logo

08 Ağustos 2020

ZEYD BİN HARİSE (R.A)

MstCbn

MstCbn
admin@sonsaat.com.tr

Küçük Zeyd daha sekiz yaşındayken gurbete düşmüştü. Annesiyle birlikte de­delerinin ve ninelerinin türbelerini ziyarete gittikleri bir sırada düşmanlar tara­fından esir alınmış ve Ukaz Panayırı’nda satışa çıkarılmıştı. Orada Hakim ibni Huzam 400 dirhem karşılığında Hatice validemiz için satın almıştı onu. İlahi kudret, Zeyd’in maceralarını daha çocukluğunda iken çileli başlatmıştı. Ancak bu çilelerin arkasından büyük saadetler gelecekti.

Hz. Peygamber’le (a.s.m.) evlenen Hz. Hatice (r.anha), Zeyd’i Hz. Peygamber’e köle ve hizmetçi olarak hediye etti.

Hz. Muhammed’in (a.s.m.) şefkat ve himayesiyle büyüyen Zeyd, onun her türlü hizmetine koşmaktan geri kalmıyor, sevgi dolu kalbini incitmemeye gay­ret ediyordu. Küçük ruhu, sanki Hz. Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliğini hissetmişti. Ona hizmeti büyük bir şeref ve ibadet telakki ediyordu. Nitekim yıllar sonra babası ve amcası çıkıp geldiğinde, Hz. Peygamber kendisini serbest bıraktığı halde, o, “Ben insanların en hayırlısının yanında ve mukaddes beldede bulunmaktan dolayı memnunum.” diyerek onlarla birlikte gitmeyi reddetmiş ve Resul-i Ekrem’le birlikte kalmıştı. Peygamberimiz de onu azat etmiş ve kendisi­ne evlatlık edinmişti.( Üsdü’l-Gabe, 2: 224-226.)

İlahî davet geldiğinde, Hz. Hatice(r.anha) ve Hz. Ali(r.a)’den sonra İslamiyet’i kabul et­miş, “üçüncü Müslüman” olarak iman safında yer almıştı. Şimdi artık Peygambe­rimize daha başka bir şekilde bağlanmış, hizmetlerine bambaşka bir şevk ve heyecanla koşar olmuştu. Onunla yiyor, onunla içiyor, onunla ibadet ediyor, onunla vakit geçiriyordu. Ancak bu şerefin ve manevi rütbenin de muhakkak bir bedeli vardı. İslam’ın ilk devirlerinde, o da Resul-i Ekrem’in maruz kaldığı zu­lüm ve işkencelerden nasibini alıyordu. Resul-i Ekrem’in bineğinin terkisinde, kabilelere ve cemaatlere gidiyordu. Zaman zaman alaka görmekle birlikte çoğu zaman da kovuluyorlar, taşlanıyorlar, reddediliyorlardı. Taif’te zalim müşrik­ler, Hz. Peygamber’i taşa tutarken, mübarek vücuduna zarar erişmesin diye kendi vücudunu taşlara siper etmiş, ama yine de ayaklarından kanlar akmasına, vücudunda birçok yara açılmasına mani olamamıştı. Kendisinin de yaraları çoktu. Ancak o, efendisini, Yüce Peygamber’ini düşünüyordu.

Hz. Hamza,(r.a)  Müslüman olduğunda, Hz. Peygamber ikisini kardeş yapmıştı. Evlenme çağı geldiğinde de, Re­su­lul­lah onu kendi evlatlarının mürebbiyesi Ümmü Eymen’le evlendirmişti. Bu hanımı ona Üsame’yi verdi. Peygamberi­mizle o kadar kenetlenmişti ki, evlatların hakiki babalarına nispet edilmesini emreden Ahzab Suresi’nin 5. ayeti nazil oluncaya kadar, “Zeyd bin Muhammed (Muhammed oğlu Zeyd)” diye çağırılıyordu. (Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe: 62-64.)

Peygamberimizle birlikte Medine’ye hicret eden Zeyd bin Harise, Mescid-i Nebevi’nin inşasından sonra da Hz. Peygamber’in emriyle genç Müslümanlar­dan Ebu Rafi ile birlikte Mekke’ye dönüp, Re­su­lul­lah’ın hanımlarını ve kızlarını alıp getirmişti.

Hz. Zeyd(r.a), Bedir’den başlamak üzere, şehit olduğu Mute Savaşı’na kadar bütün gaza ve muharebelerde bulunmuştu. Onun mertliği, fedakârlığı ve kahramanlı­ğı, sahabiler arasında meşhurdu. Resul-i Ekrem, Müreysi Gazası’na çıktıkları sırada, Medine’de onu kendi yerine vekil bırakmıştı. Bu hareketiyle hem onun dirayet ve idareciliğini takdir ediyor, hem de idareciliğin soyla sopla değil, takva, fedakârlık ve dirayet ile olabileceğine dikkat çekiyordu. Kölelik mü­essesesinin tedricen kaldırılmaya çalışıldığı bir devrede, Hz. Peygamber’in azatlı kölesini kendisi yerine vekil bırakması, çok manalı bir hadiseydi.

Hz. Peygamber, Hz. Zeyd’i büyük gaza ve muharebelerin dışında birçok mü­him seriyye ve heyette de, emir ve kumandan olarak istihdam etmişti. O da hep­sinden muvaffakiyetle dönmüştü.

