logo

05 Ağustos 2020

AYASOFYA BATI’YA KARŞI ZAFER

ALİ BEKTAN

ALİ BEKTAN
ali.bektan@sonsaat.com.tr

BU MİLLET SON 200 YILDIR BATI KARŞISINDA EZİLMİŞTİ. SİYASİ VE EKONOMİK OLARAK OSMANLI DÖNEMİNDE EZİLİRKEN CIUMHURİYET İLANI İLE BİRAZ BU EZİKLİKTEN KURTULDU. 24 TEMMUZ 2020 GÜNÜ CAMİ’YE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ İLE BATI KARŞISINDA TÜRKLER BİR ZAFER KAZANDILAR. İŞTE BU YÜZDEN AYASOFYA’YA KOŞARAK GİDİYORLAR…

Osmanlı İmparatorluğu 1838 Yılında Baltalimanı Anlaşmasını imzaladı. Böylece Avrupa’nın sömürgesi oldu. 1 Yıl sonra da 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı ile Hıristiyanların özgürlükleri güvence altına alındı. Bunu Avrupalı Bankerler de Bankacılardan alınan borçlar izledi. Böylece Osmanlının ekonomik çöküşü de devreye girdi.

Avrupa Sanayi Malları ile girerken Anadolu’daki Türk El Sanatları ile üretim yapan birçok işletme kapanmaya başladı. Tarım ürünleri ucuza alınırken ekonomide ayrıca Kapitülasyonlar da yabancıların para kazanmalarına olanak sağlıyordu. Köylü borç harç içinde üretim yaparken her yıl borçları artardı. Bir dönem sonrasında ise borcunu ödeyemez hale gelince tarlaları Rum ve Ermeni Tefecilerin veya derebeylerin, ağaların eline geçerdi. Osmanlı da köylü vergiler, borçlar içinde geçinemez yarı aç ve yarı tok yaşardı.

Osmanlı Devleti ise Avrupa Bankalarından borç para bulmak için İstikraz yapıyordu. Yani borç alıyordu. Bu paraya karşılık yüzde 20-30 Faiz ödüyordu. Ödeme konusunda aksilik çıkmasına karşılıkta yabancılara bir bölgenin veya şehrin gümrük gelirleri garanti ediliyordu.

Düyunu Umumiye İdaresi ise Osmanlının birçok gelirine el koymuştu. Sonuçta Osmanlı Devleti her zaman bir parasızlık içinde yaşıyordu. Bu durum 2. Abdülhamid zamanında da sürdü. İngiliz, Fransız ve Alman yanlısı paşalar ülkedeki Madenleri, Demiryolları- Gaz-Su ve Elektrik İşletmelerini istedikleri ülkelerin yabancı şirketlerine veriyorlardı. Osmanlı Ekonomik olarak tam bir sömürge olmuştu.

1908 Yılında Abdülhamid tahttan indirildi. İttihat ve Terakki Partisi iktidara geldi. Bununla beraber ekonomik tedbirler almaya başladı. Okullar açıldı. Askeriye Alman Subaylar tarafından ıslahat edilirken, Türk işadamları sayısının arttırılması için çalışılıyordu. Gümrükler yükseltilip yabancı malların ülkeye girişi engellenirken, yerli sanayi için alınan tedbirler Batı’ya karşı bir çıkış oluyordu.

1914 Tarihinde 1. Dünya Savaşı başladı ve İttihat- Terakki Partisi Savaşı fırsat bilip Kapitülasyonları kaldırdı. İngiltere ve Fransa buna itiraz etmediler ama Almanya çok kızdı. İstanbul’daki Alman Elçisi Osmanlıyı tehdit etti. Silah ve Yardımı durdurmak istedi. Bu noktada onlarda bu karar uymak zorunda kaldılar. Savaş sonrasında Anadolu ve İstanbul işgal edildi. Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra Mustafa Kemal Atatürk 1923 Yılında İzmir İktisat Kongresinde yapacaklarını açıkladı.

Tüm bunları üst üste koyduğumuzda yüzyıllarca Batı karşısında ezilen bu millet Ayasofya’nın Cami Olması ile Batı’ya karşı ilk defa bir konuda başarı sağladı. O yüzden Ayasofya’ya namaz kılmaya koşuyor. Olayın temeli ve özeti budur.

Osmanlı’nın Ekonomik olarak Batışı 1838 den 1923 Yılında Cumhuriyetin ilanına kadar olan süreçtir. Bu konu da bilgi almak isteyenler ise Doğan Avcıoğlu’ nun yazdığı Türkiye’nin Düzeni kitabını satın alıp okuyabilirler.

 

 

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YUNANİSTAN 116 YIL ÖNCE DE ANADOLU’YU İŞGAL ETMEK İSTİYORDU

    22 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    1.Dünya Savaşı başlar başlamaz Yunanistan İngiltere ve Fransa yanında Türklere karşı savaşa girmek istiyordu. İngilizler onları kullanmak istiyordu ki, her zaman yabancı askerleri kendi menfaatleri için savaşlarda kullanırlardı. Dönemin Yunan Başbakanı Venizelos 1914 Yazında Osmanlı halen savaşa girmemişken bile Türklerle savaşmak arzusu ile yanıp tutuşuyordu. Churchill 1914 Yazında Boğazları aşıp İstanbul’u işgal etme planlarını yaptırmıştı. Bu konuda da Yunan Askerlerine güveniyordu. Venizelos’ un savaşa girmesine Tarafsızlıktan yana olan ...
  • HİLELER VE HAİNLER !

    22 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Dünyada başka bir ülke yoktur ki bizim ülkemiz kadar ihanete uğrasın, bizim ülkemiz kadar hain barındırsın. Tarihin her döneminde bolca bu kalıptaki insanları barındırmış, beslemiş ve büyütmüşüz. Daha bugün bile içimizdeki hainlerin, ajanların haddi hesabı belli değil. 7 yıl önce ağaçları bahane ederek Türkiye'nin tüm değerlerine saldıran vandallar ve bu kaosu kullanan terör örgütlerinin ekonomiye verdiği zarar Gezi olaylarından sonraki 3 aylık dönemde 100 milyar dolarları aştı. Borsa, faizler, enflasyon ve işsizlik rakamları ile Türk ...
  • HER DERDİN DERMANI SABIR

    21 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Günlük hayatımızda monoton bir yaşam şeklini benimseyen bizlerin en çok sabra ihtiyacı var. Sabır beklemektir ,teslimiyettir ,nefsimizi törpülemektir. Her birimizin mücadele ettiği zorluklar var. Kimi hastalık ile kimi evladı ile kimi eşi kimi yokluk ile sınanır. İmtihana tabi tutulduğumuz, dünya hayatında en büyük sınavı sabrımız ile vereceğiz. Bizim zor dediğimiz ve bize karanlık görünen her şeyin aslında aydınlık olacağı aklımıza bile gelmez. Başımıza gelen her musibette yüreğimize bir acı çöreklenir, sanki dünya başımıza yıkılmış sanırız za...
  • GIDA ENFLASYONU

    21 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Gıda enflasyonunun önü ancak tarımda döviz ile üretip TL ile satıştan vazgeçilince kesilir. (TÜİK) Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı. Ağustos'ta bir önceki aya göre yüzde 0,22 artışla 179,91 değerine ulaşan Tarım ÜFE, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 9,25, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,36 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 13,74 yükseldiğini görüyoruz. Hemen buradan hareketle, geçtiğimiz günlerde bir TV programında Ekonomi Bakanımız Berat Albayrak program sunucusuna Siz maaşınızı dolarla...