logo

BEYRUT’UN FİŞİ ÇEKİLDİ

NURTEN LÖKBAŞ

NURTEN LÖKBAŞ
nurten.lokbas@sonsaat.com.tr

Lübnan tarih boyunca altı kez yıkılıp yedi kez inşa edilen bir bölge.  Şimdi yedinci kez yıkıldı.

2013 yılında Batum’dan Mozambik’e giden Amonyum Nitrat yüklü bir gemi, seferi engellenerek Beyrut limanında tutuluyordu.2750 ton Amonyum Nitrat altı yıldır Beyrut limanında depolardaydı.

Yıllardır bekleyen bu madde neden şimdi patladı veya patlatıldı?

Tamda buradan çıkaralım dedikleri zamanda. Tam da Afrika’ya sevk edilmek istenirken.

Patlamanın şiddetinden otomobiller takla attı,binalar yıkıldı.Patlama bir buçuk saatlik mesafeden hissedildi. Bu patlamayla adeta ülkenin fişini çektiler.Bunu kim yaptı.Amerika Birleşik Devletleri mi,İsrail mi,İran mı?

İsrail’in patlamanın ardından “biz yapmadık” demesi suçlu çocukların suçunu bastırmak için inkar etme telaşına benziyor.

Patlamaya ilişkin henüz net bir bilgi olmamasına karşın akıllara İsrail Başbakanı Netanyahu’nun iki yıl önce yaptığı konuşma geliyor.

Eylül 2018 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Beyrut Havalimanı’nın uydu görüntüsü ile konuşma yapan Netanyahu, Beyrut’ta güdümlü füzelerin olduğunu söyleyerek buna izin vermeyeceklerini ifade etmişti. İran ve Hizbullah’a meydan okuyarak”bugün Hizbullah’a bir mesajım var. İsrail ne yaptığınızı biliyor. Bu olaydan kurtulmanıza izin vermeyecek “ demişti.

Aynı yıl içinde İsrail İstihbarat Servisi Beyrut limanı ve çevresinde füze üretim tesisleri olduğunu iddia etmiş ve bu tesislerin uydu görüntülerini yayınlamıştır.

Patlamanın bir başka dikkat çeken yönü ise büyük patlamanın öncesinde daha ufak çaplı bir yangının olması, dikkatlerin bölgeye çekilmesi, gazetecilerin ve amatör kameraların bölgeye yoğunlaşması ve hemen akabinde asıl patlamanın gerçekleştirilmesi.

Tek dünya devleti hayalini yaşayanlar kameraların önünde gerçekleştirdikleri bu korkunç patlama ile korku imparatorluğu kurarak insanları sindirmek mi istiyorlar?

İsrail’in hemen üstünde, Suriye’nin yanında ve bizim ülkemizin altında bulunan Lübnan, Akdeniz için en kritik bir konumda yer alıyor. Akdeniz üzerinden bir anlaşma yapılacaksa Lübnan’ın devre dışı bırakılması söz konusu olamaz.

Büyük Orta Doğu Projesi içinde bütün ülkeler etkilendi de bu ülke mi etkilenmeyekti?

İhmal sonucu bir patlama olmadığı açıkça belli.

Peki ABD uçaklarının bölgede ne işi vardı?

Fiemanillah

 

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

BEYRUT’UN FİŞİ ÇEKİLDİ” için 2 Yorum

  1. Ortadoğu ‘ da ve Dünyanın birçok yerinde kötü olan ne varsa; Orada mutlaka ABD nin parmağı vardır.Yazar da yazısının sonuna doğru bunu ima etmiş, ama açıkça betimlememiş.

  2. Nurten Lökbaş. : diyor ki:

    Degerli okuyucum.Evet ABD ni sadece betimleyerek okuyucumun beyin jimnastigi yapmasini hedefledim.sizin yorumunuzdan bunu basardiğimi düşünüyorum.Yorumunuz icin tesekkur ediyorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYAT YOLCULUĞU

    18 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Yaşam doğum ve ölüm arasındaki ince çizgidir. Dünyaya misafir olarak geldiğimiz hayat yolculuğuna  ailemiz ile başlarız. Ve zaman ilerledikçe hayatımıza yeni yolcular dahil olur kimini çok severiz  kimi dost olur kimi  yoldaş. Kimi ile anlaşamaz yaşanan kırgınlıklar ile güçlenir yollarımızı ayırırız.  Hayatımıza giren her bir yolcu bu yolculukta iyi ya da kötü birçok şey öğretir bize.  Geçmişten günümüze hayatımıza dahil olan insanları bir düşünelim? Dünya yolculuğunda  çocukluk arkadaşlarımız ile geçen keyifli vakitler. Öğretmenlerimizin  bize...
  • HZ. MARİYE (R.ANHA)

    18 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Hazret-i Mariye, Mısır’lıdır. Mariye el-Kıptıyye diye adı geçer. Asıl adı Mariye binti Şem’ün’dur. Mısır’ın Said bölgesinden Nil nehrinin doğusunda bulunan Hafn denilen köydendir. Kıpti bir baba ve hıristiyan bir Rum anneden dünyaya geldiği rivayet edilmektedir. Küçük yaşta Mukavvkıs’ın sarayına getirilmiştir. Resulullah (s.a.v) Efendimiz Hudeybiye antlaşmasından sonra komşu ülke hükümdarlarına mektuplar yazdı ve İslâm’a davet etti. Mısır hükümdarı Mukavkıs’a da Hatib İbni Ebi Belta’yı (r.a.) elçi gönderdi. Mukavkıs mektubu saygı ile açtı ve...
  • İmam-ı Malik bin Enes

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Ehl-i sünnet vel-cemaatin dört büyük mezhebinden biri olan ‘Maliki’ mezhebinin kurucusudur. Cennet ile müjdelenmiş olan Malik bin Enes H. 90(M. 709) senesinde Medine'de doğdu. H. 179 (M. 795)’de yine Medine'de vefat etmiş,Baki mezarlığıne defnedilmiştir. Tebe-i tabiinden olan İmam-ı Malik, ilim ve hadis rivayetiyle meşgul olan bir ailede ve çevrede yetişmiştir. Dedesi Malik, babası Enes ve amcası Süheyl, hadis rivayeti yapmışlardır. Yaşadığı yer, Peygamber efendimizin yaşamış olduğu ve İslam’ın hükümlerinin vaaz edildiği Medine-i Münevvere idi....
  • 12 EYLÜL AMERİKA’NIN ESERİDİR

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Gazeteciliğe 1984 Ocak ayında Tercüman da başladım. Daha sonra Güneş’e geçerek mesleğe devam ettim. Yeni Asır-Hürgün-Günaydın- Akşam ve Çeşitli Dergilerde çalıştım. Günaydın Gazetesi’ne 1985 Aralık ayında geldim ve 13’yıla yakın süre çalıştım. 1987 yılında ise 12 Eylül ile siyasi yasaklar getirilen Demirel-Ecevit-Türkeş ve Erbakan’ın politikaya dönmesi için referandum yapılacaktı. Yasakların sürmesini isteyen Anap Genel Başkanı ve Başbakan Turgut Özal hayır oyu için çalışırken, Türk Basınının da Günaydın Gazetesi yasakların kaldırılması için...