logo

KILIÇDAROĞLU ve CHP ?

BÜLENT SARIDİKEN

BÜLENT SARIDİKEN
bulent.saridiken@sonsaat.com.tr

Her ülkenin bünyesinde ana muhalefet ile irili ufaklı muhalif partiler, muhalif fikir ve düşünceler olabilir, bundan doğal bundan daha demokratik bir hareket düşünülemez. Zaten muhalefetin olmadığı yerde ileri düzeyde ilerleme, dünya ülkeleri ile yarış biraz zor olur. Ne kadar sağlam muhalefetiniz varsa, ileri ülkeler ile o kadar çok mücadele eder onlardan daha ileri ekonomik ve sosyo-kültürel bir yapıya sahip olursunuz. Yani muhalefet demek o ülkenin yarsı demek, muhalefet bir aracın emniyet freni demek.

Gel gelelim ülkemizdeki muhalefet partilerine. Ne yazık ki tarafsız bir gözle bile baktığımızda başta ana muhalefet olmak üzere tüm muhalefet parti liderleri kendi koltuk mücadelelerinin dışında hiçbir şey yapmamışlar, sadece ve sadece mevcut iktidar partisinin eleştirilmesi dışında bir atılımları olmamış. Buna da demokratik siyasi mücadele adını koymuşlar. Bu eleştiriler yapıcı olmaktan çok yıkıcı, teşvik edici olmaktan çok nefret edici bir söylem içerisinde olmuş. Onların tabiri, ile laik ve demokrat olan diğer Avrupa ülkelerinin muhalefetlerine baktığınızda, ortada bir başarısızlık varsa ikinci kurulda aday bile olmamış, daha genç ve dinamik liderlerin önünü açmışlar. Ülkemizin en büyük sıkıntısı da işte tam burada başlıyor. İyi bir ivme yakalıyorsunuz lakin tek vücut olamamış bir partiler sürüsü var etrafınızda. Destekten çok köstek olma çabası içerisinde olan.

Cumhuriyetin ilanından sonra çok partili döneme geçişten itibaren, CHP yönetimi ve zihniyeti hiçbir zaman muhalif bir partiyi kabul etmemiş ve hep karalamıştır. Partinin mevcut gücünü kendi menfaatleri için kullanarak asli görevlerini terk etmişlerdir. Bu durum, CHP’nin günümüze kadar devam ettiğini göstermektedir. Adeta düşman ülkelerin bir eli gibi çalışarak Türkiye’nin büyümemesi için ellerinden geleni yapmaktan hiçbir zaman geri kalmamışlardır. Türk ve Müslüman olan toplum yapısını bozmanın yanında, ekonomik olarak başka ülkelerin güdümü altında adeta mutlu olmuşlar ve bunun devamı için gayret göstermişlerdir.

Aslında CHP’nin sicili saymakla bitmez, lakin bugün bizim konumuz on yıldır hiçbir başarı göstermemiş olan Kılıçdaroğlu’ dur. Muharrem İnce’nin tabiri ile ‘’çıkmışsın yenilmişsin, çıkmışsın yenilmişsin her seferinde daha nasıl fazla oy alırımın hesabını yapmışlar sen de yerinde saymışsın’’ lakin bunun sorumluluğunu üzerinde hissetmediğin gibi topu hep iktidar partisine atmışsın. Bu aslında sadece Kılıçdaroğlu’nun sıkıntısı değil. Bu zamana kadar yönetime gelen herkes aynı tavrı göstermişler. Yani CHP seçmeni aslında bu tarz yöneticilerden gayet memnun yüz yıllık geçmiş bunu gösteriyor. Allah hidayet, akıl fikir versin. Ne diyelim. Böyle bir seçmene bu tür yöneticiler çok bile. Geçmiş analizi yapamayan akıllar başkalarının kuklası olmaya mecburdurlar.

