logo

ÜMMÜ BÜCEYD (R.ANHA)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Ümmü Büceyd (r.anha) daha çok künyesiyle tanınmıştır. Asıl adı Havva el-Ensariyye’dir. Beraberindeki bir gurup kadınla Harise oğullarından gelip Resulullah’a bey’at edip İslâm’la şereflendi.

Ümmü Büceyd (r.anha) dünya malı bakımından fakirdi. Fakat gönlü zengindi. Allah yolunda infak etmeyi fakire, yoksula vermeyi çok severdi. Kapısına gelen bir kimseyi boş çevirmeye gönlü razı olmazdı. Ama dünyalık mala mülke de sahip değildi. Bu sebepten kendisinden bir şey istendiğinde çok zor durumda kalıyordu. Bol bol verebilmenin tadına erme duyguları içerisinde kavrulup gidiyordu. Bu gönül kavrukluğunu İki Cihan Güneşi Efendimize açmaya karar verdi.

Havva el-Ensariyye (r.anha) infak etme konusundaki hasretini ve verecek bir şey bulamamanın ıstırabını dile getirmek üzere Fahr-i Kainat (s.a.v.) Efendimizin huzuruna geldi. Gönlünü yakan, yüreğini kavuran bu gizli derdi şu ifadelerle ortaya döktü:

“-Ya Rasulallah! Zaman zaman kapıma yoksullar geliyor. Onlara verecek bir şey bulamıyorum?” dedi.

İki Cihan Güneşi Efendimiz bu ıstırap içinde kavrulan hanım sahabi’ye şöyle cevap verdi:

– “Verecek hiçbir şey bulamazsan bile kapına gelen dilencinin eline yanık bir hayvan tırnağı dahi olsa sıkıştırıver.” buyurdu.

Allah yolunda esas olan az veya çok verebilmektir. Bunun zekat hariç tayin edilmiş bir ölçüsü yoktur. Kişilerin kalbi seviyelerine göre verişleri de değişir. Sevgili Peygamberimiz her halukarda infak etmek gerektiğini tatlı bir teşbihle ortaya koyup sadaka vermenin yolunu göstermiş oldu.

Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz ashabının gönlünü hoş tutmak, muhabbet akışını sağlamak ve imani güçlerini, dirençlerini artırmak için yer yer evlerine, bahçelerine giderek ziyaret ederdi. Ümmü Büceyd (r.anha) Amr b. Anf oğullarının mahallesinde otururken böyle bir ziyaret şerefine nail oldu. Kendisi bu ziyareti şöyle anlatır:

“Resulullah (s.a.v) Efendimiz bize gelince, hemen bir kase çorba hazırlayıp ikram ettim. Hizmet için koştururken aklıma takılan, gönlümü tırmalayan soruyu tekrar sorayım istedim.

O esnada bir fırsatını bulup, daha önce sorduğum sorunun benzerini tekrar sordum. Dedim ki:

– “Ya Rasulallah! Bazen kapıya dilenci geliyor, bir şeyler istiyor. Ben de yanımda bulunan şeyleri azımsayıp küçük gördüğümden bir şey veremiyorum. Değersiz bir şey mi vermiş olurum diye isteyeni boş çeviriyorum. Bu da gönlüme hoş gelmiyor. Kalbime sıkıntı veriyor, üzülüyorum. Nasıl hareket edeyim?”

İki Cihan Güneşi Efendimiz bu yanık yürekli, infak hasretiyle kavrulan sahabisine şöyle cevap verdi:

“Bir hayvan tırnağı da olsa kapıya gelen yoksulun eline bir şeyler koy.” buyurdu.

Ümmü Büceyd (r.anha) bu sorusuyla yoksula yardım ve infak etme konusunda bizlere nasıl hareket etmemiz gerektiğini öğretmiş oldu. Her durumda az veya çok demeden mutlaka vermemizin uygun olacağını bildirmiş oldu. Ne mutlu infakta yarış halinde olanlara!..

Ümmü Büceyd (r.anha) başka bir rivâyetinde de Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizden şunu nakleder:

– Resulullah (s.a.v)’in şöyle dediğini duydum. “Ey mümin hanımlar! Sizden biriniz basit bir konuda da olsa komşusuna hakaret etmesin.”

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZEYD BİN HARİSE (R.A)

    08 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Küçük Zeyd daha sekiz yaşındayken gurbete düşmüştü. Annesiyle birlikte de­delerinin ve ninelerinin türbelerini ziyarete gittikleri bir sırada düşmanlar tara­fından esir alınmış ve Ukaz Panayırı’nda satışa çıkarılmıştı. Orada Hakim ibni Huzam 400 dirhem karşılığında Hatice validemiz için satın almıştı onu. İlahi kudret, Zeyd’in maceralarını daha çocukluğunda iken çileli başlatmıştı. Ancak bu çilelerin arkasından büyük saadetler gelecekti. Hz. Peygamber’le (a.s.m.) evlenen Hz. Hatice (r.anha), Zeyd’i Hz. Peygamber’e köle ve hizmetçi olarak hed...
  • BEYRUT’UN FİŞİ ÇEKİLDİ

    08 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Lübnan tarih boyunca altı kez yıkılıp yedi kez inşa edilen bir bölge.  Şimdi yedinci kez yıkıldı. 2013 yılında Batum’dan Mozambik’e giden Amonyum Nitrat yüklü bir gemi, seferi engellenerek Beyrut limanında tutuluyordu.2750 ton Amonyum Nitrat altı yıldır Beyrut limanında depolardaydı. Yıllardır bekleyen bu madde neden şimdi patladı veya patlatıldı? Tamda buradan çıkaralım dedikleri zamanda. Tam da Afrika’ya sevk edilmek istenirken. Patlamanın şiddetinden otomobiller takla attı,binalar yıkıldı.Patlama bir buçuk saatlik mesafeden hisse...
  • ENES BİN NADR (R.A)

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Enes bin Nadr (r.a.), Medine'liydi. Meşhur sahabi Enes bin Malik’in amcasıydı. Me­dine’de İslam güneşinin doğduğu ilk yıllarda Müslüman olmuştu. Onun Re­su­lul­lah’ın yanında ayrı bir yeri vardı. Peygamberimiz kendisini çok se­ver, zaman zaman iltifatta bulunurdu. Bir defasında kız kardeşi, bir kadının birkaç dişini kırmıştı. Enes bin Nadr’ın (r.a.) ricasına rağmen kısas yapmada direndiler. Mesele Peygamberimize inti­kal etti. Peygamberimiz de kısasla emretti. Hz. Enes, Re­su­lul­lah’a, “Ya Re­su­lal­lah! Sizi hak ile gönderen Allah’a yemin ...
  • ŞİDDET HER YERDE!

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Bir bakın etrafınıza! Evet! Şiddet her yerde! Televizyonu açtığınızda! Gazete haberlerinde! Reyting rekorları kıran dizilerde! Sinemada! İnternete girdiğimizde! Yan komşuda! Evimizde! Ünlülerde! Ünsüzlerde! Türkiye’de televizyon izleme saati ve internet kullanma saatlerine baktığımızda; Ajans Press’in, TV izleme alışkanlıkları üzerien RTÜK’ten derlediği verilere göre Türkiye, günlük televizyon izlemem oranlarında 330 dakika ile dünya rekoru kırıyor. Bu günlük 6 saate tekabül ediyor.  We are social ekibinin 2017 yılında yaptığı ar...