Hicret’in 8. yılında, Hz. Peygamber, Busra valisine, Haris bin Umeyr’i elçi olarak gön­dermiş ve İslamiyet’i tebliğ etmek istemişti. Ancak yolda Haris’e rast­layan Bizans’ın Şam valisi Şurahbil, Hz. Peygamber’in elçisi olduğunu bil­diği halde, onu öldürmüştü. Peygamberimiz bu habere çok üzülmüş ve “Elçiye zeval olmaz.” hükmünü çiğneyen Bizans’a bir ders vermek için 3 bin kişilik bir ordu hazırlatmış, başına da Zeyd bin Harise’yi getirmişti. Hz. Zeyd (r.a) şehit olursa, onun yerine Hz. Cafer(r.a), o da şehit olursa Hz. Abdullah bin Revaha(r.a) kumandanlığa gelecekti. Başta Zeyd olmak üzere, hepsi Mute’de kahramanca çarpıştı. Pey­gamberimizin işaret buyurdukları gibi, şehadet makamına yükseldi.

İslam ordusu henüz Medine’ye dönmemişti. Re­sulul­lah, Zeyd bin Harise’nin kızını gördü. Şehit evladı masum kızcağız, hüzünlü bir şekilde Re­sulul­lah’ın yü­züne bakıyordu. Bu manzara karşısında Re­su­lul­lah dayanamamış, şefkat ve rik­katinden ağlamaya başlamıştı. Orada bulunan Sa’d bin Ubade, “Ey Allah’ın Resul’ü, bu ne hâl böyle?” diye sormuştu. Efendimiz şöyle cevap verdi:

“Bu, sevgili­nin sevgiliye hasretidir.” (Tabakat, 3: 40-46.)

 

Hz. Zeyd bin Harise(r.a), Peygamberimizin yüksek ahlakının müstesna bir tem­silcisiydi. Onun feragat ve fedakârlığını, yine Peygamber ocağında yetişmiş olan oğlu Üsame (r.a)  devam ettirerek babasına iyi bir halef oldu.

Kaynak: Sahabeler Ansiklopedisi

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EBU UBEYDE BİN CERRAH (R.A)

    23 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Her ümmetin bir emini vardır. Bu İslâm ümmetinin de emini Ebu Ubeyde bin Cerrah’dır.(Hadis-i şerif) Dünyada iken Cennetle müjdelenen on bahtiyardan birisi olan Ebu Ubeyde bin Cerrah (r.a.) İslama ilk gönül verenlerdendi. Asıl ismi Amir, künyesi Ebu Ubeyde’dir. Dedesine nisbetle de Ebu Ubeyde bin Cerrah olarak meşhur olmuştur. Hz. Peygamber (a.s.m.) “Her ümmetin bir emini vardır. Bu İslâm ümmetinin de emini Ebu Ubeyde bin Cerrah’dır” (Tirmizi, Menakıb , 33.) buyurarak onu övmüştü. Hatırlanacağı üzere, Peygamberimize verilen bir lâkab da “e...
  • SÜPER LİG 2020-21 SEZONU : 2 HAFTA ANALİZİ

    23 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    GALATASARAY KAZANDI. BEŞİKTAŞ-TRABZONSPOR VE FENERBAHÇE BERABERE KALDILAR. 21 Takıma çıkarılan Süper lig de bu sezon 4 takım düşecek ve yerine 3 takım alınacak ve bir sonraki sezon Süper Lig 20 Takım ile oynanacak. O yüzden alınacak her puan sezon sonunda küme düşmede çok gerekli olacak. 1  puan ile ligde kalan veya düşen takımlar görülecek. Başakşehir-Galatasaray Haftanın maçında Başakşehir Galatasaray’ı ağırladı. Maç başında gelen penaltı ile yenik duruma düşen Başakşehir’in lige daha hazır olmadığı görüldü. Transferlerini de bitire...
  • YUNANİSTAN 116 YIL ÖNCE DE ANADOLU’YU İŞGAL ETMEK İSTİYORDU

    22 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    1.Dünya Savaşı başlar başlamaz Yunanistan İngiltere ve Fransa yanında Türklere karşı savaşa girmek istiyordu. İngilizler onları kullanmak istiyordu ki, her zaman yabancı askerleri kendi menfaatleri için savaşlarda kullanırlardı. Dönemin Yunan Başbakanı Venizelos 1914 Yazında Osmanlı halen savaşa girmemişken bile Türklerle savaşmak arzusu ile yanıp tutuşuyordu. Churchill 1914 Yazında Boğazları aşıp İstanbul’u işgal etme planlarını yaptırmıştı. Bu konuda da Yunan Askerlerine güveniyordu. Venizelos’ un savaşa girmesine Tarafsızlıktan yana olan ...
  • HİLELER VE HAİNLER !

    22 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Dünyada başka bir ülke yoktur ki bizim ülkemiz kadar ihanete uğrasın, bizim ülkemiz kadar hain barındırsın. Tarihin her döneminde bolca bu kalıptaki insanları barındırmış, beslemiş ve büyütmüşüz. Daha bugün bile içimizdeki hainlerin, ajanların haddi hesabı belli değil. 7 yıl önce ağaçları bahane ederek Türkiye'nin tüm değerlerine saldıran vandallar ve bu kaosu kullanan terör örgütlerinin ekonomiye verdiği zarar Gezi olaylarından sonraki 3 aylık dönemde 100 milyar dolarları aştı. Borsa, faizler, enflasyon ve işsizlik rakamları ile Türk ...