logo

ORTAK YAŞAMA VİZYONU

DURMUŞ ÇELEN

DURMUŞ ÇELEN
durmus.celen@sonsaat.com.tr

Bir çok konuda yaptığımız tespitlerde hatalar olabilir , eğer olaylara farklı pencerelerden bakmayı başarabilirsek bu hataları izole etmek veya en azından iyileştirme yapmak adına tespit etmek mümkün olur.

Vebali olan konuları siyaset malzemesi olarak kullanmak tehlikeli bir yöntemdir  ve bu konularda söz hakkı milletindir. Daha evvel  yazılarımda ve farklı platformlarda belirttiğimiz gibi milliyetçilik Türk milletinin %97’sinin kırmızı çizgisidir, buna dini duyguları ve İslami hassasiyeti de eklemeliyiz. Değerlerin istismar edilmemesi veya korunması söz konusu olduğunda,bu oran, değişkenlikler arzeder.

Nedir bu değer değişkenleri ;

Gazi Mustafa Kemal ve devrimleri, Milletimizin İslami anlayışı ve islami değerleri.

Cumhuriyet dönemi doktrinel düşünce sisteminde ekol sahibi değerler,görüş  ayrılıkları olsa da ; İslamcı tabir edilen  düşünürlerin olusturduğu ekoller,Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç,Milliyetci kanatta,Nihal Adsız, Sol kanatta,Doğan Avcıoğlu,Nazım Hikmet,Behice Boran gibi ekoller,kişilerin görüş  ve yaşam şekillerine göre değişim gösterse de ,halkta kabul gören değerlerdendir.

Tabiki bu düşüncelerin değerli veya değersiz olduğu ile ilgili  tartışmalar her zaman yapılmıştır ve yapılacaktır.Ancak bizim burada özellikle vurgulamak istediğimiz bu konuların siyasete yansımasının ötekileştirme şekline dönüştürülerek ,oy malzemesi yapılmasıdır.

Bu yöntem bir süre partilere bir artı şeklinde dönüş sağlıyor olsa da  maalesef toplumsal kültürü deformize etmektedir.

Gelelim bu   hassasiyetlerin düşüncede  bölünmesine ve oya yansımasına.

Örnek ; İşid ile Necip Fazıl’i yan yana koyup, kendi halinde dinini yaşamaya çalışan Müslümanları yobazlık ile suçlamak ve bunu oya dönüştürmek doğru mudur ?

Elbette külliyen yanlıştır.

Aynı şekilde, Nazım Hikmet’ i, yalnızca düşünceleri  nedeniyle teröristler  ile eşleştirip, yalnızca onun şiirlerini okuyanlara terörist damgasını yapıştırmak ta yanlıştır.

Merhum Türkeş, bir konuyu açıklarken Nazımın bir şiirinden alıntı yaparak,”Sen yanmazsan ben yanmazsam,nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” dediğinde terörizme destek mi vermiştir ?

Tam tersine merhumdan sonra, sayın Bahçeli bunun semerisini görmüs ve Milliyetçilik hareketinde merkezi yakalamıştır.

Yine başka bir örnek vermek gerekirse merhum 9.Cumhurbaşkanı Süleyman  Demirel, Aldırma Gönül  Aldırma türküsünü  okumus, sayın Baykal Çırpınırdı Karadeniz türküsüne eşlik etmiş ,merhum Ecevit Dsp manifestosunda din özgürlüğünü ortaya koyarak secmen profilini yeniden yapılandırmıştır.Keza  sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan , Ahmet Kaya’nın bir şarkısında göz yaşı dökmüştür.

