gitmişti. Gece sabahlara kadar uyumadan ibadet etme konusunda bilgilenmek istiyordu. Bu meseleyi annemize sordu. O da Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimize Havle (r. anha)’nin yaptıklarını anlattı. Net ve açık bir şekilde: “Ya Rasulallah! Bu Havle’dir. Onun gece gündüz uyumadan, sürekli ibadet ettiğini söylüyorlar.” dedi.

Fahr-i Kâinat (s.a.v)  Efendimiz bu davranışı uygun görmedi. Her şeyin hakkı vardır. Bedenin de hakkı vardır. Her hak sahibine hakkını vermek lazımdır. Uykuya vakit ayırmasını ve aşırıya gitmemesini söyleyerek şu tavsiyede bulundu:

“Gücünüz yetecek kadar amel yapın. Allah’a yemin ederim ki, siz usanmadıkça Allah usanmaz (yeter demez)” buyurdular.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İSTANBUL SÖZLEŞMESİ!

    04 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Son zamanlarda yeniden alevlenen İstanbul Sözleşmesi meselesi gündemimizi yeniden işgal etmeye başladı ve işgal etmeye de devam edeceğe benziyor. Ak Parti içerisinde gruplaşmalar olduğu gibi toplum içerisinde de farklı görüşler ortaya çıktı. Hükümetin yaptığı açıklamalar da olmasına rağmen, yine de hem parti içerisinde hem de parti destekçileri içerisinde, farklı destek grupları oluşmaya devam etti. Peki, neden böyle algı oluştu da, kendi içerisinde bölünmelere neden oldu? Çoğu muhafazakâr kesim yazarlar, bu sözleşmenin toplumsal ve aile yapımı...
  • ULBE BİN ZEYD (R.A)

    04 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Hicret’in 9. yılıydı… Rumlar Müslümanları tamamen ortadan kaldırmak için 40 bin kişilik bir ordu hazırlamışlardı. Peygamberimiz bunu haber alınca hemen hazırlığa başladı. Hava çok sıcaktı. Hasat mevsimiydi. Üstelik kıtlık da vardı. Böyle iken bir­kaç kişi hariç bütün Müslümanlar bu orduya iştirak ettiler. Ellerinden gelen maddi manevi desteği yapmaktan geri durmadılar. Katılmayanlardan bir kısmı vardı ki, bunların hiçbir mazereti yoktu. Fakat bazıları bu orduya sırf maddi imkânsızlıkları sebebiyle iştirak edememişlerdi. İşte Tebük Seferi’...
  • YAPAY ZEKA MI? ORGANİK ZEKA MI?

    03 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    İnsanoğlu taşları yontarak küçük kesici el aletleri, sürterek de ateşi keşfedip hayata tutunmaya çalışırken, kim derdi ki; bir gün bilgisayarlar, uzay keşifleri, bir kıtayı yok edebilecek güçte bombalar üretme aşamasına erişecek? Son yıllarda ise insanoğlu, yapay zeka bilimi ile daha da farklı bir boyuta geçiyor gibi görünüyor. Dünyanın birçok yerinde yapay zeka kullanımı her geçen gün artmaya devam ediyor. Google, Tesla ve Facebook gibi büyük şirketler yapay zekâ alanında çalışmalarına devam ediyor. YAPAY ZEKA NEDİR? Yapay zeka, adında da ...
  • ORHAN GAZİ (D. 1281, Söğüt – Ö. Mart 1362, Bursa)

    03 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Orhan Bey 1280/1281 yılında doğmuş ve 80 yıl yaşamıştır. Bazı kaynaklarda doğum tarihi 1281 olarak verilmekle beraber, doğum tarihini 1274, 1279, 1287 olarak veren kaynaklar da  vardır. Orhan Bey'in çocukluğu ve gençliği çok bilinmemektedir. Nasıl yetiştiği, nasıl eğitim aldığı, konusunda net bilgiler yoktur. 1298'de Nilüfer Hatun (Yarhisar Tekfuru kızı Holofira) ile evlendirilmiştir. 1300'de Köprühisar'ın fethinde bulunmuş ve Karacahisar uç beyliği verilmiştir. İlk Osmanlı tarihçilerinden İbn-i Kemal tarihinde Orhan Bey'in ahi liderlerin...