logo

14 Ağustos 2020

KA’B BİN UCRE (R.A)

MESUT ÇOBAN

MESUT ÇOBAN
mesut.coban@sonsaat.com.tr

Medineli olan Hz. Ka’b, Peygamberimize büyük bir muhabbetle bağlıydı. Re­su­lul­lah’ı üzgün veya düşünceli görse sebebini sorar, yapabileceği bir şey varsa he­men hare­kete geçerdi. Bir defasında Re­su­lul­lah’ı ziyaret etmişti. Mübarek sima­sının biraz solgun olduğunu gördü. “Anam babam size feda olsun, yâ Re­su­lal­lah! Neyiniz var?” diye sordu. Peygamberimiz, “Üç gündür ağzıma bir şey koy­madım.” buyurdu. Hz. Ka’b artık duramazdı. Ne yapıp etmeli, bir şeyler bulup Re­su­lul­lah’a getirmeliydi. Hemen harekete geçti. Develerini sulamakta olan bir Yahudi gördü. Kuyudan çektiği her kova başına bir hurma üzerine anlaştı. Epeyce hurma kazanmıştı. Hurmaları aldı, Re­su­lul­lah’a getirdi. Peygamberi­miz, “Yâ Ka’b, bunları nereden aldın?” diye sordu. Hz. Ka’b hadiseyi ona naklet­ti. Re­su­lul­lah, “Beni seviyor musun?” buyurdu. Ka’b (r.a.), “Elbette seviyorum!” cevabını verince Peygamberimizin (a.s.m.) iltifat ve takdirini kazandı.

Bu hadiseden birkaç gün sonraydı… Hz. Ka’b hastalandı. Peygamberi­miz onu göre­meyince, “Ka’b’a ne oldu?” diye sordu. Hasta olduğunu söylediler. Resul-i Ekrem Efendimiz kalktı, sahabisini ziyarete gitti. Halini hatırını sordu. Sonra da onu Allah’ın mağfiret ve rahmetiyle müjdeledi.

Ka’b (r.a.), Peygamberimizle birlikte bazı savaşlara katıldı. Umre ve Tebük Seferlerinde bulundu. Peygamberimizden feyiz aldı. Hicret’in 52. se­nesinde 75 yaşındayken vefat etti. Rivayet ettiği hadislerden biri şöyledir:

“Benden sonra bazı idareciler gelecektir; kim onların yanına gider, yalanları­nı doğrular ve haksız işlerinde onlara yardımcı olursa benden değildir, ben de onlardan değilim. O kimse kıyamet günü benim havzımın başına yaklaşama­yacaktır. Kim onların yanına gitmez, haksızlıklarında onlara yardımcı olmaz ve yalanlarını tasdik etmezse o bendendir, ben de ondanım ve o havuz başında be­nimle buluşacaktır.”(Hayatü’s-Sahabe, 2: 196; İsabe, 3: 297; Müstedrek, 3: 479; Tirmizi, Fiten: 72; Müsned, 4: 243.)

Kaynak : Sahabeler Ansiklopedisi

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYAT YOLCULUĞU

    18 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Yaşam doğum ve ölüm arasındaki ince çizgidir. Dünyaya misafir olarak geldiğimiz hayat yolculuğuna  ailemiz ile başlarız. Ve zaman ilerledikçe hayatımıza yeni yolcular dahil olur kimini çok severiz  kimi dost olur kimi  yoldaş. Kimi ile anlaşamaz yaşanan kırgınlıklar ile güçlenir yollarımızı ayırırız.  Hayatımıza giren her bir yolcu bu yolculukta iyi ya da kötü birçok şey öğretir bize.  Geçmişten günümüze hayatımıza dahil olan insanları bir düşünelim? Dünya yolculuğunda  çocukluk arkadaşlarımız ile geçen keyifli vakitler. Öğretmenlerimizin  bize...
  • HZ. MARİYE (R.ANHA)

    18 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Hazret-i Mariye, Mısır’lıdır. Mariye el-Kıptıyye diye adı geçer. Asıl adı Mariye binti Şem’ün’dur. Mısır’ın Said bölgesinden Nil nehrinin doğusunda bulunan Hafn denilen köydendir. Kıpti bir baba ve hıristiyan bir Rum anneden dünyaya geldiği rivayet edilmektedir. Küçük yaşta Mukavvkıs’ın sarayına getirilmiştir. Resulullah (s.a.v) Efendimiz Hudeybiye antlaşmasından sonra komşu ülke hükümdarlarına mektuplar yazdı ve İslâm’a davet etti. Mısır hükümdarı Mukavkıs’a da Hatib İbni Ebi Belta’yı (r.a.) elçi gönderdi. Mukavkıs mektubu saygı ile açtı ve...
  • İmam-ı Malik bin Enes

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Ehl-i sünnet vel-cemaatin dört büyük mezhebinden biri olan ‘Maliki’ mezhebinin kurucusudur. Cennet ile müjdelenmiş olan Malik bin Enes H. 90(M. 709) senesinde Medine'de doğdu. H. 179 (M. 795)’de yine Medine'de vefat etmiş,Baki mezarlığıne defnedilmiştir. Tebe-i tabiinden olan İmam-ı Malik, ilim ve hadis rivayetiyle meşgul olan bir ailede ve çevrede yetişmiştir. Dedesi Malik, babası Enes ve amcası Süheyl, hadis rivayeti yapmışlardır. Yaşadığı yer, Peygamber efendimizin yaşamış olduğu ve İslam’ın hükümlerinin vaaz edildiği Medine-i Münevvere idi....
  • 12 EYLÜL AMERİKA’NIN ESERİDİR

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Gazeteciliğe 1984 Ocak ayında Tercüman da başladım. Daha sonra Güneş’e geçerek mesleğe devam ettim. Yeni Asır-Hürgün-Günaydın- Akşam ve Çeşitli Dergilerde çalıştım. Günaydın Gazetesi’ne 1985 Aralık ayında geldim ve 13’yıla yakın süre çalıştım. 1987 yılında ise 12 Eylül ile siyasi yasaklar getirilen Demirel-Ecevit-Türkeş ve Erbakan’ın politikaya dönmesi için referandum yapılacaktı. Yasakların sürmesini isteyen Anap Genel Başkanı ve Başbakan Turgut Özal hayır oyu için çalışırken, Türk Basınının da Günaydın Gazetesi yasakların kaldırılması için...