logo

CEHALET VE ŞİRK

ADEM SEVGİ

ADEM SEVGİ
adm.sevgi@sonsaat.com.tr

Bu günlerde basında yer alan tarikat ve şeyh konularında ki hadiseler aslında yeni değildir.                                                Daha Ali Kalkancı, Fadime Şahin, Müslüm Gündüz senaryolarını ve tahribatlarının etkileri ne sosyal ne siyasal ne de ekonomik olarak geçmiş değildir.

Tabi bu yeni hadise ne kadar doğru ya da değil bilemiyoruz. Zamanla meselenin iç yüzünü elbette öğreniriz.

Amaaaaaaa, bir Müslümanın TEMEL İSLAM İTİKADINI bilmeden,İnanç esaslarının farkında olmadan,Sünnet hayat düsturlanını anlamadan okumadan herhangi bir tarikat, tasavvuf yoluna girmesi onun için bir felakete dönüşebilir.

Kuran okumasını bilmeden,  İtikadi ve ameli konulara hakim olmadan, Allah’ın(cc) ZATİ, SUBUTİ VE FİİLİ SIFATLARINI bilmeden, Hadis ilmine vakıf olmadan TARİKAT, TASAVVUF yolunda hata eder.

Bu gün şirke varan cahilane düşünce ve fiillerin bu alanda ne kadar yaygın olduğunu biliyoruz ve şahit oluyoruz. Çok basit bir cümle görülen, benim şeyhim, benim başkanım, benim hocam, benim liderim HER ŞEYİ BİLİR sözü ŞİRK bataklığına düşmemize yeterde artar bile. Allah’ a ait olan bir sıfatı bir eylemi bir insana yakıştırmak ŞİRKTİR.

O olmazsa biz helak oluruz, o olmazsa biz olmazdık, o olmazsa bu millet perişan olur, o olmazsa biz yanarız kül oluruz, biteriz, ne yaparız gibi sözler inanın imanından eder, ŞİRKE sokar.

Mürşidi Kur-an olmayanın, rehberi Hz Muhammed (s.a.v)’in hayatını anlamayan ve öğrenmeyenlerin peşlerine takıldıkları insanlar, onları gayyaya sürükler.

Bu tür haberler ile İslama ve Müslümanlara çamur atmaya çalışanlar da hiç heveslenmesinler dönüp aynaya baksınlar.Tasavvuf yolunda nice yıldızlar, nice kutuplar hayatımızı aydınlatmış aydınlatıyor.Bu tür örnekler asla ve asla Allah dostlarına olan muhabbetimize zerre zeval getirmez

Biz cahillere ve cehalete karşıyız. .

İnsanların ahlaki eğitimlerini düzenleyen ve nefis ile mücadele yolunda inkar edilemez bize  düsturları Kur-an Sünnet ışığında ortaya koyan Allah dostlarını bu tür cahillerin ve bu cahillerin peşlerine takılan ahmakların, aptalların yüzünden kötülemek veya onlara çamur atmak hiç kimsenin haddine değildir.

Fakat hata kimden gelirse gelsin, nereden gelirse gelsin İSLAM kabul etmez reddeder.Bizler de ne adına olursa olsun bu tiplere asla ve asla sahip çıkamayız tam aksine şiddetle reddetmeliyiz.

Peygamberler haricinde kim olursa olsun hata yapar, günaha dalar.Kimse şeyhim, efendim diye bağlandıkları kişileri LA YUSEL sanmasın.Bu sokakta bizim çok canımız yandı.Müslüman aklını vahy ile şekillendirmeli.

Kimse alınmasın, kimse gücenmesin,

Camiye namaza giderken onlarca meyhanenin önünden rahatsız olmadan geçip tebliğ, irşad vazifesini yapmadan, sokak ortasında zikir çekerek herşeyi hallettiğini zanneden akıl doğru bir akıl değildir.

Bu din çay içerken birbirlerine ilimsiz sohbetler eden insanlar ile bu güne gelmedi.