Bunların hepsi  farklı kesimlere ait vatandaşlarda buzları eriten bir etki ortaya koymuştur. Bu da gösteriyor ki  toplum bir bütündür, evet  bu bütünün %98 i Müslüman geri kalanlar farklı dinlerden olsa da ; toplumda siyasi olarak birçok fikir ayrılıkları yaşansa da gerçek olan tek şey vardır hepsinin en önemli değeri tek devlet ve tek bayrak altında yaşamaktır.  Milletimizin hiçbir ferdinde azınlık algısı yoktur. Diğer din mensuplarına candan saygı vardır, vatandaşlık bağı vardır.

Olayları ve çevremizi bu düşüncelerle değerlendirip  farklı pencerelerden bakmayı başarabilirsek hatalarımız tespit ederek yanlışlarımızı düzeltme yoluna gideriz.

Radikalizme dayalı söylem ve eylemler herseyi alt üst eder. Türk Milleti asil ve kadim millettir. Radikalizme dayalı söylemlerden kendimizi soyutlarsak bu ülkede kardeşçe ve barış içinde yaşarız.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HER DERDİN DERMANI SABIR

    21 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Günlük hayatımızda monoton bir yaşam şeklini benimseyen bizlerin en çok sabra ihtiyacı var. Sabır beklemektir ,teslimiyettir ,nefsimizi törpülemektir. Her birimizin mücadele ettiği zorluklar var. Kimi hastalık ile kimi evladı ile kimi eşi kimi yokluk ile sınanır. İmtihana tabi tutulduğumuz, dünya hayatında en büyük sınavı sabrımız ile vereceğiz. Bizim zor dediğimiz ve bize karanlık görünen her şeyin aslında aydınlık olacağı aklımıza bile gelmez. Başımıza gelen her musibette yüreğimize bir acı çöreklenir, sanki dünya başımıza yıkılmış sanırız za...
  • GIDA ENFLASYONU

    21 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Gıda enflasyonunun önü ancak tarımda döviz ile üretip TL ile satıştan vazgeçilince kesilir. (TÜİK) Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı. Ağustos'ta bir önceki aya göre yüzde 0,22 artışla 179,91 değerine ulaşan Tarım ÜFE, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 9,25, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,36 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 13,74 yükseldiğini görüyoruz. Hemen buradan hareketle, geçtiğimiz günlerde bir TV programında Ekonomi Bakanımız Berat Albayrak program sunucusuna Siz maaşınızı dolarla...
  • MODERN ZAMANIN PEDOFİLİ MERKEZİ TİKTOK

    20 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Eylül 2016’da Douyin adıyla Çin’de ByteDance firması tarafından piyasaya sürülmüş olan, daha sonra reklamlarla ilk ülke dışı Endonezya’da satın alınıp kullanılmaya başlamasıyla uluslararası pazara uygun olarak ismi değiştirilen TikTok programı. Bu program Türkiye ve dünyada sanal pazarlarda en çok indirilen uygulama olup, 2019 yılındaki istatistiklere göre ülkemiz, uygulamayı en çok kullananlar sıralamasında 3.sırada ve 27.6 milyon aktif kullanıcısı bulunuyor. Dünyada ise 1 milyardan fazla kullanıcıya sahip. Bu programı herkesin duyduğunu dü...
  • MUAZ İBNİ ENES (R.A)

    20 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Muaz ibni Enes el-Cüheni(r.a), Resulullah (s.a.v) Efendimiz’le gazvelerde bulunmuş, müslümanın günlük hayatında lazım olacak bilgileri öğreten hadisleri nakleden bahtiyar bir sahabidir ! Selam vermek, öfkeyi yenmek, mütevazi olmak, sade giyinmek, hamd ve şükür halinde yaşamak gibi İslâm’ın üstün ahlâkı ile ilgili hadis-i şerifleri rivayet etmiştir. Muaz ibni Enes el-Cüheni (r.a), “Medine’li Sahabi” diye meşhurdur. “Halifu’l-Ensar / Ensarla anlaşmalı” diye tanınır. Meşhur Cüheyne kabilesine mensupdur. Bu kabile, Hicaz ülkesinde Medine’y...