logo

KA’B BİN UCRE (R.A)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Resulullah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa hemen harekete geçerdi. Bir defasında Resulullah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Resulallah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koymadım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Resulullah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan bir Yahudi gördü. Kuyudan çektiği her kova başına bir hurma üzerine anlaştı. Epeyce hurma kazanmıştı. Hurmaları aldı, Resulululah’a getirdi. Peygamberimiz, “Ya Ka’b, bunları nereden aldın?” diye sordu. Hz. Ka’b(r.a)  hadiseyi ona naklet­ti. Resullullah, “Beni seviyor musun?” buyurdu. Ka’b (r.a.), “Elbette seviyorum!” cevabını verince Peygamberimizin (a.s.m.) iltifat ve takdirini kazandı.

Bu hadiseden birkaç gün sonraydı… Hz. Ka’b(r.a)  hastalandı. Peygamberimiz onu göremeyince, “Ka’b’a ne oldu?” diye sordu. Hasta olduğunu söylediler. Resul-i Ekrem Efendimiz kalktı, sahabisini ziyarete gitti. Halini hatırını sordu. Sonra da onu Allah’ın mağfiret ve rahmetiyle müjdeledi.

Ka’b (r.a.), Peygamberimizle birlikte bazı savaşlara katıldı. Umre ve Tebük Seferlerinde bulundu. Peygamberimizden feyiz aldı. Hicret’in 52. senesinde 75 yaşındayken vefat etti. Rivayet ettiği hadislerden biri şöyledir:

“Benden sonra bazı idareciler gelecektir; kim onların yanına gider, yalanlarını doğrular ve haksız işlerinde onlara yardımcı olursa benden değildir, ben de onlardan değilim. O kimse kıyamet günü benim havzımın başına yaklaşamayacaktır. Kim onların yanına gitmez, haksızlıklarında onlara yardımcı olmaz ve yalanlarını tasdik etmezse o bendendir, ben de ondanım ve o havuz başında benimle buluşacaktır.”(Hayatü’s-Sahabe, 2: 196; İsabe, 3: 297; Müstedrek, 3: 479; Tirmizi, Fiten: 72; Müsned, 4: 243.

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KA’B BİN UCRE (R.A)

    14 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Re­su­lul­lah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa he­men hare­kete geçerdi. Bir defasında Re­su­lul­lah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Re­su­lal­lah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koy­madım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Re­su­lul­lah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan ...
  • SÖZÜN SÖYLENDİĞİ MEVSİM

    14 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Değerli Dostlarım, Sizlerle okuyup etkilendiğim ve üzerine önemli dersler çıkardığım bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. Bir grup kurbağa ormanda dolaşıyormuş ve içlerinden ikisi derin bir çukura düşmüş. Arkadaşlarının düştüğünü gören diğer kurbağalar çukurun etrafını sarıp, ne kadar derin olduğunu görünce, düşen arkadaşlarına o çukurdan çıkmanın mümkün olmayacağını söylemişler. Ancak, iki kurbağa diğerlerinin ne dediğini duymazdan gelip, çukurdan kurtulmak için var güçleriyle zıplamaya başlamışlar. Çabalarını gören çukurun tepesindeki kurbağ...
  • Ağustos ayı Türklerin bayramıdır

    13 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Türk tarihinde Ağustos ayının ayrı bir yeri ve ayrı bir şuuru vardır. Ve Ağustos ayı dünden bugün uzanan tarih serüvenimizde bir sıçrayışın bir zaferin ve bir bayramın ismi olmuştur. 16’ncı yüzyıldan 20’nci yüzyıla gelene kadar tesadüf olmayan ama Türkün Milli Şuurunu, Milli direnişini, hürriyetini dibine kadar yaşadığı bir ay olmuştur. Ağustos ayı Türkler için bayramdır. Çünkü bu tarih bir tesadüf değildir. İlkinde Sultan Alparslan Malazgirt Meydan Muharebesi, 26 Ağustos 1071 tarihinde Anadolu’nun adını koyduğu zaferle başladı. Büyük Selçuk...
  • ŞEYBE BİN OSMAN (R.A)

    13 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Şeybe intikam hırsıyla yanıp tutuşuyordu. En sevdiği varlığı, babası Osman bin Ebi Talha, Uhud Savaşı’nda Müslümanlar tarafından öldürülmüştü. Hem de öl­düren, Re­su­lul­lah’ın en yakın akrabalarındandı… Şeybe, babasının intikamını almak için çırpınıyordu. Planlar kuruyor, desise­ler hileler arıyordu. O doymak bilmez hırsı ancak Re­su­lul­lah’ın öldürülmesiyle tatmin olabilirdi. Bunu kafasına koymuştu. Uhud Savaşı’nda bir şey yapamama­nın sıkıntısını taşıyordu. Bu planı uygulamak için arkadaş arıyordu. Huneyn Savaşı bütün şiddetiyle devam...