logo

YUNANLILAR TÜRKLERDEN NEDEN NEFRET EDİYOR!

BÜLENT SARIDİKEN

BÜLENT SARIDİKEN
bulent.saridiken@sonsaat.com.tr

Yunanistan ve Türkiye iki komşu ülke, birbirleri ile iyi ilişkiler kuramazlar mı? Kültür benzerliklerinin yanında tarihsel geçmişimizin de en fazla olduğu ülkelerden birisi.

Geçmişimize baktığımızda Yunanlılar ile ilgili birkaç iyi şey söyle deseler zorlanacağız ya da bulamayacağız…

Yoksa bu nefretin sebebi Amerika ve Batılılar mı? Görünüşte aslında öyle gözüküyor. Yani Batı’nın kendi birliği içerisinde bulunan bir ülkeyi bile, savaşa sokma adına silah satma, ekonomik güç kazanma ve siyasi hedef ve emelleri uğruna kullandığı çok açık.

Peki gerçekten de bu böyle mi?

Evet, Amerika ve Batı hiçbir şey düşünmeden ekonomik menfaat sağlamak ister bunun örneklerini saysak bitiremeyiz, lakin bu sadece ufak bir sebep. 1996 Kardak krizini unutmayalım. Bizleri savaşın eşiğinden döndüren ABD Başkanı Bill Clinton idi.

Birkaç yıl evvel, programlarını fazla sevmediğim Acun Ilıcalı Türk-Yunan Survivor yarışması yaptı. Program adeta her iki ülke izleyicileri tarafından kilitlendi. Resmen iki ülkenin savaşı haline geldi.

Demek ki sadece sebep Batı ve Amerika değil…

Öncelikle 400 yıl evvel Yunanistan Osmanlı imparatorluğu tarafından işgal edildi ve Bizans İmparatorluğu yıkıldı.

Onlara göre Osmanlı Pontus soy kırımı gerçekleştirdi ve 1974 yılında Kıbrıs işgal edildi. Bu da aslında bu nefretin bir kısmını oluşturuyor diyebiliriz.

Aynı zaman da Yunanistan Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen, birçok açıdan onların çok gerisinden kalmış durumdadır.

Siyasi ve ekonomik olarak AB’nin yardımına ihtiyacı vardır. Teknolojik olarak dışa bağımlıdır. Bu durum Türkiye karşısında ezilmişliğe, yenilgiye ve doğal nefrete dönüşmektedir.

Tarihe baktığımızda Türkiye’nin birçok kez Yunanlılara el uzattığını, yardım ettiğini görürüz. En son çıkan büyük yangında uçak gönderme teklifinde bulunmuştu.

Yukarıda saydıklarımız hiç şüphe yok ki etkenler arasında. Şimdi gelelim bu nefretin ana etkenine…

Orta çağ döneminde her şeye hâkim olan Kilise, önce Türklere sonra da Müslümanlığa karşı bir nefret beslemiş bu nefreti de Yunan halkı üzerinde egemen kılmıştır.

Rönesans ve Reform hareketleri ile aydınlanma dönemine giren Batı bu dönemde İslamiyet’in en büyük düşmanı olarak Türkler üzerinde her türlü baskıyı kurmaya çalışmıştır.

Hak ve adaletin toplumun bir parçası olduğunu, insanların eşit yaratılarak üstünlüğün sadece takvada olabileceği gibi İslami ve insani tebliğleri kilise kabul etmemiş kendi kontrolünde bulunan gücü yine kendinde tutuma adına, topluma düşmanlık, ihanet ve Türklerin katledilmesi gibi fikirleri aşılamıştır.

Haçlı savaşları dahil birçok savaşın sebeplerinde biri de budur.

Yunanistan’ın, Türkiye’ye ihtiyacı daha doğrusu muhtaçlığı vardır. Bunun farkında olan iktidar bu durumu kendine yedirememektedir. Hâlbuki iki ülkenin kazanması için, Yunanistan’ın Türkiye’nin uzattığı eli tutarak birlikte hareket etmesi yeterli olacaktır.

Eğer Yunanlı yöneticiler, geleceklerini düşünüyorlarsa gözlerini bürüyen bu Türk düşmanlığını bırakarak, bölgenin süper gücü haline gelen Türkiye ile birlikte hareket etmek zorundadır.

Yoksa kendi açgözlü yandaş ülkelerin silah satışları ile zaten bitmiş olan ekonomilerinde boğulacaklardır.

Selam ve dua ile

 

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HER DERDİN DERMANI SABIR

    21 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Günlük hayatımızda monoton bir yaşam şeklini benimseyen bizlerin en çok sabra ihtiyacı var. Sabır beklemektir ,teslimiyettir ,nefsimizi törpülemektir. Her birimizin mücadele ettiği zorluklar var. Kimi hastalık ile kimi evladı ile kimi eşi kimi yokluk ile sınanır. İmtihana tabi tutulduğumuz, dünya hayatında en büyük sınavı sabrımız ile vereceğiz. Bizim zor dediğimiz ve bize karanlık görünen her şeyin aslında aydınlık olacağı aklımıza bile gelmez. Başımıza gelen her musibette yüreğimize bir acı çöreklenir, sanki dünya başımıza yıkılmış sanırız za...
  • GIDA ENFLASYONU

    21 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Gıda enflasyonunun önü ancak tarımda döviz ile üretip TL ile satıştan vazgeçilince kesilir. (TÜİK) Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı. Ağustos'ta bir önceki aya göre yüzde 0,22 artışla 179,91 değerine ulaşan Tarım ÜFE, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 9,25, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,36 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 13,74 yükseldiğini görüyoruz. Hemen buradan hareketle, geçtiğimiz günlerde bir TV programında Ekonomi Bakanımız Berat Albayrak program sunucusuna Siz maaşınızı dolarla...
  • MODERN ZAMANIN PEDOFİLİ MERKEZİ TİKTOK

    20 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Eylül 2016’da Douyin adıyla Çin’de ByteDance firması tarafından piyasaya sürülmüş olan, daha sonra reklamlarla ilk ülke dışı Endonezya’da satın alınıp kullanılmaya başlamasıyla uluslararası pazara uygun olarak ismi değiştirilen TikTok programı. Bu program Türkiye ve dünyada sanal pazarlarda en çok indirilen uygulama olup, 2019 yılındaki istatistiklere göre ülkemiz, uygulamayı en çok kullananlar sıralamasında 3.sırada ve 27.6 milyon aktif kullanıcısı bulunuyor. Dünyada ise 1 milyardan fazla kullanıcıya sahip. Bu programı herkesin duyduğunu dü...
  • MUAZ İBNİ ENES (R.A)

    20 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Muaz ibni Enes el-Cüheni(r.a), Resulullah (s.a.v) Efendimiz’le gazvelerde bulunmuş, müslümanın günlük hayatında lazım olacak bilgileri öğreten hadisleri nakleden bahtiyar bir sahabidir ! Selam vermek, öfkeyi yenmek, mütevazi olmak, sade giyinmek, hamd ve şükür halinde yaşamak gibi İslâm’ın üstün ahlâkı ile ilgili hadis-i şerifleri rivayet etmiştir. Muaz ibni Enes el-Cüheni (r.a), “Medine’li Sahabi” diye meşhurdur. “Halifu’l-Ensar / Ensarla anlaşmalı” diye tanınır. Meşhur Cüheyne kabilesine mensupdur. Bu kabile, Hicaz ülkesinde Medine’y...