İslam, nizam, intizam ve bir denge dinidir. Peygamber Efendimizin hayatında olmayan bir sürü bidatleri din diye ortaya koymak bizleri yanlış bir islam anlayışı  içinde boğar.

Müslüman bilgili olmalı, hele ki Hadis ilmine, hadis bilgisine vakıf olmayanlar TASAVVUF YOLUNDA helak olurlar. Kıyaslama yapamazlar, sünneti bilmeyenler, bir sarık, bir cübbeyi İslam zannederler. Aldatılırlar,kandırılırlar.

Rabbim bizleri  Hz. MUHAMMED Efendimiz (s.a.v) ‘in yolundan ayırmasın.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İSMAİL HAKKI BURSEVİ

    27 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Anadolu’da yetişen büyük velîlerden. Babası Mustafa Efendi, aslen İstanbulludur. Mustafa Efendi, 1650 (H.1061) senesinde İstanbul Esir Hanında çıkan büyük bir yangında evi ve eşyâsı yandığından maddî sıkıntıya düştü. İstanbul’u terk ederek Trakya’da bulunan Aydos kasabasına yerleşti. İsmâil Hakkı Bursevî, 1652 (H.1063) senesinde Pazartesi günü Aydos’ta doğdu. İsmâil Hakkı Efendi üç yaşına girince, babası onu Celvetiyye yolunun büyüklerinden Seyyid Atpazarlı Osman Fadlî Efendiye götürdü. Osman Fadlî Efendi, elini öpen İsmâil Hakkı’ya; “Sen do...
  • “AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ” *

    26 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Vuslat Platformu’nun düzenlediği "Savunma Sanayiinde Milli Ve Özgün Projelerin Önemi " konulu panelde; sayın Cumhurbaşkanımızın damadı, yerli İHA ve SİHA'ların yerli mucidi, sayın  Selçuk Bayraktar, o gurur verici, ℅93'ü yerli sermaye ile üretilen, yazılımı tamamen,kendisine ait olan, İHA ve SİHA, ( İnsansız Hava Aracı ve Silahlı İnsansız Hava Aracı) ları tanıttı. Bir Türk gencinin neler başarabileceğini, gururla izledik. Yaşadığı bir çok bürokratik engellere rağmen. Allah'ın yardımıyla ,İHA ve SİHA'yı Türk Savunma sanayiine nasıl kazandırdı...
  • OYUNCAKLARLA SÜRDÜRÜLEN OPERASYON

    26 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    İçinde yaşadığımız yüzyılda,” sınırsızlık” anlamına gelen” özgürlük” anlayışının uzantısı, çocuklara sunulan oyuncaklarla devam ediyor. Yıllardır çocuklara sözde oyuncak bebek diye pazarlanan dünyaca ünlü bir marka, yavrularımızı esir almış durumda. Bebek demek masumiyet demektir.Bebek ve kadınsı bir vücut hatları bir arada olamaz. Bebek ve makyaj bir arada olamaz. Bebek ve dekolte kıyafetler bir arada olamaz. Bebek ve cinsellik bir arada olamaz. Oyuncak bebek cümlesinden anladığımız, gözümüzde canlandırdığımız asla bu değildir. Geçtiğimi...
  • EBU ALİ SEKAFİ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Büyük velîlerdendir.. İsmi, Muhammed bin Abdülvehhâb, künyesi Ebû Ali Sekafî’dir. Nişâbur’da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 939 (H. 328) senesi Nişâbur’da vefât etti. Zamânındaki âlimlerden ilim tahsîl edip, hemen hemen bütün ilim dallarında ihtisas sâhibi oldu. Sonra tasavvuf yâni mânevî bilgileri tahsil için evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs Haddâd ve Hamdûn Kassâr’ın sohbetlerine katıldı. Kısa zamanda velîlik bilgilerinde de yükselip kâmil, olgun bir zât oldu. Güzel konuşması ile insanları cezbedip kendine çekerdi. Ona; kişi için ...