logo

EY VATANDAŞ Bİ KENDİNE GEL

ERDEM TALAŞ

ERDEM TALAŞ
erdem.talas@sonsaat.com.tr

Bize Bir Masal Anlat diyor İstanbul bırakın bu bana bir şey olmaz ayaklarını, kardeşim hepimiz etten kemikten yaratıldık. Bizde bir laf vardır Erzurum ‘da soğuğa heriflik olmaz derler. Şimdi bizler görmediğimiz bilmediğimiz bir virüse heriflik etmeye kalkıyoruz. Neymiş bize bir şey olmaz yok öyle bir şey kardeşim göz göre göre binler insanımızı kaybettik bir hiç uğruna sana olmuyorsa ‘da senin bulaştırdığına, bulaştıracağına ‘da yazık be kardeşim

Dönüp şöyle bir bakalım geriye, coronavirüs’le mücadelemizde 118 gün geride kaldı…

Peki ne ile mücadele ediyoruz biz? Bir virüsle, 1 gram bile değil. Sadece ülkemizde 5 binin üzerinde yurttaşımızın vefatına neden oldu… Peki ne ile mücadele edemiyoruz biz? Kendimizle yani irademizle…  Mart ve nisan ayında yaşadığımız kabus mayısta da devam etmişti…

Sıkıldık, bunaldık, 65 yaş ve üstünde büyüklerimiz tecrit edildi.  Ardından 20 yaş ve altı kardeşlerimiz hücrede gibi yaşadı… Ne için; daha konforlu bir hayata yeniden dönebilme adına…  Peki bugün İstanbul sokaklarını gezin, ne göreceksiniz? Yüzde 50’ye 50 umarsızlık…

“Havalar ısındı yaşamaz diyorlar” telkinleriyle geçiyor günlerimiz… O yüzden vaka sayısı yeni normal 1 Haziran’dan beri binin altına düşmüyor… 20’ye kadar olan ölüm sayısını da iyiden iyiye kanıksadık zaten… En çok merak ettiğimiz de düğün ve derneklerin akıbetiydi… Elbette o sektör de taş yesin kaygısında değilim…            Ama belli kurallar geliyorsa, o kurallara uymak zorundayız… Ben de bayılmıyorum maske takmaya sıcağın alnında…  Ama alternatifi yoksa çıkaramazsınız…

Eğer sınırlı sayıda insanla yapılacaksa düğünler, sınırlı olacak…  Eski alışkanlıkları yaşatmak için, yeni alışkanlıklarımızı öğrenmeliyiz öncelikle…

Sosyal mesafe olarak adlandırılan konuyu hala anlayamayanlar var… Belli ki 2020 bize sadece bunları yaşatacak…  Peki hala neden mürüvvetine tanıklık ettiğimiz insanların hayatına sabotaj düzenliyoruz…Manzaraları gördünüz, halaylar çekiliyor, dansözler oynatılıyor… Oyunu kuralına göre oynamamak neden ola ki?

Hala üst perdeden racon kesiyoruz hayata  (H)alayına gider yapıyoruz…Sonra Avrupa ülkelerinde ‘h’alay konusu oluyoruz… Yapmayınız efendim az sabır…  Sonra halay başı da sezon sonu da yaparsınız…  İstanbul ‘un  Coronavirüs ateşi alev almışken…

Sokmayın körüklerinizi araya…

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÜSAME BİN ZEYD (R.A)

    09 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Ömrünün 20 seneye yakın bir zamanını Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) çok yakı­nında ge­çiren ve onun ahlakıyla ahlaklanan kahraman bir sahabi de Üsame bin Zeyd’dir (r.a.). Babası, Peygamberimizin azatlı kölesi ve vefakar hizmetçisi Zeyd bin Hari­se (r.a), annesi ise Re­su­lul­lah’ın mübarek evlatlarının mürebbiyesi Ümmü Eymen’dir (r.anha). Bu itibarla Hz. Üsame, Re­su­lul­lah’ın hususi şefkat, himaye ve terbiyesine mazhar olmuş, çocukluğunu Yüce Peygamber’in dizi dibinde geçirmişti. Üsame, Resul-i Ekrem’in birçok iltifatına nail olmuştu. Bir la...
  • NAÇİZANE ÖNERİ

    09 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Takdir edilmek, çevremizdekileri gururlandırmak veya “aferin delisi” olmak... Bu insanın içgüdüsünden gelen duygulardır. Kim takdir edilmeyi sevmez ki? Hele ki başarımız takdir ediliyorsa, veya yaptığımız herhangi bir şey başarı olarak görülüyorsa. Hepimizin gururu okşanır böyle bir durumda ve bize sonsuz güven verir. Esasen kararında egomuzun okşanması gereklidir. Çünkü insan değerlidir. Zira Allah yaratırken bize değer vermiştir. Tüm canlılardan üstün kılmıştır başta. Buna karşın biz nasıl değer vermeyelim kendimize? Değerliyiz, özeliz, takdi...
  • ZEYD BİN HARİSE (R.A)

    08 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Küçük Zeyd daha sekiz yaşındayken gurbete düşmüştü. Annesiyle birlikte de­delerinin ve ninelerinin türbelerini ziyarete gittikleri bir sırada düşmanlar tara­fından esir alınmış ve Ukaz Panayırı’nda satışa çıkarılmıştı. Orada Hakim ibni Huzam 400 dirhem karşılığında Hatice validemiz için satın almıştı onu. İlahi kudret, Zeyd’in maceralarını daha çocukluğunda iken çileli başlatmıştı. Ancak bu çilelerin arkasından büyük saadetler gelecekti. Hz. Peygamber’le (a.s.m.) evlenen Hz. Hatice (r.anha), Zeyd’i Hz. Peygamber’e köle ve hizmetçi olarak hed...
  • BEYRUT’UN FİŞİ ÇEKİLDİ

    08 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Lübnan tarih boyunca altı kez yıkılıp yedi kez inşa edilen bir bölge.  Şimdi yedinci kez yıkıldı. 2013 yılında Batum’dan Mozambik’e giden Amonyum Nitrat yüklü bir gemi, seferi engellenerek Beyrut limanında tutuluyordu.2750 ton Amonyum Nitrat altı yıldır Beyrut limanında depolardaydı. Yıllardır bekleyen bu madde neden şimdi patladı veya patlatıldı? Tamda buradan çıkaralım dedikleri zamanda. Tam da Afrika’ya sevk edilmek istenirken. Patlamanın şiddetinden otomobiller takla attı,binalar yıkıldı.Patlama bir buçuk saatlik mesafeden hisse...