Son olarak, ülkemizde ciddi bir muhalefet sorunu vardır. Muhalefet demek iktidar partisinin her yaptığına itiraz etmek demek değildir. Eksiklerini söyleyip olumlu taraflarını da desteklemektir. Kılıçdarğlu bir dönem daha yetkiyi aldı. Kaybeden ülkemiz ve Türk milleti oldu, bundan şüpheniz olmasın. İnşallah sonraki dönem daha iyi bir yönetim başa gelir de en azından bu millet için bir şeyler yaparlar.

Selam ve dua ile…

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABDULLAH BİN MAHREME(R.A)

    05 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    İslamiyet’in ilk yıllarında Müslüman oldu. Müşriklerin işkenceleri karşısında Habeşistan’a hicret etmek zorunda kaldı. Oradan Medine’ye hicret ederek iki hicret sevabı birden kazandı. Bedir, Uhud, Hendek ve diğer gazalara katıldı. Hz. Abdullah(r.a) ilim, fazilet ve takva sahibi bir zattı. En büyük arzusu şehitlik mertebesine ermekti. Bunun için devamlı Cenab-ı Hakk’a dua ederdi. İhlasla yaptığı bu dua ka­bul edildi. Yemame Harbi’nde şehit düştü. Hz. Abdullah(r.a) bu sa­vaşta çok büyük kahra­manlıklar göstermişti. Vücudunun her tarafından yar...
  • AYASOFYA BATI’YA KARŞI ZAFER

    05 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    BU MİLLET SON 200 YILDIR BATI KARŞISINDA EZİLMİŞTİ. SİYASİ VE EKONOMİK OLARAK OSMANLI DÖNEMİNDE EZİLİRKEN CIUMHURİYET İLANI İLE BİRAZ BU EZİKLİKTEN KURTULDU. 24 TEMMUZ 2020 GÜNÜ CAMİ’YE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ İLE BATI KARŞISINDA TÜRKLER BİR ZAFER KAZANDILAR. İŞTE BU YÜZDEN AYASOFYA’YA KOŞARAK GİDİYORLAR… Osmanlı İmparatorluğu 1838 Yılında Baltalimanı Anlaşmasını imzaladı. Böylece Avrupa’nın sömürgesi oldu. 1 Yıl sonra da 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı ile Hıristiyanların özgürlükleri güvence altına alındı. Bunu Avrupalı Bankerler de Bankacılar...
  • İSTANBUL SÖZLEŞMESİ!

    04 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Son zamanlarda yeniden alevlenen İstanbul Sözleşmesi meselesi gündemimizi yeniden işgal etmeye başladı ve işgal etmeye de devam edeceğe benziyor. Ak Parti içerisinde gruplaşmalar olduğu gibi toplum içerisinde de farklı görüşler ortaya çıktı. Hükümetin yaptığı açıklamalar da olmasına rağmen, yine de hem parti içerisinde hem de parti destekçileri içerisinde, farklı destek grupları oluşmaya devam etti. Peki, neden böyle algı oluştu da, kendi içerisinde bölünmelere neden oldu? Çoğu muhafazakâr kesim yazarlar, bu sözleşmenin toplumsal ve aile yapımı...
  • ULBE BİN ZEYD (R.A)

    04 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Hicret’in 9. yılıydı… Rumlar Müslümanları tamamen ortadan kaldırmak için 40 bin kişilik bir ordu hazırlamışlardı. Peygamberimiz bunu haber alınca hemen hazırlığa başladı. Hava çok sıcaktı. Hasat mevsimiydi. Üstelik kıtlık da vardı. Böyle iken bir­kaç kişi hariç bütün Müslümanlar bu orduya iştirak ettiler. Ellerinden gelen maddi manevi desteği yapmaktan geri durmadılar. Katılmayanlardan bir kısmı vardı ki, bunların hiçbir mazereti yoktu. Fakat bazıları bu orduya sırf maddi imkânsızlıkları sebebiyle iştirak edememişlerdi. İşte Tebük Seferi’...